CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlık koltuğuna oturduktan sonra verdiği mülakatlarda, daha sonra da referandum mitinglerinde başörtüsü sorununu çözme vaadinde bulundu ve çalışmalara başladıklarını açıkladı. Yeni yönetim ile birlikte Bilim Yönetim ve Kültür Platformu Başkanlığı'na getirilen sosyoloji profesörü Sencer Ayata, konu ile ilgili rapor hazırlamakla görevlendirilirken, tepki çeken taslağı Kılıçdaroğlu sahiplenmedi. Çalışmada birbiri ile taban tabana zıt öneriler bulunması da dikkat çekti. Bilim Yönetim Kültür Platformu Başkanı Prof. Dr. Sencer Ayata ve ekibince hazırlanan çalışmaya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay'ın "Rapor yok" demesi dikkat çekiyor. Kelime oyunu yaparak böyle bir rapor/çalışma hazırlanmadığını ifade eden ikili, rapor ile ilgili gelen tepkileri bastırmaya çalışıyor.
SAHİPLENMEDİLER
CHP milletvekilleri ve MYK üyeleri ile Bolu Büyük Abant Otel'de iki gün sürecek bir çalışma toplantısı yapan Kılıçdaroğlu, "Bazı gazetelerde CHP'nin başörtüsü raporuna ilişkin haberler yer aldığını" hatırlatan gazetecilere, "Daha ben bir rapor görmedim" yanıtını verdi.
Okay ise MYK toplantısından sonra yaptığı açıklamanın basın tarafından 'rapor' olarak algılandığını iddia etti. Okay, "MYK toplantısına, herhangi bir şekilde başörtüsüyle ilgili yapılmakta olan çalışmaya ilişkin ne bir taslak ne bir rapor sunuldu" diye konuştu.
ÇELİŞKİLER YUMAĞI
Anayasa değişikliği yapılarak YÖK'ün kaldırılmasını ve üniversitelerin akademik, idari ve mali açıdan özerk hale getirilmesini savunan çalışmada, AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın kararları dışında bir çözüm yolu bulunması gerektiğine vurgu yapılarak kırmızı çizgiler çiziliyor. Bu da sorunu çözmekten çok çözümsüzlüğü getiriyor. Başörtüsünü dini özgürlük değil kişisel özgürlük olarak ele alan çalışmayla, dini gerekçe gözardı ediliyor. Başörtüsünün inanç temelinde ele alınması durumunda ise sorunun çıkmaza girme ihtimaline dikkat çekiliyor. Başörtüsü konusunda, hizmet alan ile hizmet veren arasında net ayrım yapılması istenen ve üniversitelerde özgür bırakılırken kamusal alanda yasağın sürmesi gerektiği belirtildi. Bu da uzun yıllardır süren tartışmalara son vermek yerine sürmesine neden olacak bir tutum olarak değerlendirildi.
CHP'NİN YOK DEDİĞİ ÇALIŞMA
Bilim Yönetim ve Kültür Platformu (BYKP) Başkanı Prof. Dr. Sencer Ayata tarafından hazırlanan ancak partinin genel başkanı ve başkan yardımcısı tarafından reddedilen çalışma, birbirine taban tabana zıt önerilerle dikkati çekiyor.
Anayasa değişikliği yapılarak YÖK'ün kaldırılmasını ve üniversitelerin akademik, idari ve mali açıdan özerk hale getirilmesini savunan çalışmada yargı kararları, hukuk tanımlamalarının dikkate alınması önerisinde bulunuluyor. AİHM'in, Anayasa Mahkemesi'nin ve Danıştay'ın kararları hatırlatılan çalışmada, yapılacak yasal düzenlemelerin birbiri ile çelişmemesi gerektiğine vurgu yapılıyor.
Bunların hepsi çarkçı
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş: Sadece genel başkanları değil bunların hepsi çarkçı. Kılıçdaroğlu, Sencer Ayata'ya talimat veriyor. Ayata hazırlık yapıyor. Bu basında yer alıyor. Parti Meclis'indeki ihtilaftan dolayı inkar ediliyor. CHP açık denizde kaptansız bir gemi gibi. Her üflemeyle yön değiştiriyor. Basına yansıyan özet raporda konuya özgürlük açısından bakmaları güzel."
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ: CHP'de başörtüsü ile ilgili bir bir belirsizlik yok. CHP'de bir manevra ve istismar söz konusu. Kılıçdaroğulu'nun bakıp değerlendirdiğimizde başörtüsü çözme iradesi değil bunu istismar etme örneklerini görüyoruz. CHP başörtüsü sorununu gündeme getirip istismar konusu yapmaya çalışıyor. MHP, BDP tamam diyor. Sadece tamam demeyen CHP var uzlaşmayan tek parti CHP'dir."
Topu taca atmayalım
CHP'nin başörtüsü konusunda hazırladığı belirtilen rapor taslağını eleştiren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Konuştuğumuz konu; üniversitelerdeki öğrencilerin, reşit olmuş, 18 yaşını geçmiş, artık kendi iradesi ile üniversite eğitimi alırken, kıyafetini de belirleyecek olan kızlarımızın yasaklardan kurtulmasıdır, topu taca atmayalım. Bunun üzerinde konuşuyorlardı şimdi ipe un sermek için kırmızı çizgiler, mavi çizgiler yeşil hatlar, kurtarılmış bölgeler... Bunlarla ortaya çıkıyorlar" dedi. "Masaya elbette oturulur" diyen Arınç, "Ama ne yapacağınızı söylemeniz lazım. 'Biz geldiğimizde bu iş çözülecek' derseniz, sizin geldiğinizde belki ben 120 yaşında olacağım. Yani o günü beklemeye benim vaktim müsait olmayabilir" dedi.