İstanbul Şişli’de 2000 yılında evinde boğazı kesilerek öldürülen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay soruşturmasında, yıllar sonra adli tıp teknolojilerinin gelişmesiyle çok önemli bir eşiğe ulaşıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, zamanaşımı riskine karşı raftan indirilen dosyada mühürlü delilleri ve genç kızın olay günü üzerinde bulunan kıyafetlerini yeniden incelemeye aldı.
Adli Tıp Kurumu’nda son teknoloji imkanlarla yürütülen hassas kriminal çalışmalarda, Çağla Tuğaltay’ın şortunun iki ayrı bölgesinde biyolojik izler tespit edildi. İnceleme raporuna göre yabancı bir erkeğe ait olan bu DNA örneklerinin, şortun bel bölümündeki lastik alanında ve paça kısmında yer aldığı kaydedildi.
Şorttaki Biyolojik İzler Tırnaktaki Profille Eşleşti
Soruşturmayı derinleştiren kilit detay ise geçmiş verilerle yapılan karşılaştırmada ortaya çıktı. Çağla Tuğaltay’ın tırnak aralarında 2013 yılında yapılan adli incelemede yabancı bir erkeğe ait şüpheli DNA profili çıkartılmış ancak veri tabanında eşleşme sağlanamamıştı.
Yapılan son DNA analizi sonucunda; genç kızın şortunun lastik ve paça kısmından elde edilen yeni DNA örneklerinin, 2013 yılında tırnak aralarında bulunan erkek DNA profiliyle birebir uyumlu olduğu kesinleşti. Böylece cinayet dosyasındaki biyolojik deliller doğrudan tek bir şüpheli erkekte birleşmiş oldu.
Polis Katil Zanlısının Peşinde
Üç ayrı noktada (tırnak, şort lastiği ve paçası) aynı şahsa ait DNA profillerinin tescillenmesi üzerine Cinayet Büro Amirliği ekipleri operasyonel süreç başlattı. Soruşturmayı genişleten güvenlik güçleri, tespit edilen DNA profilinin sahibini bulmak ve eşleşme sağlamak amacıyla şüpheli havuzunu yeniden taramaya başladı.