Çetin TOFAN
Çeyrek asır önce dünya'da kendi kendine yetebilen 7 ülkesinden biri olan Türkiye, uzun ve çetin geçen çalkantılı bir dönemin ardından özlemini çektiği ekonomik ve siyasi istikrara sonunda kavuştu. Öyle ki; mevcut durumdan en çok memnun olan gurupların başında, hükümet ve iş dünyası geliyor. Fakat, muhalefetin üslubuyla ekonomideki pembe tablo nedense halkın cebine bir türlü yansımadı. Hâla işsizlik ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, Türkiye'nin en önemli problemlerinden. Zaten iktidar partisi Konya Milletvekillerinden Halil Ürün de KOSİAD ziyaretinde bunu açıklıkla dile getirmişti: "Bizim üzerinde hâlâ muvaffak olamadığımız üç konudan biri işsizlik." Hal böyle olunca, krizlerin Türk halkı üzerindeki bıraktığı izlerin sokağa yansıması da sürüyor. Örneğin, çöplüklerden topladığı kağıt, cam ve plastik maddeleri satarak geçimini sağlayan insanlar.
Ekonomik göstergelerdeki çizilen pembe tablolara rağmen ilimizde özellikle Selçuklu'da Kentsel Dönüşüm Projesinin hayata bir türlü geçirilemediği 8 mahalle, Karatay'da ise kenar semtlerde sayıları her geçen gün artan bu insanların tek geçim kaynakları çöpler. Günün 24 saati her köşe başındaki çöpleri kadın erkek, çoluk çocuk demeden tek tek kontrol eden bu insanlar, yönünü AB'ye çevirmiş durumdaki idarecilerimizin aslında arkalarında unuttuğu, beklide görmek istemediği Türkiye'nin gerçek yüzü.