CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk'te yayımlanan ''Türkiye'nin Nabzı'' adlı programda Didem Yılmaz'ın ve izleyicilerin sorularını yanıtladı.
SEÇİM SONUCU NE OLACAK?
Kılıçdaroğlu, ''CHP'nin oy oranında düşüş olursa, CHP genel başkanlığını da bırakacağım, siyaseti de bırakacağım. Aynı şeyi sayın Erdoğan'dan bekliyorum. AKP'nin oylarında düşüş olursa o da genel başkanlığı ve siyaseti bıraksın, ama o bıraksa da bırakmasa da CHP'nin oylarında bir düşüş olursa ben genel başkanlığı ve siyaseti de bırakacağım'' dedi.
CHP'nin oylarının artacağından yüzde 100 emin olduğunu, onun için bu kadar kararlı konuştuğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Ama Erdoğan o kadar emin değil. Emin olmadığı için benim bu teklifimi kabul etmiyor. Korkuyor. Korkunun ecele faydası yok, nasıl olsa gidecek'' şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'de demokrasi ve özgürlüğün önünde ciddi engeller bulunduğunu, bu engelleri kaldıracaklarını belirterek, ''AKP yapamaz bunu çünkü AKP baskıcı zihniyetten geliyor. Özgürlükten yana olan bir iktidar telefon dinler mi, demokrasiden yana olan iktidar yargıyı siyasallaştırır mı?'' dedi.
Türkiye'de 60'a yakın gazetecinin hapiste olduğunu, bunun ülkede sorun anlamına geldiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunu AB'nin de ABD'nin de dile getirdiğini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarına ilişkin de oylarının bundan 2 ay önce yüzde 29,5 civarında görüldüğünü, ikinci kamuoyu yoklamasında ise yüzde 30 barajını aşmış göründüklerini aktardı.
Yüksek Seçim Kuruluna mektup yazarak, ıslak imzalı tutanakların internet sitesinde yayımlanmasını istediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, bu taleplerinin reddedildiğini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, ''Eğer tutanaklar yayınlanırsa, sandıklarla ilgili denetimi akademisyenler de siyasal partiler de meraklı olanlar da yapar ve böylece daha sağlıklı seçim yapmış oluruz. UYAP sistemi buna müsait. Kaç sandık varsa o kadar tutanağı yayınlarsınız, herkes bakar'' diye konuştu.
''Eğitim programınızda, 'İhtiyaç kadar imam'dan söz ediliyor. Ne kast ediliyor?'' İmam hatipleri kapatmayı mı düşünüyorsunuz?'' sorusu üzerine, imam hatipleri CHP'nin kurduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Niye kapatalım? Bu ülkenin aydın din adamlarına ihtiyacı yok mu? İhtiyacı kadar demişiz, doğru. İhtiyacı kadar da ziraat mühendisi olması lazım. Toplumun ihtiyacı kadar yoksa işsiz kalacak bu insanlar'' şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, çoğu camide eğitim görmüş din adamı eksikliği bulunduğunun söylendiğini ifade ederek, ''Bu eksiklik varsa niye biz imam hatipleri kapatalım ki'' dedi.
''Fatih ve Eyüp belediyelerinde aile danışmanı olan Sibel Üresin, 'Dört eşe kadar erkeklerin evlenmesinin yasal olması gerektiğini söylüyor. Bu sözlere ne diyorsunuz?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, öteden beri kadın-erkek eşitliğine inanan bir parti olduklarını belirterek, ''Bugünkü dünyada sağlıklı düşünen hiçbir kadının böyle bir olguyu kabul edeceğini sanmıyorum. Çok eşlilik doğru değil'' dedi.
Kılıçdaroğlu, Ağustos ayında başlatılacak internet güvenliğiyle ilgili filtre uygulamasına dair bir soruya karşılık da her toplumda çocukların korunduğunu, ancak yasakçı zihniyetle yola çıkmak ve buna çocukları alet etmenin doğru olmadığını söyledi.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın bir yakını için ÖSYM Başkanı Ali Demir'e gönderdiği iddia edilen e-postayla ilgili soru üzerine de Kılıçdaroğlu, kendisinin bu olayı anlatırken bakan ismi açıklamadığını, Hayati Yazıcı'nın ortaya çıktığını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, bu olayı savcının soruşturmasını istediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
''Bir çocuk buldular, çocuk bir AKP'linin yakını. 'Hayır ben göndermedim' dedi. Yazıcı, bana dava açacakmış. Önce bana teşekkür et. Adın kullanıldıysa önce bana teşekkür etmen lazım. Beni suçluyor şimdi. Suçlu insanlar suçlarlar. Suçlu değilsen adam gibi bu olayı ortaya çıkarırsın. 'Haberim yoktu' diyemezsin. Diyorsan, bir gün Ali Demir orada kalamaz. Ben eminim Ali Demir ona haber vermiştir. Niye konuşmadın, savcılığa başvurmadın o zaman. Bu olay henüz daha karanlık. Ben hiç kimseye iftira atmam, belgeyi görmeden konuşmam. Bana yüzlerce şey gelir.''
