Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, “Cengiz Han ve Moğollar” anlatıldı.
Konuşmacı Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, İslâm tarihi ile Türk tarihini karşılaştırmalı olarak dile getirdiği anlatımında, Turanî milletlerin kabile, oymak, aşiret ve beylerden oluşan küçük devletçikler halinde yaşadıklarını belirterek bunların, 400 sene sürecek olan Hun Konfederasyonu altında birleştirildiklerini söyledi. Daha sonra ise bir Türk boyu olan ve Bümin Kaan tarafından Göktürk Devleti (552-744)’nin kurulduğunu kaydeden Dr. Mustafa Güçlü, İslâm ordularının Kafkaslara geçişinin Hazar Devleti’nin iyi savaşan askerlerden oluşan birlikler tarafından engellendiğini ifade etti. Emeviler ile Göktürler arasında 70 sene sürecek bir mücadelenin de yaşandığını dile getiren Dr. Güçlü, Müslümanlar ile Göktürklerin karşılaşmaları sonucunda Emeviler döneminde Türk ismine Türkî, Müslüman olanlarına da Türkî iman (Türkmen) dendiğine işaret ederek “Türk adı Turanî milletlerin üzerinde bir kimlik olarak kaldı” dedi. Şimşek, yıldırım ve cehennem savaşçıları anlamına gelen Tatarların, at üstündeyken her yönden son derece iyi ok atabilen savaşçı bir topluluk olduğuna dikkati çeken Güçlü, Tatar atlılarından oluşan çok mukavemetli bu vurucu güçlerin Çinlilere karşı savaşlarda önemli görevler ifa ettiklerini belirtti. Talas Meydan Muharebesi (751)’nde Türkler ile Abbasilerin birleşmeleri sonucunda Çinlilerin yenildiğini ve Abbasiler tarafından, savaşçı bir millet olan Türkler için Samara şehri kurulduğunu ve Türklerin, İslâm dini ve Müslümanlarla böylece tanışma imkânı bulduklarını hatırlattı. Bu savaşta Müslümanlığı yakından tanıma fırsatı bulan Türklerin, daha sonra Karahanlılar (920-958) döneminde Saltuk Buğra Han’ın hükümranlığında toplu olarak Müslümanlığı kabul ettiklerini söyledi.
TARİHİN EN BÜYÜK İMPARATORLUĞU
Siyasetçi, asker ve han olan Cengiz Han’ın, Camuka ve Tuğrul Han’la olan aralarındaki mücadelelerden sonra Moğol kabilelerini buyruğu altında birleştirerek dünya tarihinin en büyük imparatorluğu olan Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu olduğunu kaydeden Güçlü, “Cengiz Han, liyâkata bağlı olarak oldukça güçlü bir ordu kurmuş ve en başarılı ordu lideri olarak tarihe geçmiştir” dedi. Cengiz Han’ın asıl isminin Timuçin olduğunu ve bugünkü TSK’nın da teşkilat yapısını oluşturan bir ordu ve askerî teşkilat sistemi kuran Timuçin’in, Naymanlar, Uygurlar, Merkitler, Tatarlar, Moğollar ve Karaitler’den oluşan Orta Asya’daki konfederasyonları birleştirmek suretiyle dünyanın bitişil sınırlara sahip en büyük imparatorluğunu kurduğunu belirten Güçlü, “Timuçin iken 1206’da tahta çıkarak “Cengiz Han” olan ve 1227’de ölen Cengiz Han’ın, Asya’yı birleştirmesiyle sınırlar ve gümrükler kalkmış, Asya’daki iktisadi yapı değişmiştir. Halklar arası ticaret artmıştır. Hem Asya hem de Avrupa’daki sınırları sayesinde iki kıta arasında bilgi ve tecrübe akışını, kısa bir süre de olsa, sağlamıştır.
Hülagü Han döneminde Bağdat’ın yakılması, İslam ve dünya tarihini teknolojisini ve bilimini ileri götürebilecek çok önemli eserlerin yok olmasına sebep olmuştu” dedi.