Dağların Son Göçerleri: YÖRÜKLER

Dağ köylerinin büyük bir bölümünde son yıllarda hayvancılık gerilemiş, bunun yerine kiraz, ceviz vb. meyve üretimi almış durumda. Yeni arayışlara giren dağ köylüleri yaptıkları işin verimini de almaya başladılar.

Zeki OĞUZ

Özellikle kiraz üretimi önemli bir girdi sağlıyor bu dağ köylülerine. Ereğli, Akşehir bölgelerinde yetişen kiraz erken olgunlaşıyor. Bu bölgelerden sonra yetişen yayla kirazı doğrudan dış pazara gidiyor.

Dağ köylülerinin yeni arayışlara yönelmesi ile ıssızlaşan dağlara, yaylalara, artık günümüzde sayıları pek az kalan göçerler yani Yörükler sahip çıkıyor. Soğuk kış aylarını Akdeniz sahillerinde geçiren Yörükler Nisan ayından itibaren yola düşüyor ve günlerce süren yolculuktan sonra asıl mekanlarına dağlara, yaylalara dönüyorlar.

Yörüklerin bir kısmı günümüz tekniğini kullanmaya başladılar. Örneğin göç sırasında deve yerine motorlu taşıtları tercih ediyorlar. Çadır yerine yaylada donanımlı evler inşa ederek bu evlerde kalıyorlar.Taşkent Sarı evliler çevresinde Karadağ'da Anamas yaylalarında ki Yörüklerin büyük bir bölümü modern araçlar kullanıyor, donanımlı yayla evlerinde kalıyorlar. Ermenek'ten Anamaslar'a kadar uzanan Toros yaylalarına göçen Yörüklerin bir kısmı ise hala Atalarından gördükleri gibi yaşıyorlar. Eşyalarını develerle taşıyor, yaz, kış kendi dokudukları kara çadırlarda yaşıyorlar. Kaç kişi olursa olsun bütün aile bu çadırlarda kalıyor.Bir çocuk ancak evlendikten sonra bir çadıra sahip olabiliyor. Bunların çoğunun arazisi olmadığı için kışlakta ve yaylada kiraladıkları arazilerde kalıyorlar.Bu yüzden kazançlarının önemli bir kısmı kiraya gidiyor. Göç sırasında bir çok sorun yaşıyorlar.Muhtarlar, köy korucuları, armancılar sorun çıkaranların başında geliyor, muhtarlar arazilerden geçen Yörüklerden para isteyebiliyor.

Türk kültürünün temelinde göçerlik, yaylacılık var. Ta Orta Asya yıllarına dayanıyor bu. Anadolu'ya gelince bir kısmı yerleşik duruma geçmiş, bir kısmı ise göçerliği hala sürdürüyor. Hatta Anadolu'ya gelir gelmez yerleşik duruma geçmiş ama bir yanıyla göçerliği sürdüren dağ köylerimiz var. Kendilerine Yörük demeseler bile Yörük geleneklerini hala sürdürüyor bu köylülerimiz. Temel geçim kaynağı hayvancılık olan bu köylüler yoğun kış olmadığı sürece mallarında kış ağıllarında bakıyor, kuzular, oğlaklar burada doğup büyüyor. Hıdırellezden sonra sıcaklar artmaya başlayınca daha yükseklerde bulunan yaylalara göçerler. Eylül sonlarına doğru havalar soğumaya başlayınca, yaylada alınan kayıtlar köye götürülür.Güz seçimi ve koç katımından sonra sürü kış ağıllarına geri getirilir.

Akdeniz sahillerinde kışlayan Yörüklerin çocuklarının okuma olanakları pek yok. İlköğretimde okuyanları ya bir arabalarının yanına bırakıyor yada okul tatil olmadan bir-bir buçuk ay önceden alıyorlar okuldan. Göç sırasında ve yaylada bu çocukların yapacağı bir sürü iş çıkıyor.

Kerim Çelik, Mehmet Gök ve Kara Mehmet Sarıkeçili Yörükleri'nden Kış aylarını Silifke'nin Aydıncık Beldesi'nde geçiriyor, Nisan ortalarında yola düşüp Mut, Karaman ve Çumradan geçerek Beyşehir'in Yunuslar köyünden kiraladıkları yaylaya göçüyorlar. Yunuslar'da 2-2.5 ay kaldıktan sonra bir ayı aşkın sürecek bir yolculuğa yeniden başlıyorlar.