''KİMSEYE ÖZEL AYRICALIK TANIMIŞ DEĞİLİM''
Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürü olduğu döneme ilişkin sorular üzerine, o dönemden önce de sonra da akrabalarının sınavla işe alındığını belirterek, ''Kimseye özel ayrıcalık tanımış değilim. Çoğu sınavı da iptal ettim. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurumu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu dahil herhangi bir raporda 'Kemal Kılıçdaroğlu şu konuda sorumludur' desinler, bugün CHP Genel Başkanlığından da ayrılırım. Ben bu kadar iddialıyım. Ama aynı iddiayı Erdoğan'ın da yapmasını isterim. Onun hakkında yüzlerce rapor var. Çıksın, böyle bir rapor olursa 'AKP Genel Başkanlığını bırakırım' desin. Bırakamaz ama ben bırakacağımı söylüyorum. En ufak bir defom olamaz'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın bazı bakanları milletvekilliği listesine yolsuzluk yaptıkları için koymadığını açıkladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Ezberini bozdum, sayın Erdoğan açısından itiraf dönemi başladı. Daha çok şey itiraf ettireceğim ona, çünkü ben kararlıyım. Onun için televizyonda karşıma çıkmak istemiyor. Televizyonda çıkmayabilir, cesaret etmeyebilir. Program şart değil, arzu ediyorsa onun en çok oy aldığı ilde de karşılaşmaya hazırım. Oturup konuşacağız. Kameralar olmasın, halk olsun. Alsın Bakanlar Kurulunu gelsin, ben tek başıma çıkacağım. O bana ne kadar soru soruyorsa, ben de ona o kadar soru soracağım'' şeklinde konuştu.
HELİKOPTER ARIZALARI
''Helikopteriniz iki kez arızalandı. Bu arızalar normal geliyor mu, suikast korkunuz var mı?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bineceği helikopterin iki kez arızalandığını, bu nedenle Sivas ve Şırnak'a gidemediğini anımsatarak, hatta pilota ''Tek motoru çalışıyor, ben gitmeye razıyım' dediğini, ancak bunun kurallara aykırı olduğunun kendisine aktarıldığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''Hangi gerekçeyle oldu arızalar bilmiyorum. O konuda herhangi bir sorgulama dahi yapmadım. Arkadaşlar yeni helikopterle anlaşmış. Ben kararlıyım, 81 ile de gideceğim'' dedi.
''Helikopter arızaları sizi endişelendirdi mi?'' sorusunu da Kılıçdaroğlu, ''Bizim zaten hayatımız risk üzerine kurulu. Gecemiz gündüzümüz yok, sürekli geziyoruz. Yolda giderken araçta da kaza olabilir, uçakta da helikopterde de. Bu süreç içerisinde 53 bin 600 kilometrelik yol katetmişiz'' diye yanıtladı.
Kılıçdaroğlu, ''Başbakan Erdoğan'ın Kastamonu'da konvoyuna saldırı oldu. Başbakan da 'Kandil-Silivri hattında bir senaryo oynanıyor' dedi. Hatta PKK'nın içinde bazı Ergenekon bağlantıları olduğunu söyleyenler var. Siz bunlara karşı neler diyeceksiniz?'' sorusuna, şu yanıtı verdi:
''Allah aşkına buna kim inanıyor bu saatten sonra. Adamlar hapiste zaten. Hapisteyken hala bunlar haberleşiyorlarsa e pes vallahi. Söyleyen kim? Başbakan. Delili bulacak olan sensin. Bunu yapacak olan varsa tut at. İlla önünde kalkmayan adamı mı hapse atacaksın. Bir de asıl suçluyu gönderin hapse. Deliller sizin elinizde. Telefonları sabah akşam siz dinliyorsunuz zaten, özel hayatları siz takip ediyorsunuz. Daha ne olacak? Efendim ''Kandil ile Silivri arasında bilmem neler varmış' Allah aşkına kargalar bile güler. Varsa delilin çıkar konuşursun, verirsin savcılığa, gereği neyse yaparsın.''
Başbakan Erdoğan'ın bir ara sık sık ''Ben kefen giydim'' dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Ne kefeni Allah aşkına. Kim sana kefeni giydirir? Eğer birisi buna kefen giydirecekse, o kefenin önünde önce ben dururum. Böyle bir anlayışı şiddetle reddederim. Demokratik yollardan mücadele edeceğiz. Sonuçta hakem halktır, halkın iradesine de saygı göstereceğiz. 'Yok efendim ben kefen giydim de' bunlar hikaye, halkı kandırmayalım'' dedi.
BEŞİKTAŞ'TAKİ BOMBALI SALDIRI
Kılıçdaroğlu, ''Beşiktaş'taki bombalı saldırının hedefi neydi?'' sorusu üzerine de bir insanlık suçu olan terörün hedefi olmadığını vurguladı.
Türkiye'nin terörden çok çektiğini, teröre karşı ortak payda oluşturmak gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, hep beraber, ağız birliğiyle teröre karşı durulması gerektiğini belirtti.
''Etiler'deki olay, bu tür saldırıların artacağının habercisi mi sizce?'' sorusuna Kılıçdaroğlu, ''Bilmiyorum, bakın devlet yönetiminde de hükümette de bir sakatlık var. Devletin geleneğinde çok temel konularda ana muhalefet partisi bilgilendirilir ama böyle bir gelenek AKP ile birlikte bitti. Kendilerine göre bir şeyler yapıyorlar, bizim bilgimiz yok. Ne oluyor, ne bitiyor bilmiyoruz. Bomba niye konuldu, kimler tarafından konuldu bilmiyoruz'' yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, ''Siz 'Dersim belgelerini açıklayın. Siz açıklamazsınız 13 Haziran'da ben açıklayacağım' diyorsunuz. Ne var bu belgelerde?'' sorusu üzerine de şunları söyledi:
''Ben de bilmiyorum. Diyorum ya bölücülük rolünü üstlendiği için bir ara 'O Dersimlidir' diye sanki beni suçluyor. Ya benim Tuncelili, Dersimli olmam suç mu? Ne yapayım, annem orada doğurmuş beni. Annem babam Amerikalı da olabilirdi. Beni niye öyle suçluyor? Belli çevrelere mesaj gönderirsem belki bu oy almaz. Sonra kalktı, 'Bak ha ben o Dersim belgelerini açıklarsam' diye bir şantaj. Ben de dedim ki 'Açıklamazsan namertsin'. Gizli belgeyi nereden bileyim? Dut yemiş bülbüle döndü, bir daha ses çıkarmadı. Başbakansan, adam gibi adamsan verdiğin sözün arkasında durursun, belgeleri açıklarsın. Açıklamazsan, eğer bu ülkenin yurttaşları beni başbakan yaparsa, ben o belgeleri açıklarım.''
''Doğudan kaç milletvekili çıkarmayı bekliyorsunuz?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, adayların hepsinin iddialı olduğunu, iyi çalıştıklarını, o bölgede CHP'ye yönelik ciddi bir sempati de bulunduğunu vurgulayarak, ancak sonuçların sandıklar açılınca görüleceğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, ''Projeleriniz için gerekli parayı nasıl bulacaksınız? 'Benim adım Kemal, ben parayı bulurum' diyorsunuz. Parayı IMF yoluyla mı temin edeceksiniz yoksa Merkez Bankasına para mı bastıracaksınız?'' sorusuna karşılık da ''Bu ülkede para var, para yerinde kullanılmıyor. 1 liralık iş 5 liraya yaptırılıyor. Kamu İhale Yasasını kesinlikle değiştireceğiz. 1 liralık işi 1 liraya yaptıracağız. Buradan halkıma söz veriyorum. Eğer bir yerde bir yolsuzluk olursa, kim yaparsa yapsın üzerine kararlılıkla gideceğim ve yolsuzluk yapanı hakimin önüne çıkaracağım. Bakansa dokunulmazlığını alıp göndereceğim yargıya'' şeklinde konuştu.
Bu iktidar döneminde yapılan yolsuzlukların artık dosyalara bile sığmadığını, yurttaşa dağıtılan kömürde bile 1 milyar liranın üzerinde yolsuzluk yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu, ''Ben yazmadım raporları, raporunu yazan hazineciler. Nerede? Ankara Cumhuriyet Savcılığının önünde. Niye dava açılmıyor?'' diye konuştu.
Merkez Bankasının özerk bir banka olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, ''Niye oradaki paraya ben göz dikeyim?'' dedi.
''14 KURUMU KAPATACAĞIZ. KISA ADI ASKUR OLAN AİLE SİGORTASI KURUMUNU KURACAĞIZ VE AİLE SİGORTASIYLA İLGİLİ DÜĞMEYE BASMIŞ OLACAĞIZ''
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Aile Sigortası'' konusunda kararlı olduklarını belirterek, ''14 kurumu kapatacağız. Kısa adı ASKUR olan Aile Sigortası Kurumunu kuracağız ve aile sigortasıyla ilgili düğmeye basmış olacağız'' dedi.
