12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını engelleyen anayasanın Geçici 15'inci maddesi ana muhalefet partisi CHP'nin ön koşuluydu. İktidar partisi sürpriz yapıp anayasa değişikliği paketine bu maddenin kaldırılmasını da ekledi. Geçici 15'inci maddenin kaldırılması durumunda başta Kenan Evren olmak üzere 12 Eylül darbesinin sorumlularının yargılanabileceği yönündeki açıklamalara Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk ile Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu karşı çıktı.
Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk 'Kimse kendini kandırmasın geçici 15'inci maddenin kaldırılması yanlış, tutarsız bir çaba' dedi. Selçuk, 'Hukukta geçici 15'inci maddenin anlamı aftır. Halk oylamasıyla birlikte yürürlüğe girmiş ve sonuç doğurmuş bir madde. Böylelikle TBMM'yi ve hükümeti düşürenleri kayıtsız koşulsuz yargılanamaz ve sorumlu tutulamaz kılmıştır. Madde kaldırılsa bile geriye yürümez. Yasalar gelecek için yapılır. Bu kuralın ayrıkları bellidir. Maddeyi yürürlükten kaldırmak, bunlar arasına girmez. Ciddi bir devlet de sözünden dönmez' diye konuştu. Selçuk, '12 Eylül darbecileri yargılanamayacaksa yasa neden değiştiriliyor?' sorusuna 'Yanlış, tutarsız bir çaba ve yasalaştırma girişimi. Kimse kendisini kandırmamalı' yanıtını verdi.
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da, 'Bu maddenin kaldırılmasının hiçbir hukuki sonucu olamaz. Sadece siyasi sonucu olur' açıklamasını yaptı.
'GÖZ BOYAMA ALDATMA'
Kanadoğlu, 'Devlet bir defa af çıkardıktan ve aradan 30 sene geçtikten sonra, ben senin için af çıkardım ama şimdi seni yargılayacağım' diyemez. Bu madde aftan da ileri bir olaydır. Ne cezai, ne hukuki ne mali sorumluluk kalmıştır. Anayasa değişiklik paketine bunun konulması sadece göz boyama ve aldatmadır' dedi. Maddenin kaldırılmasının tek yararının demokratik bir ülkenin anayasasından darbe izini silmek olduğunu söyleyen Sabih Kanadoğlu, 'Bunun başka bir yaptırımı olamaz' diye konuştu.
Kanadoğlu 'Bu konunun asıl önemi halk oylaması. Anayasa değişikliği soslanarak halka rahat kabul ettirilecek bir yol seçilirse bunun ciddi sonuçları olur. Halk, değiştirilmek istenen anayasa hükümlerine değil siyasi iktidarın kendisine oy vermeye itilir. Halka şirin görünmek için yapılmış işler bunlar'dedi.
'İktidar partisi 28 Şubat'ın da bir darbe olduğunu söylüyor.
Peki o dönemin sorumluları sizce neden yargılanmıyor?'
- SAMİ SELÇUK: 'Yasama veya yürütme organını zor kullanarak ortadan kaldırmaya ya da görevini yapamaz duruma düşürmeye kalkışma suçlarının öğeleri yasada bellidir. Bunlar oluştuğu takdirde c. savcıları kendiliğinden kovuşturma yapmak zorundadırlar. Savcılar görevlerini yaparlarken hükümet dahil kimseden ne bir buyruk alırlar ne de bir telkin. Bu nedenle herkesin bu konuda kendinden menkul görüş bildirmesi yanlış. Herkes yargıya güvenmeli ve saygı duymalı.'
- SABİH KANADOĞLU: '28 Şubat darbe marbe değildir. Kendi içlerindeki bazı gerizekalılar postmodern darbe yakıştırmasını yaptılar. Orada hukukun dışına çıkılmamıştır. Teşebbüs hazırlığı suç değildir. Çünkü hiçbir yasada, ceza hukukunda hazırlık hareketleri cezalandırılmaz. Hazırlık hareketleri icrai harekete dönüştükten sonra suç oluşur.'
12 Eylül darbesinin zaman aşımına uğradığı yorumuna ise hukukçular itiraz ediyor. Hukuk çevreleri '12 Mart darbesi zaman aşımına uğramıştır. O dönemde 12 Eylül'deki gibi bir koruyucu yasa yoktur ama gereken cezai soruşturma yapılmadığı için zaman aşımına uğramıştır. 12 Eylül ise ceza soruşturması hiç başlamadığı izin zaman aşımına uğramamıştır. Asıl konu Geçici 15'nci madde kaldırılsa dahi 12 Eylül'ün sorumlularının yargılanamayacak olmasıdır' diyorlar. (AKŞAM)