Kadınlar günlük yayla işlerinin dışında, kurdukları tezgahlarda çul, çuval, heybe dokuyarak aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.
Mehmet Gök on yıldır aynı yaylaya çıkıyor. Dört çocuğundan ikisi okuyormuş ama sahilde onları bırakacak bir akrabası olmadığı için okuldan izin alıp çocukları da getiriyorlarmış.

Kerim yuvadan yeni uçmuş. Daha çocuğu yok. Altı kardeşten üçü göçerliği sürdürüyormuş. Babası Hekim son Lille Şenlikleri'nde göçerliğe veda etmiş, Karaman'da oturuyormuş,

Kara Mehmet beş devesi, iki yüz kara keçisi ile çıkıyor yaylaya. Dokuz yaşındaki Fatma ile onbir yaşındaki Rukiye keçileri yayıyor, sağımda annelerine yardım ediyorlar. Onlar da erken ayrılmışlar okuldan.

Hıdır Taş ve İbrahim Karalı enişte kayın birlikte çıkıyorlar yaylaya Hıdır'ın beş çocuğundan biri, İbrahim'in dört çocuğundan ikisi okula gidiyor. Kışı Gülnar'ın Sipahili köyünde geçirdikten sonra Beydili, İmirhacı, Çukurasma, Kuşak, Örtülü, Yüzükara, Kırkyalan, Şangşa yaylası, Becih, Hacıellez, Kıravpa, Kükür, Avgan, Pınarbaşı, Başkışla, Çoka, Hacıbaba, Kızılyaka, Durayda, Saçma Gediği, Armusun, Apa, Dinek , Alibeyhüyüğü, Karadiğin, Botsa, Çayırbağı üzerinden Bulumya (Erenkaya) nın Kirazlı Yaylasına geliyorlar. Hıdır Taş bu yolculuğun kırk, kırkbeş gün sürdüğünü söylüyor.

İbrahim'in dört devesi, ikiyüzelli keçisi var. O atalarından gördüğü gibi sürdürüyor yaşamını. Hıdır bir kamyonet almış. Beş direkli bir çadırı var. Çadırı eşi Ayşe Taş dokumuş,

Erkekler eşlerini çağırırken genellikle "gııızz" diye, bağırıyorlar. İbrahim'in eşi ıslık çalıyor kocasına sesleneceğinde. Yaylada ıstar kurmuyorlarmış. Sahilde ıstar kurarak deve çuvalları, heybe, torba, çul dokuyorlarmış.

Hıdır Taş'ın anlattığına göre eskiden başlık parası varmış ama günümüzde pek kalmamış. Düğünler genellikle güzün, sahile göçünce yapılıyormuş. "Kızı zorla birine vermeyiz, yoksa sevdiği birine kaçar, tatsızlık olur" diyor.

Düğünlerde takı ve armağanlar ailelerin gücüne göre belirleniyor. Gençler yeni bir yuva, yeni bir çadır kuracakları için kız ve erkek tarafı da takı gibi şeylerin yanı sıra keçi ve çadırda armağan ediyorlar.

Gelişen ekonomik sistem, meraların, otlakların iyice daralması göçerliğin de sonunu getiriyor artık. Bir süre sonra göçerler de onlarda kalacak, onların binlerce yıldır yaşayageldikleri gelenekler, yarattıkları kültür bozula-değişe, şenliklerle hatırlanmaya çalışılacak. Keçi sürülerinin peşinde kaval, düğünlerde dıgan çalan kalmadığı gibi yörüklerde kara kıl çadırlrı, kara keçileri, yaylalarda dokudukları rengarenk kilimleriyle ancak üç beş yaşlı yörüğün hatıralarında kalacak.

Belki, ıssızlaşan yollarda Ermenekli Şair Fil Ahmet'in yaktığı türkü çınlayıp duracak.
"Erisin dağların karı erisin,
Hep obalar, yaylasına yürüsün,
Zeyve Boğazı'nı göçler bürüsün,

Göç çekip geldiğim yollar ağlasın."

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?