Habertürk'te yayımlanan ''Türkiye'nin Nabzı'' adlı programa katılan Kılıçdaroğlu, ilk 4 ayda hayata geçiremezse siyaseti bırakacağı konulardan birinin de ''Aile Sigortası'' olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, ''14 kurumu kapatacağız. Kısa adı ASKUR olan Aile Sigortası kurumunu kuracağız ve aile sigortasıyla ilgili düğmeye basmış olacağız'' diye konuştu.
''AK Partilileri nasıl kazanacaksınız, kapattığınız köy enstitülerini açabilecek misiniz?'' sorusuna Kılıçdaroğlu, köy enstitülerini açma gibi bir proje ve iddialarının olmadığını vurgulayarak, ''Biz her organize sanayi bölgesinde (OSB) yatılı meslek lisesi kuracağız. Yani çağdaş köy enstitüleri de diyebilirsiniz buna. Çocuklar gidecekler, ailelerine yük olmayacaklar. Orada okuyacaklar, belli bir süreden sonra yine OSB'de okudukları alanla ilgili staj yapacaklar. Okula ayak bastıkları günden itibaren de sigortalı olacaklar. Dolayısıyla çalışacaklar, üretime katkıda bulunacaklar'' yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, tüm AK Partililerden bir talebi olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Elinizi vicdanınıza koyun, sandığa öyle gidin. 87 yıllık Cumhuriyet tarihinde hangi iktidar döneminde yurt dışından ithal kurbanlık getirildi. Başka ne söyleyeyim ben. Eğer siz 'Hayır bu yapılan doğrudur, Türkiye'nin yaylaları, meraları yoktur, Türkiye'de çiftçiler, üreticiler yoktur' diyorsanız eyvallah, gidin oyunuzu AK Parti'ye verin. 'Hayır vardır, bizim insanımız çalışkandır, biz sadece Türkiye değil Ortadoğu'yu da besleriz' diyorsanız, gelin oyunuzu CHP'ye verin. Bizim milliyetçilik anlayışımızda önce benim halkım kazanacak.''
''Hakkari mitingindeki görüntü İzmirli seçmeni rahatsız eder mi?'' sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Hiç meraklanmayın, hiçbir İzmirli o tuzağa düşmez. AK Parti'nin tuzağına düşmez. İzmirliler aydın insanlardır, ülkelerini seven, geleceğini gören insanlardır. CHP'yi çok iyi bilen insanlardır. Hakkari tablosunda ne vardı? Beni dinlemeye gelmiş Hakkarililer yüzünden İzmirliler küsecek mi? Yani bana orada taş, sopa atılması İzmirlilerin hoşuna mı gidecekti?'' dedi.
İzmir'den aday olan Binali Yıldırım'ın çok iddialı olduğunun hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''Bir yere 'benim kalemdir' demek doğru değil zaten. Eğer böyle bir ifade kullanırsanız, insanların oyunu çantada keklik gibi görmüş olursunuz. Hayır, öyle bir şey değil. Biz bilgimiz, birikimimiz, dünyaya ve insana bakışımızla o bölgede sempati topluyoruz. İzmirli, 'Beni en iyi anlayan, en iyi tanıyan, benim bakış açımla dünyaya bakan parti CHP'dir' diyor, oyunu bize veriyor. Bizden daha iyi bir parti varsa oyunu gidip oraya verecektir. Ama eminim İzmir, yapılan tüm baskılara rağmen göreceksiniz CHP'ye yoğunlaşacaktır.''
Kılıçdaroğlu, ''Başbakan Erdoğan art arda projeler açıklıyor. İstanbul için çılgın projeler açıklandı. Binali Yıldırım, İzmir ile ilgili 35 proje olduğunu söyledi. Ankara'da da projeler var. Bu projelerle ilgili neler söyleyebilirsiniz?'' sorusuna, şöyle cevap verdi:
''İhale projeleri. İnsan projesi yok ki. Onların projelerinde insan nerede? Diyarbakır'da bir kadın 4 çocuğuna sabah kahvaltısı veremedi diye intihar ediyorsa, bu intiharı ortadan kaldıracak, o insanların karnını doyuracak, onlara güvence sağlayacak bir proje var mı? 'Ben ihaleyi kime veririm, kanal yapacağım ve onun ihalesini kime vereceğim?' Tamamen ranta dönük projeler. Bizim bütün projelerin temelinde insan ve insanın mutluluğu var.''
CHP'nin çevre politikaları konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, en çevreci partinin kendileri olduğunu belirterek, derelerin kardeşliğine inandığı için çevrecilere destek verdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, partisinin çevrecilere her zaman destek olduğunu, Yuvarlakçay'da olan eyleme de bizzat katıldığını kaydetti.