Çocukların sigaraya başlama yaşı düşüyor

Türkiye’de ve Konya’da sigara içme yaşı 11’e kadar indi. Okul önlerinde gizlice sigara içen lise ve hatta ilköğretim okulu öğrencileri, sigaraya erişilebilirliğin zorlaştırılması yönünde büyük adımların atılmasını gerekli kılıyor

Birçok ölümün kaynağı olarak bilinen sigara, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. Konya’da birçok kişi lise hatta ilköğretim okullarının önünde öğrencilerin sigara içmesine alışsa da buna yönelik herhangi bir kalıcı önlemin alınamaması korkunç gerçeği gözler önüne seriyor. Türkiye’de 40 milyon, Konya’da ise yaklaşık 600 bin kişi sigara içiyor. Ve istatistiklere göre en çok sigara içmeye meyilli kişiler, 11-30 yaş grubundaki insanlardan oluşuyor. Konu ile ilgili olarak gazetemize bilgi veren Yeşilay Konya Şube Başkanı Ali Sabri Pişkin, sigara içenlerin genelinin eğitimsiz kişilerden oluştuğunu belirterek, çözümün ‘telkin, eğitim ve süreç’ olarak belirlenen mücadele yönteminde olduğunu kaydetti. Sigara içme yaşının giderek düştüğünü, 8-9 yaşlarındaki çocukların bile artık sigara içtiğini belirten Pişkin, sigara ile mücadelede tek yönlü hareket etmenin sağlıklı bir sonuç getiremeyeceğini ifade etti.

“SİGARA SERMAYESİ KADAR GÜÇLÜ VE ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMALIYIZ”

Sigara sanayisinin çok yönlü faaliyetleriyle sigarayı gençlere özendirdiğini belirten Pişkin, ailelerin, okulların ve sivil toplum örgütlerinin işbirliği halinde sigara sermayesine karşı mücadeleye girmesi gerektiğini vurguladı. Pişkin, “Her dönem güçlü olan sigara sanayisi bir diğer adıyla sigara sermayesi, bildiğiniz üzere çocuklarımızı zehirlemeye devam ediyor. Çok yönlü çalışmaları, özendirme yöntemleri, pazarlama taktikleri maalesef çok başarılı oluyor. Bizlerin de en az sigara sanayisi kadar çok yönlü çalışma yapmamız ve çocuklarımızı korumamız gerekiyor” dedi.

“OKUL KÖŞELERİNDE SİGARA İÇEN ÖĞRENCİ GÖRMEK İSTEMİYORUZ”

Sigara ile mücadele aşamalarının “telkin, eğitim ve süreç” ten oluştuğunun altını çizerek sözlerine devam eden Pişkin, sigarayı bırakmayı telkin ederken yumuşak davranmanın, eğitimde doğru betimlemelerin yapılmasının ve sürecin başarılı olması için baskı yönteminin kullanılmamasının başarılı bir sonuca ulaştıracağını savundu. Sigaranın genel olarak eğitimsiz kişiler arasında daha yaygın olduğuna işaret eden Pişkin, “Maalesef eğitim alanında sigaranın zararları gerektiği biçimde aktarılamıyor. Bunun sonucunda eğitimsiz kişilerin ağırlıkta olduğu bir sigara içenler topluluğu oluşuyor. Okul köşelerinde her öğrencinin ağzında bir sigara görüyoruz. Bunun için sigaraya kolay erişebilirliliği önleyici çalışmalar yapılmalıdır” diye konuştu.

“SİGARA YASAĞI ETKİLİ OLDU AMA ÇERÇEVESİ GENİŞLETİLMELİ”

Geçtiğimiz yıllarda yürürlüğe giren 5250 Sayılı kanunun kapalı ortamlarda sigara içilmesini yasaklamasının başarılı bir sonuç doğurduğunu ve bunun artarak devam etmesi gerektiğini dile getiren Pişkin,”Bu yasa sayesinde yüzde 15 oranında azalma meydana geldi ama maalesef özellikle 11-30 yaş aralığındaki kişiler hala sigara içme konusunda ölümcül bir inat içindeler. Bu yasanın çerçevesinin daha da genişletilmesi gerekiyor. Avrupa’nın sosyal çevresinde sigara içen insanlar ikinci sınıf vatandaş olarak görülmeye başladı. Sigara içen insanlar işe alınırken zorlanıyor. Eğer bu ülkemizde de uygulanırsa güzel bir örnek olur” şeklinde konuştu.

“KADIN VE GENÇ KIZLAR DAHA ÇOK SİGARA İÇİYOR”

Türkiye’nin sigara sanayisine 3 milyar dolar para ayırmasını da eleştiren Pişkin, hiçbir faydası olmayan tam tersine bir çok hastalıkların kaynağı olan sigaranın önüne geçilmesi gerekirken aksine teşvik edilmesinin hem çevreye, hem sağlığa hem de sosyal yaşantıya zarar verdiğini ifade etti. İstatistiklerde özellikle kadın ve genç kızlarda sigara içme oranının yükseldiğine de işaret eden Pişkin, “Eskiden sadece erkekler sigara içer diye bilinirdi ve çok az sayıda kadın sigara içerdi. Ama bugün durum tamamen değişti. Artık kadınlar ve genç kızlar da hatrı sayılır bir yükselişle erkeklere yetiştiler. Bizler Yeşilay olarak gücümüz nispetinde bu zararlı alışkanlığın yok edilmesi için uğraşıyoruz. Kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın özellikle de hamile kadınlarımızın sigara içmemesi için elimizden gelen tüm çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

“TELEVİZYONLARDA ALKOL DE KARARTILMALIDIR”

Televizyon ve gazetelerdeki sigara karartma eylemlerinin alkol konusunda yapılmayışını değerlendiren Pişkin, bunu alkol sermayesinin sigara sermayesinden daha güçlü olmasına ve Avrupa ülkelerinin sigaraya gösterdiği hassasiyeti alkole göstermemesine bağladı. Pişkin, “Bu konu ile ilgili olarak Tütün ve Alkol Piyasaları Denetleme Kurulu(TAPDK)’ın çalışmaları var fakat Avrupa ülkelerinin de bunu desteklemesi gerekiyor. Televizyon ve gazetelerde sigaralar buzlu zeminle kapatılıyor. Ama alkolde maalesef bu uygulanamıyor. Çünkü alkol sanayisi sigara sanayisine oranla daha güçlü ve bu gücü Avrupa ülkeleri destekliyor. Çeşitli sebeplerden ve mali kaygılardan dolayı alkol televizyon ve gazetelerde karartılmıyor. Aynı sigara yasağında olduğu gibi alkol için de geniş kapsamlı bir yasa hazırlanmalı ve alkole erişebilirlik güç hale getirilmelidir” dedi. Mehmet Emin Yumuşak-Memleket

Yerel Haberleri

SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP