Kayalıpark’ta toplanan platform üyelerinin bu haftaki gündem konuları YÖK’ün meslek liselerindeki farklı katsayı uygulamasını kaldırma kararını iptal eden Danıştay kararı ve minarelere yasak getiren İsviçre Hükümetiydi. İsviçre’deki İslam düşmanlığına Türkiye’deki tüm kesimlerin birlik içinde karşı koyduğunu belirten İnanç Özgürlüğü Platformu üyeleri, buna rağmen kendi ülkemizde inanç özgürlüklerine karşı yapılan saldırılar karşısında birlik olunamamasından şikayet etti.
Platform adına basın açıklamasını yapan Yaşar Turgut isimli platform üyesi şu cümleleri kullandı, “ Sözün bittiği yerdeyiz. Tam bir hukuk garabetinin orta yerinde duyuyoruz. İçinde bulunduğumuz durumu, kelimeler anlatmaya yetmez. Kuracağımız hiçbir cümle, öfkemizi ifade edemez. Danıştay, Yüksek Öğretim Kurumunun yürürlüğe soktuğu, yeni katsayı uygulamasının iptaline yönelik kararla, pek çok genci, kurtulduklarını sandıkları o dipsiz kuyuya geri iteklemiştir. Danıştay bu tavrıyla tam bir hukuk katliamına imza atmıştır ve ülkemiz insanına, onların umutlarına darbe vurmuştur.
Ancak bu Danıştay’ın ülkemiz insanına vurduğu ilk darbe, yaşattığı ilk acı değildir. Danıştay bundan önce de pek çok hukuksuzluğa imza atmıştı. Hatırlarsanız Danıştay, katsayı zulmünün, genelkurmaydan gelen bir taleple uygulanmaya başladığı dönemde, Diyarbakır barosunun bu hukuksuz uygulamanın durdurulması istemiyle açtığı davayı, bu sizin haddiniz değil diyerek reddetmişti. Bunun akabinde aynı Danıştay bir mağdurun iptal istemiyle açtığı davayı ise bu bizim haddimiz değil, Bu YÖK’ün işi diyerek geri çevirmişti. Şimdi sormak lazım haddin olmayan işlerde ne diye ahkam kesiyorsun. Fakat dediğimiz gibi sözün bittiği yerdeyiz.
Kaldı ki onların her soruya verecek yaldızlı cevapları var. İçine bol miktarda laiklik sosu dökülmüş, tevhidi tedrisat nutukları var. Cambaza bak kıvamında atacakları, dikkat irtica geliyor naraları var. Hakkı gasp edilmiş, geleceği karartılmış gençler mi? Boş verin onları. Önemli olan laikliğin korunmasıdır! Muhtemel irtica tehlikesinin bertaraf edilmesidir! Gerisi hikaye onlar içi. Avrupa da yükselen faşist dalganın ortaya çıkardığı paranoyayı endişe ile takip ediyoruz. Üçüncü dünya ülkelerine demokrasi götürme derdindeki batı medeniyeti! Önce aynaya bakmalıdır ve eteğindeki çamurları temizlemelidir. Zira İsviçre’nin, minareler meselesini referanduma götürmesi, barbar Romalıların halkı eğlendirmek için kolezyumlarda köleleri aslanlara yem olarak atmasına benzemektedir. Son olarak ifade edelim ki her fırsatta, batılılaşmayı, medeniyet olmanın vazgeçilmesi olarak sunan ve bu deli gömleğini zorla halkına giydirmeyi bir görev bilen, laikçi zevatın, ülkede bunca hukuksuzluk varken, İsviçre ye yönelik kınayıcı şövenist açıklamalarını şiddetle kınıyoruz.”
Ferit Hepokur-Memleket