CHP TBMM Grup Toplantısı

Genel Başkan Kılıçdaroğlu: (2)

TBMM (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dört eski bakanla ilgili TBMM Genel Kurulu'nda yapılacak oylamaya ilişkin AK Parti'li milletvekillerine seslenerek, "Türkiye'nin itibarını koruyun, TBMM'nin itibarını koruyun, 'bu parlamento yolsuzluk dosyalarını kapattı' diye düşünceyle anılmasın Türkiye'de ve dünyada. Her yolsuzluğun üzerine kararlılıkla giden bir parlamento kimliğini ortaya koyun" dedi. 

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, dört eski bakanla ilgili TBMM Soruşturma Komisyonu'nun kararına değindi. 

Savcılığın "hangi bakanın ne kadar rüşvet aldığına" dair bir rapor hazırlayarak, komisyona gönderdiğini bildiren Kılıçdaroğlu, rapordaki bakanların aldığı iddia edilen rakamları ve tarihlerini okudu. 

Zafer Çağlayan'a ait bölümde bir de piyano bulunduğunu ancak rakamın açıklanmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Herhalde piyanoyu büyük bir ihtimalle Sayın Köylü'le armağan etmiştir, komisyon başkanı. Komisyon başkanına da o kadar düşsün yani, o kadar emek harcadı bunları beraat ettirmek için, ona da bir piyano versinler ne olacak?" diye konuştu. 

Diğer iddiaları da açıklayan Kılıçdaroğlu, en masumun ise Egemen Bağış olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "O yüzden herhalde bu hakara makarayla idare etmeye başladı" ifadesini kullandı. 

"Hafızalardan silinmesin" diye bunları aktardığını belirten Kılıçdaroğlu, "bunların delili yok" dendiğini söyledi. 

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Fotoğraf var, para var, para kasaları var, aldıkları paralarla satın aldıkları gayrimenkuller var, banka hesapları var, bütün bunların hepsi var. Diyorlar ki 'yeterli delil yok.' Daha ne olsun, bunlardan birisi de kalkmış diyor ki 'bakanların her şeyi kabul ettiklerini varsaysak bile suç işlediklerine dair bende hiç şüphe oluşmadı.' Yani adam kabul ediyor, 'ben rüşvet aldım' 'hayır sen almadın bende bir kanaat oluşmadı' diyor. Ne söylemişti, bu rüşvet yiyen bakanlardan bir tanesi Rıza Sarraf'a 'senin önüne yatarım' demişti, bu da herhalde aynı yatma teranesi ile gidecek, öyle anlaşılıyor."

Hakkı Köylü'nün 13 Ekim 2014 tarihinde Maliye Bakanlığı'na bir yazı yazarak, dosyanın incelenmesi için bir uzmanın bilirkişi olarak gönderilmesini istediğini aktaran Kılıçdaroğlu, iki gün sonra bir uzmanın görevlendirildiğini vurguladı. 

Uzmanın "Eski bakanın kendileri, eşleri ve çocuklarının mal varlıklarının, gelirleriyle orantılı olup olmamasına" bakmasının istendiğini savunan Kılıçdaroğlu, bilirkişinin raporunda gerek Zafer Çağlayan, gerekse diğer bakanların, mal varlıkları ile gelirleri arasında ciddi bir orantısızlık olduğunu tespit ettiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, uzman bilirkişiyi isteyenin kendileri olmadığını söylerken, "Gidip araştırıyor ve yolsuzluk olduğuna dair raporunu başkana veriyor. Şimdi diyorlar 'delil var mı?' Senin bakanın onun görevlendirdiği kişi, bunlar ne kadar para ödemişler, hangi bankada ne kadar paraları var, hangi gayri menkulü ne zaman almışlar, bütün bu ayrıntıların hepsi yazılıyor" dedi.

Uzmanın raporunun sonunda "gelirlerle mal varlığı arasında orantı yoktur" dendiğini de dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Ne demektir bu, 'burada yolsuzluk var' demektir. Bunun üzerine oturuyorlar, önce 22 Aralık'ta büyük bir olasılıkla 3 kişiyi Yüce Divan'a göndereceklerdi, araya birileri giriyor, toplantı erteleniyor sonra 'efendim burada suç unsuru yoktur.' Bu kararı verenler de ahlak var mı? Emin olun, yok, ahlakın kırıntısı da yok. Din iman var mı? Samimi söylüyorum, din iman da yok. Vicdan var mı? Vicdan da yok. Allah sevgisi, kul sevgisi; bunlar da yok. Hırsızlık yapılıyor açıkça. Bize deniyor ki 'hırsızı biz koruduk, siz de ses çıkarmayın.' Nasıl ses çıkarmayacağız? Şimdi Genel Kurul'a gelecek, büyük bir ihtimalle şöyle bir mizansen; televizyonun yayın yapmadığı bir güne getirecekler dosyayı, 'millet öğrenmesin' diye. Madem suçsuz, niye korkuyorsunuz? Çünkü hırsızlıkları ortaya çıkacak, ama biz sonuna kadar bu davayı sürdüreceğiz, bu bizim namus görevimiz, bu millete verdiğimiz sözdür. Ahlak için, vicdan için, tüyü bitmemiş yetim hakkı için yapacağız bunu. Eğer bunu yapmazsak Türkiye ağır bir fatura ödeyecektir."  

