TBMM Genel Kurulu'nda
g
ergin başlayan görüşmelerde DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli'nin kürsü önünden ayrılmaması üzerine Başkanvekili Pakdil oturuma ara verdi.Kamuoyunun gündemini uzun süredir meşgul eden üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişiklik teklifinin TBMM Genel Kurulu'ndaki birinci tur görüşmeleri başladı. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçilmesinden önce AK Parti ve MHP'nin, Genel Kurul gündemine ilişkin grup önerileri görüşülerek kabul edildi. Genel Kurul gündeminin birinci sırasında yer alan Vakıflar Kanunu'nun görüşmeleri, komisyon ve hükümet katılmadığı için ertelendi.
Anayasa değişiklik teklifinin görüşmelerine geçilmesinden önce CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Başkanlık Divanı'na yazılı başvuruda bulunarak görüşmelerden önce Anayasa'nın 2., 4. ve 105. maddeleri açısından teklifin görüşülmesine yer olup olmadığı hakkında usul tartışması açılmasını istedi. Sav'ın usul tartışması açılmasına ilişkin önergesi Genel Kurul tarafından kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda daha sonra Anayasa değişiklik teklifinin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Pakdil, teklifin tümü üzerinde CHP grubu adına Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, DTP grubu adına Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, MHP grubu adı
Ayşe Nur Bahçekapılı'nın konuşacağını söyledi.
Pakdil, kişisel konuşmalar için ise yapılan başvurular arasından kura çekeceğini belirterek, kura çekme işlemine başladı. Bu sırada kürsü önüne gelen DSP Eskişehir Milletvekili İçli, kişisel konuşmalar için ilk başvuruyu kendisinin yaptığını belirterek, Pakdil'i içtüzüğü ihlal etmekle suçladı. İçli'nin söz istemesine rağmen kura çekme işlemini tamamlayan Pakdil, kurada Tayfun İçli'nin ismini de çekti. İçli'nin itirazları buna rağmen son bulmadı ve Pakdil'in uyarılarına rağmen İçli kürsünün önünden ayrılmadı. Pakdil, konuşmasını yapmak üzerine CHP Grup Başkanvekili Okay'ı kürsüye çağırdı. Ancak Okay, tartışmaların devam etmesinden dolayı Pakdil'in 3 kez çağrı yapmasına rağmen kürsüye gelmedi. Bunun üzerine Pakdil, DTP Diyarbakır Milletvekili Tuğluk'u kürsüye çağırdı. İçli'nin itirazlarını sertleştirmesi üzerine Pakdil, İçli'yi, "Parmağınızı sallayarak başkanlık divanına hitapta bulunmayın. Sükuneti bozuyorsunuz, beni başka bir müeyyide uygulamaya mecbur bırakmayın" sözleriyle uyardı. Pakdil, daha sonra oturuma ara verdi.
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI KUZU'NUN 'UTANMIYOR MUSUNUZ?' SÖZLERİ TARTIŞMALARA NEDEN OLDU
Teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, bu teklifin, ardından bir çok şeyi tetikleyebilecek bir fünye mahiyetinde olduğunu, kabul edilmesi durumunda diğer taleplerin nerede duracağını hiç kimsenin garanti edemeyeceğini öne sürdü. Teklifin, karşı devrim yanlılarını cesaretlendirecek, yeni bir konuma taşıyacak içerikte olduğunu kaydeden Okay, Anayasa'nın değiştirilemez hükümlerini arkadan dolanarak değiştirmeye yönelik olduğundan teklifin yok hükmünde olduğunu öne sürdü. Okay, teklifin Anayasa Komisyonu'ndaki görüşmeleri sırasındı Komisyon Başkanı Burhan Kuzu'nun ilk dört maddeyle ilgili teklifin açıkça getirilemeyeceğini söyleyerek arkadan dolanarak bunu yapma niyetlerini itiraf ettiğini belirtti. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in ise 'Bu, Anayasa Mahkemesi'ne, bunlar bu iş için getirildi, demek noktasında delil hazırlamaktan ibarettir' şeklinde konuştuğunu hatırlatan Okay, Çiçek'in bu sözleriyle kendi niyetlerinin Anayasa'nın değiştirilmez hükümlerinin arkasından dolaşmak olduğunu kabul ettğini öne sürdü.
ÇİÇEK: "KİMSE LAİKLİĞE OLAN İNANCINI BAŞKA MAKAMA ONAYLATMAK ZORUNDA DEĞİL"
Okay'ın konuşmasının ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, konuşmada adının geçtiğini belirterek söz istedi. Okay'ın, Anayasa Komisyonu'nda yaptığı bir konuşmanın içinden, önünü arkasını çıkarak şark kurnazlığı yapmaya çalıştığını belirten Çiçek, komisyonda yaptığı konuşmayı Genel Kurul'a tekrarladı. Bu türlü saptırmaların geçmişte de hep olduğuna işaret eden Çiçek, "Adeta biz laikliği neresinden aşarız diye karar vermişiz. Bu ülkede hiçkimse kendi düşüncesini, laikliğe olan inancını bir başka makama onaylatmak zorunda değildir. Bunu onaylayacak makam da CHP değildir" diye konuştu.
Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu da Okay'ın sözlerine cevap vermek için söz istedi. Teklifin görüşüldüğü Anayasa Komisyonu toplantısında 11 saatlik süre içinde herkese söz verdiğini anlatan Kuzu, Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in kendisine söz verilmediği eleştirisinde bulunduğunu hatırlatarak, "Yaşına başına bakıyorsun, insan üzülüyor. 7 sayfalık konuşma sayın Genç'e ait. Bir ara kayboldu, akşam geldi. Tam geldiği anda ben toplantıyı bitirmiştim" diye konuştu. Toplantıda yer sorununun da yaşandığına
işaret eden Kuzu, komisyon üyelerinin oturmaları gereken sandalyeye oturan Genç'in 'gücün varsa beni kaldır' dediğini hatırlattı. Kuzu, "Benim gücüm yok. Senin yaşına başına bırakıyorum dedim" şeklinde konuştu. CHP sözcüsü Okay'ın, teklifin laikliğe aykırı olduğu iddialarını anlamakta güçlük çektiğini ifade eden Kuzu, "Şurada anlatılanlara bakıyorum, kitaba bakıyorum, arkasına bakıyorum. 28-30 yıllık Anayasa hocasıyım anlamıyorum. Böyle birşey olsa önce ben karşı çıkarım" dedi. Kuzu, Okay'ın Komisyon'da kullandığı ifadeleri saptırdığını belirten Kuzu, Okay yerine yanlışlıkla Manisa Milletvekili Şahin Mengü'nün ismini kullanarak, "Sayın Mengü ayıp olmuyor mu. Utanmıyor musunuz bunları söylerken?" diye konuştu. Mengü'nün 'bana terbiyesiz diyemezsiniz' şeklindeki tepsini üzerine Kuzu, "Size terbiyesiz demedim. Ne güzel valla. Utanmıyor musunuz sözü terbiyesiz anlamına gelmez. Konuşmayı sizden öğrenecek değilim. Gerçekler acı geliyor değil mi?" dedi. Kuzu, Mengü'ye, 'yanlış kitap okuyor, yanlış söylüyorsunuz.
8 kitap yazdım onları oku' çağrısı yaptı. Kuzu, konuşmasının ardından Hakkı Süha Okay yerine yanlışlıkla Mengü dediğini söyledi.
"118 DEĞİL BİN 600 KİTAP YAZSA KİMSE İTİBAR ETMEZ"
Kuzu'nun konuşmasının ardından söz alan Mengü, insanların üslübunu kalitesinin göstereceğini ifade ederek, "Neyine cevap vereyim. Ne söylediğinin farkında değil. Bu üsluptaki bir adam 118 değil bin 600 kitap yazsa kimse itibar etmez" dedi.
Grup Başkanvekili Okay ise kullandığı sözü Burhan Kuzu'ya iade ettiğini söyledi. Kuzu'nun kendi ismini kullandığını öne süren Kamer Genç de Başkanvekili Pakdil'den söz istedi. Kuzu'nun Anayasa profesörü olduğunu ifade eden Genç, "Bizde Anayasa profesörü çok" dedi. Anayasa Komisyonu toplantısında yaşanan yer sorununa işaret eden Genç, Komisyon üyesi olmayan milletvekillerinin komisyonlara girerek söz alabildiklerini belirtti. 1980'li yıllardan beri parlamentoda görev yaptığını kaydeden Genç, Cumhuriyet'in
değerleri üzerinde çok hassas bir insan olduğunu vurguladı. Komisyon Başkanı'nın dışarıdan gelecek milletvekillerine yer ayarlaması gerektiğini kaydeden Genç, "Milletvekiline bir odacı gibi muamele yapılmaz. Bu arkadaş Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapacak kapasitede değil. Tezini nerede aldığını da bir incelemeyeceğim. Kariyerini nasıl kazandığını incelemem gerekir. Ben içtüzüğe uygun davranıyorum. Bana karşı bundan sonra dikkatli ol sayın Kuzu, yoksa haddini bildiririm" ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Pakdil, Burhan Kuzu'nun ilmi kariyerinin ortada olduğunu belirterek ilmi kariyeri ispat yerinin Genel Kurul olmadığını söyledi ve Genç'i daha dikkatli bir üslup kullanması için uyardı.
Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu ise Genç'e, "Türkiye'de 15 Anayasa hukukçusundan biriyim. Dünya çapında atıf almış bir bilim adamıyım" şeklinde karşılık verdi.