Kenan Evren ve 12 Eylül darbesini yapan ihtilalci komutanların yargılanıp yargılanamayacağı ve yürürlükten kaldırılan geçici 15. maddenin bir af hükmü olup olmadığı sorularını hukukçulara yönelttik. Darbeyi yapanların yargılanıp yargılanamayacağı konusunda görüş ayrılığına düşen hukukçuların büyük bir çoğunluğu yargılanabileceklerinden yana görüş belirttiler. HUDER Konya Şube Başkanı Özgür Solak ve Denge Hukukçular Derneği Başkanı Erhan Şahin, darbeyi yapanların yargılanabileceğini savunurken, Konya Demokrat Hukukçular Derneği Genel Başkanı Sermet Öten, 30 yıllık bir zaman aşımının söz konusu olduğunu bu yüzden yargılanmanın söz konusu olamayacağı görüşünde.
SOLAK: KURAL ÇOK BASİT
HUDER Konya Şube Başkanı Özgür Solak, darbeyi yapanların yargılanabileceğini belirterek “Bazı hukukçular tarafından, o döneme ilişkin eylemler bakımından ceza zamanaşımı süresinin dolduğu iddia edilse de usul hukukunun temel prensipleri karşısında bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira bir sürenin dolması için öncelikle bu sürenin işlemeye başlamış ve devam etmiş olması gerekir. Oysa, bu anayasal koruma sayesinde, zırhın kaldırıldığı 23 Eylül 2010 tarihine kadar söz konusu eylemler aleyhine müracaat hakkı hiç doğmamış ve kullanılabilir hale gelmemiştir. Kural çok basit ve nettir. Eğer saatin pilini çıkarırsanız saat durur, pili tekrar taktığınızda, kaldığı yerden işlemeye başlar” dedi. Solak, geçici 15. maddenin af hükmü olup olmadığı konusunda ise şunları söyledi: “Şuan yürürlükten kaldırılan geçici 15. maddenin aslında bir af hükmü olduğunu iddia edenler de vardır. Bu görüşü savunanlar affın en vazgeçilmez kuralı olan ileriye yürümeme ilkesini gözden kaçırmaktadırlar. Gerçekten geçici 15. madde bir af maddesi olsaydı, darbecilerin yargılanması mümkün olmazdı. Ancak Geçici 15. maddenin af hükmü olmadığı aşikârdır.”
ŞAHİN: İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN
ZAMANAŞIMINA TABİ OLMADIĞI ORTADADIR
Denge Hukukçular Derneği Başkanı Erhan Şahin, “Şüpheliler hakkında sorumluluk iddiası ve her hangi bir yargı merciine başvuru hakkını yasaklayan Anayasa hükmü kaldırılmadığı sürece, milletvekili dokunulmazlığında (Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşmiş içtihatları) olduğu üzere zamanaşımının işlemeyeceği aşikâr olduğu gibi suçların mütemadî (kesintisiz) suçlar olması ve kesintinin meydana geldiği tarihlerden itibaren suçların üst ceza sınırlarına göre 30 yıllık zamanaşımının dolmadığı da göz ardı edilemez” diye kaydetti. 15. maddenin af hükmü olmadığının altını çizen Şahin, insanlığa karşı işlenen suçların zamanaşımına tabi olmadığını kaydederek, şunları söyledi: İddianamenin düzenlenmesi veya davanın açılması ya da şüphelilerin soruşturma ve kovuşturma makamları tarafından ifadelerinin alınması ile zamanaşımının kesileceği ve yasal olarak 15 yıl zamanaşımının uzayacağı da nazara alınmalıdır. Ortada bir yargılama engeli mevcut iken, bu engel kalktığına göre, zamanaşımına ilişkin bu iddiaların da yersiz olduğu ortaya çıkacaktır. Yeni anayasanın geriye yürütülmesi hali de burada söz konusu değildir. Sapla samanı iyi ayırt etmek gerektiği kanaatindeyim.
ÖTEN: DEVLET BU KİŞİLERİN YAPTIKLARINI AFFETMİŞTİR
Kenan Evren ve ihtilalci komutanların yargılanması hakkında zamanaşımının söz konusu olduğunu iddia eden Demokrat Hukukçular Derneği Genel Başkanı Sermet Öten bu konuda farklı düşünen hukukçulardan. Öten, “Ne yazık ki 30 yıl geçtiği halde darbe Anayasası birçok unsurlarıyla hüküm sürmeye devam etmektedir. Geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla darbecilerin mahkum olmaları mümkün değildir” diye kaydetti.
Öten bununla ilgili hukuki nedenleri şu şekilde sıraladı:
1- Halkın yüzde 92 evet oyuyla kabul ettiği 1982 anayasasının geçici 15. maddesiyle darbecilerin ve bunların emir komutasıyla işlem yapanların yargılanamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu madde ile devlet bu kişilerin yaptıklarını affetmiş, halk tarafından da bu durum onaylanmıştır. Bu olaydan yıllar sonra bu aftan vazgeçilerek, darbecilerin yargılanmaları yönünde bir değişiklik yapılması hukuken mümkün değildir.
2- Zaman bakımından uygulama ilkesi gereği yasalarda yapılan değişiklikler kişi aleyhine ise geriye yürütülerek uygulanamaz. Sadece lehe olan hükümler geriye yürütülebilir. Bu ceza ve idare hukuku açısından geriye yürümezlik kuralı gereğidir. Kişiler tarafından elde edilen haklar sonradan yapılan yasal değişiklikler ile geri alınamaz.
3- Türk Ceza Kanununun 66. maddesinde de dava zamanaşımı düzenlenmiştir. Şerife Erk-Memleket