Yüzlerce yıllık tarihe sahip çelik-çomak, uzun eşek, topaç, aşık ve harmanbiç gibi oyunların, betonlaşmanın artması ve teknolojinin gelişmesi gibi etkenler yüzünden çocuklar arasındaki yeri unutuldu.
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nden emekli Prof. Dr. Saim Sakaoğlu yaptığı açıklamada, çocukların ruhsal ve sosyal gelişiminde büyük bir öneme sahip olan çocuk oyunlarının, yaygınlaşan internet ve bilgisayar kullanımı ile artık tek tek unutulmaya başladığını belirtti.
Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar çocukların, sokak aralarında ve evlerinin bahçelerinde uzun eşek, çelik-çomak, topaç, bilye, harmanbiç, yağ satarım bal satarım, aç kapıyı bezirgan başı ve aşık gibi oyunları oynadıklarını ifade eden Sakaoğlu, “Kökleri asırlar öncesine dayanan uzun eşek, çelik çomak gibi eski oyunlar, çocuklardaki üretkenlik kadar onlar arasındaki arkadaşlığı geliştiriyor, birlik, beraberlik, kazanma arzusu gibi duyguların gelişmesini sağlıyordu. Ancak maalesef bu oyunların hepsi unutuldu” dedi.
Sakaoğlu, çamurdan küçük evlerin yapıldığı harmanbiç oyununda çocukların üretkenliği, grupların oluşturulduğu çelik-çomak da ise arkadaşlık duygularının geliştiğini kaydetti.
KENTLERDE OYUNLARI BİLEN ÇOCUK YOK
Bu oyunların yerini artık günümüzde her eve giren bilgisayar üzerinden oynanan oyunlarının aldığını vurgulayan Sakaoğlu, şunları kaydetti: Şimdi kent merkezlerindeki hiçbir çocuk bu oyunları bilmiyor. Bu oyunlardan bazıları çok eski yıllarda yazılan Türk kaynaklarında da yer alıyor.
Örneğin uzun eşek ve çomak oyunları 1074 yılında Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divan-ı Lügat-it Türk’de yer alıyor. Yani bu oyunlar, 1070’li yıllarda hatta daha önceleri de Türk toplumunda çocuklar arasında oynanıyordu. Yine aşık oyunu da Orta Asya Türkleri arasında oynanan bir oyun olduğunu tahmin ediyoruz. Buna benzer birçok oyun gerçekte Türk milletinin kültüründe yer alıyor ancak hepsi artık unutuldu.”
Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte yaygınlaşan bilgisayar oyunlarının çocuklar için her yönüyle zararlı olduğunu anlatan Sakaoğlu, evin bir odasına kapanarak bilgisayar oynayan çocuğun, arkadaşlık ve dostluk kuramadığını, dolayısıyla da toplumsal ilişkilerinin azalması nedeniyle sosyal gelişimini sağlıklı şekilde sürdüremediğini bildirdi.
BETONLARIN ARASINDAN PARKLARA TAŞINMALI
Çocuğu sosyal hayata hazırlayan, kişisel gelişimini sağlayan eski oyunların kent merkezlerinde betonların arasında kaybolduğunu dile getiren Sakaoğlu, bu oyunların betonların arasından çıkarılıp parklara taşınması gerektiğini söyledi.
Eski oyunların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için başta belediye olmak üzere yetkili kurumların harekete geçmesi gerektiğini dile getiren Sakaoğlu, “Belediyeler, özel olarak oluşturulacak parklarda bu oyunları yaşatabilir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarında düzenlenecek etkinliklerde bu oyunlar oynanabilir. Çocuklarımızın sosyal ve ruhsal gelişimi için bilgisayardan çok bu oyunlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum” dedi. aa