Türk şiirinin yaşayan en büyük seslerinden Fazıl Hüsnü Dağlarca vasiyetinde, Konya’da annesinden kalan mülklerini Mehmetçik Vakfı’na bıraktı. 150’yi aşkın kitabının satış gelirini de Bilfen Okulları’nda yoksul öğrencilerin okutulması için bırakan Dağlarca, öğrencilerin “Atatürkçü” yetiştirilmelerini şart koştu.
Dağlarca, şu anda yaşadığı evi de Kadıköy Belediyesi’ne Dağlarca Müzesi yapılma şartıyla Kadıköy Belediyesi’ne bağışlamasının bazı kişiler tarafından yadırgandığını ifade ederek şunları söyledi: Geçenlerde işlemler için gelenler 'Bu evin değerini biliyor musun?’ diye sordular. 'Hayır’ deyince 'En az 500 milyar TL eder, emin misin?’ dediler. Ben de güldüm, 'Kaç para ederse etsin. Evimi Kadıköy’e bir hatıra, Türkiye’me bir süs olarak bıraktım’ dedim. Herkes hep almaya alışmış, vermek istemiyorlar ve verince de şaşırıyorlar. İnsan memleketine bir evini bırakmış, çok mu? Allah’a şükür benim ihtiyacım yok.
Öldükten sonra evinin ve kitaplarının ne olacağını düşündüğünü söyleyen Dağlarca, bu bağışla üstünden bir yük kalktığını da belirtti. Dağlarca, “Evimi Dağlarca Müzesi yapma sebebim çocuklara ana dilimizi sevdirmektir. Şiirlerimi yazarken hep ana dilimizi kullanmaya çalıştım. Aslında en büyük şiir Kuran’dır. Kur’an baştan aşağı dehşetli bir şiirdir. En büyük şair de bana göre Kur’an’ı yazan Allah’tır” dedi.
Memleket