Denetim Mekanizması getirilmeli; KONTROLSÜZ GÜÇ, GÜÇ DEĞİLDİR

Adnan Oktar yapılanmasına yapılan operasyon sonrası Türkiye'de tarikat ve cemaatler yeniden tartışılmaya başlanırken Memleket'e değerlendirmelerde bulunan isimler her şeyin denetlenebilir olması gerektiğini söylediler

Adnan Oktar yapılanmasına yapılan operasyon sonrası Türkiye'de tarikat ve cemaatler yeniden tartışılmaya başlanırken Memleket'e değerlendirmelerde bulunan isimler her şeyin denetlenebilir olması fakat denetim mekanizmasının doğru belirlenmesi gerektiğinin altını çizdiler.

 

 

Tarikat ve cemaatler hakkında değerlendirmelerde bulunan İl Müftüsü Poçanoğlu, 'Dini toplulukları denetleyen bir mekanizma kurulmalıdır. Bunun nasıl olması gerektiğini usul ve esasları belli olmalı' derken İlahiyat Dekanı Prof. Dr. Altıntaş ise, “Kontrolsüz güç, güç değildir” diye bir söz var. Cemaat ya da tarikat liderliğinde belli kriterler aranmalı' şeklinde konuştu.

TARİKAT VE CEMAATLERDE İSTİSMAR OLABİLİR

Konu hakkında Memleket'e konuşan İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, her şeyin denetlenebilir olması gerektiğinin altını çizdi ve güvenilir olmayan tarikat ve cemaatlerin ve topluluklarda istismarların oluşabileceğini hatırlatarak, 'Dini toplulukları denetleyen bir mekanizma kurulmalıdır. Bunun nasıl olması gerektiğini usul ve esasları belli olmalı. Bütün organize oluşumların kendi ölçüleri içinde denetlenmelidir. Bunun en iyi örneklerini FETÖ terör yapılanmasında ve Adnan Oktar suç örgütü yapılanmasında gördük. Bunun için bu toplulukların yasal bir zemine oturtularak denetimlerinin de düzenli bir şekilde yapılması gerektiğini ifade etmem lazım. Bu, sadece dini cemaatler ve tarikatlar için değil tüm gruplarda ve topluluklarda olması gerekiyor” dedi. 

LİYAKATE ÖNEM VEREN CEMAATLERDEN KORKMAMALI

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş ise, 'Bugün çoğu insanın dini ve milli kimliği biz istesek de istemsek de cemaatler tarafından inşa edilmektedir.  Yine biz istesek de istemesek de cemaatler varlıklarını devam ettireceklerdir. Esasında;  eleştirel akıl anlayışını işleten, şeffaf, hesap verebilirlikten kaçmayan, rasyonel davranan,  ferdin yeteneklerini geliştirmede önünü açan, meşvereti meşrû sayan ve gereklerini yerine getirmede objektif hareket eden, bütün inananları kardeş gören, mütevazılığı elden bırakmayan, iyilik yolunda çalışan ve liyakate önem veren cemaatlerden korkmamak lazım.  Cemaatler modern yapılar, tarikatlar ise, belli bir silsileye bağlı, usulü olan ve iyi insan yetiştirmeyi amaç edinmiş kurumlardır. Osmanlı döneminde kurulan Meclis-i Meşâyih Kurumu tarafından bu yapılar denetlenirdi. Bugün, Diyanet İşleri Başkanlığı ya da Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir daire başkanlığı tarafından denetlenebilir. “Kontrolsüz güç, güç değildir” diye bir söz var. Cemaat ya da tarikat liderliğinde belli kriterler aranmalı. Cemaat ve tarikat yapıları, nasıl resmi bir kurum ya da ticari kurum denetime açık olarak denetleniyorsa, kendisini bir cemaat ya da tarikat olarak tescil ettirmiş olan bu yapılar da bağımsız “Âlimler Konseyi” tarzı kurulan ve Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı bir organizasyon tarafından denetlenmelidir.  Âlimler konseyi, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyelerini seçen seçmenler tarafından objektif bir şekilde seçilerek atanabilirler' şeklinde konuştu. Servet R. Çolak-Memleket

Yerel Haberleri

ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ
Karatay’da Yarıyıl Tatiline Sanat Molası
Eksun Gıda ile Selçuk Üniversitesi’nden Konya’da Ar-Ge Protokolü