CÜRMÜ KADAR IŞIĞI OLANLAR

Durali Göğüş

Vahşi medeniyetin sömürgeci haydut güçlerini beslemek doyurmak çok zordur. Onların besinleri mazlum ve mahzun ülkelerin kan ve gözyaşıdır. Küreselciler bu zamana kadar askeri güçleri ile dışardan fiili müdahale yaparlardı. Çağımızda ise kendi güç ve enerjilerini israf etmiyorlar artık. Yemeyi düşündükleri ülkenin içine yerleştirdikleri veya satın aldıkları parazit virüslerle parçala yok et tekniğini kullanmaktalar. En kolay ve masrafsız sevdikleri metodu kullanıyorlar.

Rehin ülkeleri, içindeki yerel çeteleriyle teslim alma yolunu seçmişlerdir.

 Askeri darbelerle yönetimleri sonlandırmak ve hegemonyaları altına almak için, gelecek on yılları sömürmek amacıyla yönetim şeması içeren anayasal vesayet kurumları kurdurdular. Mahkemeler, odalar, barolar, kuruluşlar, STK’lar vs. vs..

 Mahzun ve mazlum milletlerin umudu olan bu ülke yüzyıla damgasını vurmuştur. Bu millet ışığını ta 1400 yıllık inancından almıştır. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, ecdadının kahramanlığı, adaletine olan güveni ile dünya insanlığının 21 yüzyılda en kuvvetli ve güçlü ışık kaynağı olmuştur.

 Şimdi tüm küresel eşkıyalara “Yeter artık dur” diyen, genetik kodlarına dönmüş biz varız. Bizim olduğumuz yerde adalet ve huzur olacak, hiçbir yetimin kılına zarar verilmeyecek haykırışı yapan bir millet var. Küresel çete artık eşkıyalık yapamayacak Türkiye’nin şahlanışını ve yürüyüşünü durduramayacak meydan okumasıdır.

Haydut batı kovboylar bu gücün baş mimarı “Reisi” indirmek için her yolu denediler. Gezi olayları, hendek terör saldırıları, yargı müdahalesi ve en alçak 15 Temmuz hain kalkışma. Bükemediler bu milletin bileğini ve kudurdukça kudurdular. ABD’nin demans başkan adayı Bıden’in şefliğini yaptığı bizim çakmalarla muhalefet korosunu oluşturdular. Tipi bizden çipleri dışardan doldurulmuş çapsızları topladılar. Onlar bozgunculuk söylemlerinde ahenk ve ses birlikteliği veremedi efendilerin gözünde.

Koro şefinin yerli yardımcısında da demans bulgusuna rastlanınca umutlar söndü. Ülkenin toplumsal birlikteliğini dinamitlemek için;

Baroları, TTB’liği odası jönlerini ihanet söylemleri ile piyasaya sürdüler. Sonuç yine hüsran. Durdular mı hayır…

Bu kez küresel haydutlarca beyin nakli yapılan yerli malzeme çoktu. Yüksek mahkemenin bir elemanı seçilmişti.

Kulağına muhtemelen ‘kainat mesihi’nden “Işıklar yanıyor” fısıldandı. Dedik ya öz benliği değiştirilmiş beyin ses vermişti.

Kendini bilmez cüretkâr!.. Işığın cürmün kadardır. Ancak etrafındaki iki üç kimliksize düşük kilovat gücündedir, senin gücün.

Bu millet insanlığa ve yüzyılın medeniyetine ışık olan;

 Bir Güneştir. Bir rüzgârdır. Bir barajdır. Bir akarsudur.

15 Temmuz ve teröre geçit vermeyen şehitlerin Nuru, sen gibi çapsız, kişiliksizin ışığını her daim yok edecektir. Bu millet mevzu vatansa, dinse, bayraksa, bir olur, iri olur, diri olur.

Güneş olur sizi eritir. Rüzgâr olur söndürür. Baraj olur yutar. Akarsu olur seni önüne katar, alır sahibin olan ülkenin karasularına, okyanus ötesi yuvana atar.

Vesayet odakları köşelerini tutanlar, yeni Türkiye’de size yer yok. Vakit geç olmadan öz kimliğinize dönün…

Selam ve dua ile…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.