Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde, STK temsilcilerinin kabulünde konuştu.
EĞER YAPARSAM ALDIĞIM NEFES HARAM OLSUN
Herkesin kendi kimliğini rahatlıkla ifade edebildiği, annesinden öğrendiği güzel Türkçe'yi, Kürtçe'yi konuşabildiği bir Türkiye inşa etmeye çalıştık.
Biz bakanlar Kurulu masasında eğer bu Kürt'tür, şu Türk'tür diye bakarsam aldığım nefes haram olsun. Hiçbir ile baktığımda bu ayrımı düşünmem. İşte bizim diğer ülkelerden farkımız bu.
Geçmişte yapılan ayrımcılıkların hepsine son verdik. İki hafta sonra Siirt'te olacağım. He bir vatandaşımızı dinleyeceğim ne şikayetleri varsa dinleyeceğim. Milli birlik projesinden sonra, çözüm süreci başladı. Çözüm sürecini büyük bir heyecanla başlattık.
ANADOLU BÖLÜNMEYE ZEMİN OLMAYACAKTIR
Son nefesime kadar bu topraklarda yaşayan her vatandaşımızın birbirine eşit olduğu durumu için çalışacağım. Allah şahit olsun ki hiçbir vatandaşımız etnik durumundan dolayı farklı muameleye tutulmayacaktır. Anadolu, kim ne oyun oynarsa oynasın bölünmeye zemin olmayacaktır.
KAMU DÜZENİ YOKSA İŞ HAYATIDA YOKTUR
Kamu düzeninin olmadığı yerde, iş hayatı düzeni de yoktur. Eğer siz nerede, hangi mayına bilmeksizin iş yerine gidemiyorsanız, işte o zaman hayatın tümü krize girer.
Siz Halep'te iş adamı olsaydınız bir gün sonrasını bile planlama yapamazdınız. Devlet otoritesi değil kamu düzeni dedim. Kimsenin hayat görüşünün aşağılanmadığı bir Türkiye için çalışıyoruz. Zihniyet değişimi yaşadık ve bir adım geri gitmeyeceğiz. Biz 90'lı yıllara bu ülkeyi döndürmeyeceğiz. 80'li ve 90'lı yılların şartlarına bu ülke bir daha dönmeyecek.
CUMA GÜNÜ MARDİN'DE BİR ARADA OLACAĞIZ
Türkiye'nin her bir bölgesini bütün olarak görüyoruz. Uludağ'ın Ağrı'dan, Fırat'ın Sakarya'dan bir farkı yoktur. Bizler birliğin, bütünlüğün, kardeşliğin sesi olmaya devam edeceğiz. Cuma günü Mardin'de Ulu Cami'de birarada olacağız.
BİR KARAR ALDIYSAK DOSTU DÜŞMANI BİLEREK ALIRIZ
Yasin Börü'yü camdan aşağı attılar. Diyorlar ki 'Burada bizim gibi düşünmeyene hayat yok'. 7 Haziran'dan sonra aldıkları oyun şımarıklığıyla silahlanma çağrısı yaptılar. 'Bu faaliyetlere son verin' diyerek çağrıda bulundum.
20 Temmuz'da alçak DAEŞ saldırısından sonra polislerimizi ve askerlerimizi şehit ettiler. 23 Temmuz'da operasyonları başlattık. Bir karar aldıysak, dostu ve düşmanı bilerek alırız. 7 Haziran sonrası puslu havayı seven çakallar harekete geçti. Ama burayı onlara bırakmadık, bırakmayacağız.
GENÇLER ÖLMESİN, ŞEHİT GELMESİN DİYE BU SÜRECİ BAŞLATTIK
Türkiye'nin dağlarında gençlerin ölmemesi, şehitlerin gelmemesi için bu süreci başlattık. Tek bir gencimizn kaybedilmemesi için bu süreci başlattık. Mayıs ayında silahlı mücadele dönemi bitti dediler. Bütün ülke buna şahit.