Geçen geçen konuşmasında, genel kuruldaki Yüce Divan oylaması sırasında "vicdanınızı dinleyin" diye AK Parti'li milletvekillere seslendiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin itibarını koruyun, TBMM'nin itibarını koruyun, 'bu parlamento yolsuzluk dosyalarını kapattı' diye düşünceyle anılmasın Türkiye'de ve dünyada. Her yolsuzluğun üzerine kararlılıkla giden bir parlamento kimliğini ortaya koyun" diye konuştu.

 

-Emekli, dul ve yetimlere yapılan zamlar

 

Emekli, dul ve yetimlere yapılan zamlara da değinen Kılıçdaroğlu, "Onlar malı götürüyorlar. Emekliye dönüp bakıyorum nesi var? Yetim aylıklarına yapılan zam; 6 lira 99 kuruş. Ne büyük bir para, lütfetmişler. Dul aylıklarına 9 lira 32 kuruş, 600 lira aylık alana 13 lira 98 kuruş, 800 lira aylık alana 18 lira 64 kuruş, bin lira alana 23 lira 30 kuruş, bin 47 lira emekli aylığı alana yapılan zam 24 lira. 700 milyarlık kol saati takıyor, dosyası kapanıyor senin dosyasını ben açıyorum, emeklinin dosyasını ben açıyorum, senin hakkını ben savunuyorum, sonuna kadar savunacağım, savunmak benim görevimdir" değerlendirmesini yaptı. 

 Emeklilikte Yaşa Takılanlar Platformu'nun salonda olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, onların da sorunlarını bildiklerini ve onlarla ayrı bir toplantı yapacaklarını bildirdi.

Kılıçdaroğlu, anayasasında sosyal devlet yazan bir ülkede hiç kimsenin açlığa, işsizliğe, gelirsizliğe, yoksulluğa mahkum edilemeyeceğini kaydetti.

 

-"Emeklilere sözüm söz..."

 

Emeklilerin sorunlarına ilişkin, tüm emekli derneklerinin katılımıyla  bir toplantı yaptıklarını ve 12 maddede görüş birliği sağladıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, daha önce açıkladığı bu maddeleri yeniden dile getirdi. 

Emeklilerin sağlıklı bir intibak yasası, sağlıkta katkı payı alınmaması, dini bayramlarda bir maaş ikramiye, banka promosyonu alma, refahtan pay alma, sendika kurma hakkı gibi talepleri olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bütün emeklilere sözüm söz, 12 madde, seçim bildirgesinde aynen yer alacak. Emeklinin hakkını 12 yılda kimse savunmadı, hep sırtlarını döndüler sana. Senin şimdi bir görevin var; Haziranda seçim var, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne sırtını döneceksin, karşıya bakacaksın altı oku göreceksin. Bağımsızlığı, insan haklarını, özgürce yaşamayı göreceksin orada. Herkesin mutlu bir şekilde yaşadığı Türkiye'yi göreceksin. Hedefimiz bu. Bu hedefe kilitlendik, yolumuzu böyle sürdüreceğiz."  

 

-Abbas'ı karşılama töreni

 

Bugün ayrıca KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, 3. ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Bir yiğit insan, bir mücahitti" diye tanımladığı Denktaş'ı saygıyla andığını söyledi. 

Kılıçdaroğlu, toplantıdan ayrılırken, gazetecilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı karşılaması sırasında, tarihteki 16 Türk devletinin askeri kıyafetlerini giyen askerlerin de karşılamada yer almasını sorması üzerine, "Benim muhatabım değil" yatını verdi. 

(Bitti) 

Politika Haberleri

Türkiye Genelinde 199 Yeni Noterlik Açılıyor
YENİ PARTİ’DE İSİM DEĞİŞİKLİĞİNİN FATURASI BELLİ OLDU
"HİÇBİR ÖLÜM KARANLIKTA KALMAYACAK"
CHP'de Sürpriz Aday Senaryosu: İki Yeni İsim Gündemde!
İki Partiyi Ziyaret Etti, Ereğli’de Kulisler Karıştı