'Darbesiz Türkiye istiyoruz'

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri, her alanda başörtüsü özgürlüğü için başlatmış oldukları mücadele de 125’nci haftayı geride bıraktı.

Platform adına basın açıklamasında bulunan Nedime Türkkan, darbesiz, zulümsüz ve baskısız bir dünya dileğinde bulundu. Konya İnanç Özgürlükleri Platformu’nun 125’nci basın açıklamasını okuyan Nedime Türkkan, darbeci ve baskıcı zihniyetlilere Nasreddin Hoca, Temel ve Karagöz ve Hacivat’lı göndermelerde bulundu. Türkkan, açıklamasında şunları kaydetti: Bir garip dünyada yaşıyoruz; bir gariplikler ülkesinde... Mizaha ve mizahçıya ihtiyaç duyurmayan gerçeklikler ilkesinde...

Evet, Hacivat. Karagöz, Nasreddin Hoca ve Temel’in bu ülke de yetiştiğine şaşmamak gerekir. Siyaseti bir kara mizah, yaşantısı, uygulaması ise mizahın her rengi... İyilerin yasak, kötülerin serbest olduğu, bir ülke burası... Yani taşları bağlamışlar, köpekleri salıvermişler. Faydalıya pranga vurup, zararlıyı teşvik etmişler. Zalime ödül verip, mazlumu cezalandırmışlar. Üç yanlış, her zaman bir doğruyu götürür olmuş. Gelenek haline gelmiş. Yapılmazsa beklenir olmuş. Haniymış cici darbelerimiz denilmiş.

Darbeciler, darbe yapanlar cumhurbaşkanı seçilmiş, ömür boyu ödüllendirilmiş. Marmaris'le resim çizer olmuşlar. Darbe yapmak serbest. bırakılımış. Darbeciler ödüllendirilmiş. Darbeye karşı çıkmak suç sayılmış, karşı çıkanlar cezalandırılmış... Sarıkız. Ayışığı, Kafes, Balyoz... Nice darbe planları yapılmış, senaryolar tatbikatlar haline dönüştürülmüş. Savaş uçaklarıyla minareler devrilmiş, ‘Minareniz süngüyse. Süngünüzü kırarız’ denilmiş. Darbe planlamak, senaryo yazmak serbest, bunları deşifre etmek suç sayılmış.

ALLAH DİYENLER GÖZ ALTINA ALINIYORDU
Bir ara olayların iyice büyüdüğü ve ibadetlerini yerine getirmekte olanların yanlış anlaşıldığını dile getiren Türkkan, “ Darbe planlayanlar değil, bu planları kamuoyuna sızdıranlar araştırılmış... Askerin maneviyatı yükselsin diye tatbikatlarda ve savaşta “Allah Allah!” diye bağırtılmış; evlerinde Allah’ı inmak için bir araya toplanan insanlar. Allah dedikleri için. ayin yapıyorlar diye gözaltına alınmış. Tatbikatlarda ve savaşta Allah demek serbest, evlerde demekse yasaklanmış...

Allah adı. Ordunun maneviyatı için kullanılmış, o Allah'ın amirlerinin gereği olarak örtünenler. Askeri birliklere dahi alınmamış... Darbeler yapılınca, bazı medya organları ve sivil loplum kuruluşları, yağdanlık olmuş, darbeyi ve darbecileri desteklemiş, ödüller almış, rantlar elde etmiş. Darbeye karşı çıkanlarsa cezalandırılmış, sürgünler yemiş. Mahalle baskısı adı altında yaygaralar çıkartmışlar, bunun bililerini ötekileştirdiğini ve onlara baskı yaptığını eylemişler. Dine ve geleneksel kültüre uyanı mahalle baskısı adı altında yasaklamışlar, ama benimsedikleri ideolojileri, Ikokul çağından başlayarak, her gün çocuklarımıza dikte etmeye kalkışmışlar. Dini yaşamın gerekleri yasak, modern -asamın gerekleri hem serbest hem de üstüne üstlük mecburi...

Ülkenin içerisinde eğitimde, öğretimde, iş hayatında, son zamanların uygulamasıyla hastanede, mahkemede, Başörtüsüyle bulunmak yasak, ama buraların her bir yerinde ve hayatın tüm alanlarında başı açıklık serbest... Üstüne istlük pek çoğunda mecburi... Yani örtünmek yasak, çıplaklık serbest... Giyimimiz kuşamımız, tepeden inmeci baskıcı devlet anlayışıyla belirlenmiş. Ne giyeceğinize, ne giymeyeceğimize onlar karışıyorlar. Okullarda mecburi kıyafetler, devlet dairelerinde mecburi kıyafetler, fakat kültürümüz gereği kıyafetler yasak.

Gayri ahlaki pek çok iş, özgürlükler adına serbest... Metres tutmak serbest, dini nikâh yapmak yasak, Makyaj yapmak serbest, örtünmek yasak...Emperyalist işgalcilerin dilinde eğitim yapmak serbest, din dilinde eğitim yapmak yasak...Küçücük çocuklara içki içirtmek serbest, onların inançlarım yerine getirmeleri ve bu hakkı talep etmeleri yasak... Yasaklan koymak ve uygulamak serbest ama onları deşifre etmek yasak. Biz hakkın yanında olanlar, hakikate sevdalılar, yürekleri mazlumun yanında, zalimin karşısında duranlar, Allah'tan başkasına boyun eğmeyip, sadece O'nun kulu olduğunu haykıranlar, hak ve adalet üzerine olmayan her yasağın karşısındayız ve yine hak ve adalet üzerine olmayan hiçbir özgürlüğü de (!) kabul etmeyeceğiz! Yani hak ve adalet üzerine olanlar, serbest olup, zulüm ve haksızlık üzerine olanlar ortadan kalkıncaya kadar mücadeleyi terk etmeyeceğiz!” dedi. Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?