Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Konya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Solak, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğuna dikkati çekerek, bir hukuk devletinde herkesin, her kurumun görev, yetki ve sorumluluklarının belli olduğunu belirtti. Yargının önüne gelen ve devam etmekte olan bir dava hakkında Genelkurmay'ın yaptığı açıklamaların hukuk adına tek kelimeyle “talihsizlik” olduğunu vurgulayan Solak, şunları kaydetti: “Genelkurmay Başkanlığı tarafından 'Balyoz Darbe Planı' davasına ilişkin olarak yapılan açıklama çok net bir şekilde yargıya müdahaledir. Herkes işine bakmalıdır. GATA'da erler üzerinde yapılan deneyler hakkında veya daha önce onlarca insan hakkı ihlali konusunda yeterli bir bilgilendirmede bulunmayan Genelkurmay'ın 'Balyoz Darbe Planı' davası hakkında sanki ortada bir suç yokmuş imasını taşıyan bir açıklama yapmasını samimi bulmuyoruz. Zira Genelkurmay bir eylemin suç olup olmadığına karar veremez. Ayrıca 'görevli ve emekli 163 personelinin tutukluluk halinin devamını anlamakta güçlük çekilmektedir' diyen Genelkurmay'a daha öncesinde haklarında soruşturma başlatıldığını öğrenen TSK personeli tarafından yok edilmek istenen belgeleri, silinmek istenen hard diskleri hatırlatmak isteriz. Biz de görev ve sorumlulukları yasalarla net ve sabit olarak belli olan Genelkurmay'ın nasıl yargıya açıkça müdahale niteliğindeki bir açıklama yapabildiğini anlamakta güçlük çekmekteyiz. Türkiye, bir hukuk devletidir. Yargı, suç şüphesi üzerine harekete geçmiş ve olaya el koymuştur. Meşruiyetini hukuktan alan bir kamu kurumu, hukuk kurallarına uymak ve saygı göstermek zorundadır.” TCK'nın 288. maddesine göre başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hakim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunmanın suç olduğunu bildiren Solak, devam eden bir dava hakkında Genelkurmay'ın yaptığı bu açıklamaların hukuki ve mantıki açıdan bir değeri bulunmadığını öne sürdü. Solak, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Genelkurmay'ın bir mahkemenin tutukluluğa itiraz üzerine verdiği bir kararı kamuoyuna duyurmak gibi bir görevi de bulunmamaktadır. Silah arkadaşlarının ağır bir suçtan dolayı yargılandıklarını ve tutuklu olduklarını görmek mutlaka üzücü olabilir. Genelkurmay zannederiz bu nedenle duygusal bir çıkış yapmıştır. TSK'nın üstlendiği kamu görevi dikkate alındığında bu tür duygusal çıkışların hizmetin özelliğine uygun düşmeyeceği açıktır. Unutulmamalıdır ki, adalet önünde herkes eşittir. TSK personeli olmak, hakim savcı ve avukat olmak, gazeteci olmak, profesör olmak, çalışan veya işsiz olmak kimseyi adalet önünde avantajlı veya dezavantajlı konuma getirmez.”
'Çok net bir yargıya müdahale'
Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Konya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Solak, çarpıcı açıklamalarda bulundu
Yerel Haberleri
Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?