“Çözüm için musibet beklemesinler”

İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri, şiddete yönelmeden yapılan hak arama mücadelelerinin devlet tarafından görülmediğini söyledi.

Başörtüsüne özgürlük istemek için yola çıkan Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak için düzenledikleri basın toplantısının 301. haftasını gerçekleştirdi. 301. haftada Kayalıpark alanında bir araya gelen platform adına açıklamayı Muharrem Keskin Yaptı. Platform üyeleri, İstanbul Gezi Parkı'nda yaşanan olaylara farklı bir bakış açısı ile baktıklarını söyledi. Platform Sözcüsü Muharrem Keskin, kamuoyunun gündeminin meşgul edildiğini belirtti. Keskin, “Bir nasihat bin musibetten evladır yoksa böyle değil miydi bu söz? Bir musibet bin nasihatten evladır! Şeklinde miydi? Biz mi yanlış hatırlıyoruz. Ya da etkili ve yetkili isimlerin zihninde böyle mi kalmış? Kamuoyunun zihnini günlerdir bu soru meşgul ediyor. Gezi Parkı eylemleri sebep, sonuç, eylemcilerin tutumları, hükümetin tutumu, medyanın durduğu yer, Uluslararası örgütlerin ve yabancı devletlerin izledikleri politikalar, gerekli yerler tarafından değerlendiriliyor ve sonuçları kamuoyunda tartışılıyor” dedi.

DEVLET MESAJ VERİYOR

Olaylara kimsenin bakmadığı yerden baktıklarını belirten Keskin, “Devlet son altı aydır isteyerek ya da istemeyerek haklara ve meselelerin çözülmesini isteyen kesimlere bir mesaj veriyor. PKK ülke içerisindeki gördüğü sorunları teröre başvurarak çözmeye çalışınca dökülen onca kandan sonra devletin muhatabı olabildi ve devlet örgütü, onun yetkililerini muhatap sayıp onlar ile masaya oturarak meselelerin çözümüne yöneldi. Gezi parkı olaylarında eylemciler sokaklara dökülüp, şiddete başvurarak, orayı burayı kırıp, çevreyi tahrip edince polis ile çatışıp, meydanları işgal edince devlet onları da mutapaldı. Onlar ile görüşüyor, konuşuyor, meseleleri nasıl çözeceklerine birlikte karar veriyor” diye konuştu. Müslüman halkların şiddete başvurmadan yaptığı eylemlerin devlet tarafından kabul edilmediğini iddia eden Keskin, devletin bu kitleye hangi mesajı verdiğini merak ettiklerini belirtti. Keskin, “Müslüman halkın onlarca yıldır vermiş oldukları ve özgürlük için el ele eylemi, yüz binlerin bir araya gelerek yaptığı eylemler, binlerce defa tekrar edilen orta ölçekli eylemler, onlarca şehirde yaklaşık beş yüz haftadır devam eden basın açıklamaları ve benzeri şiddete yönelmeyen hak taleplerini devletin ciddiye almayıp muhatap kabul etmemesinin sebepleri nedir? Devlet bu haklı ve meşru kitlenin istek ve taleplerini göz ardı ederek şiddete başvurmayan eylemlerini ciddiye almayarak, onları muhatap kabul etmeyerek ve daha önemlisi çözüm için hiçbir ciddi adım atmayarak bu kitleye hangi mesajı vermektedir. Devlet bize, 'bizim sizleri muhatap alabilmemiz ve meselelerinizi çözmemiz için şiddete başvurmanız gerekir' mi demek istiyor?” ifadelerini kullandı. Devletin gerçekleri görmesi için musibet beklememesi gerektiğini aktaran Keskin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz nasihat etmeye devam edeceğiz. Sabrı son noktasına kadar yudum yurdum içeceğiz. Fakat devlet yetkililerine tavsiyemiz nasihatleri dinlememek için kulaklarını tıkamasınlar. Gerçekleri görmek ve haklı taleplerimizi yerine getirip, problemlerimizi çözmek için bir musibet beklemesinler. O gün çok geç kalmış olabilir.” Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA