Büyük Rezalet ve Küçük Bir Takım

Selman S. Akyüz

Konyaspor, Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşma Türk futbolunun güzelliklerini ve rezaletini gözler önüne serdi. Gelecek vaat ettiği söylenen genç bir teknik adam maç öncesi, Fenerbahçe’ye endeksli bir futbol oynamayacaklarını, kendi futbol doğrularını ortaya koyacaklarını söylüyor. Ve, “Konyaspor, ligi, Beşiktaş ve Trabzonspor’un önünde bitirebilir” diyor. İşte o an, şampiyonlar liginde önemli bir maç kazanan Fenerbahçe’nin, başına bela aldığını düşünüyorum. Konyaspor’un çekirdekçi taraftarının önünde, büyük maç başlıyor. Aman Allahım, yeşil beyazlı takım rakibine futbol dersi veriyor. Bugüne kadar kanatları kullanmayan, tek forvet oynatan Aykut Kocaman, Fenerbahçe’ye onlar gibi oynayarak karşılık veriyor. Murat Hacıoğlu’nun forvette neler yapabileceğini bu maçta herkes görüyor. Bütün takım harika oynuyor. İlk yarı iki gol atıyoruz. İlk yarının sonlarına doğru biraz çekiliyoruz. “Aman yapmayın” sesleri tribünlerde. “Yüklenirlerse gol yeriz”. İkinci yarıya “yıldızlar” uyanacak korkusuyla giriyoruz. Onlar uyanıyor ama futbol resitali devam ediyor. Ve hiç beklenmeyen bir şey oluyor. Buraya kadar, Konyaspor’un hocası, futbolcusu ve malzemecisinin alnından öpüyorum. Tebrik ediyorum. Gurur duyuyorum. Ama artık, Türk futbolunda hakem yönetimleri düzeliyor derken henüz olgunlaşmamış, büyük takımların yenildiği ve rezil olduğu durumları kabullenemeyen bir hakem müsveddesi, kendisini basketbol maçında zannederek elle atılan bir golü geçerli sayıyor. Karakter yoksunu bir futbolcu eliyle gol atıyor. Korkak bir yan hakem bayrağını sallayıp golü geçersiz saymaktan ödü kopuyor. Beceriksiz, eyyamcı bir orta hakem de bu golü geçerli sayıyor. İşte burası da rezalet. Diz boyu rezalet. Yok hayır! Boğazına kadar rezalete batmış Türk futbolunun ve Türk hakemliğinin resmi. Sonrasında ise “Ben büyük takım olacağım, Anadolu’nun en büyüğü olacağım” diyen Konyaspor’un küçük kafalı futbolcuları, bozguna uğramış, ama sahtekarlıkla bir gol atmış rakibine boyun eğiyor. “Hakem sizden yana gelin gol atın” diyorlar. Maç sonrası çok sinirlenen ve basın toplantısı düzenlemeyen Aykut Kocaman, bu rezalet nedeniyle teknik direktörlüğü bırakacağını söylüyor çevresindekilere. Biz de sonradan duyuyoruz. Dikkat edin. Konyaspor’u değil, teknik direktörlüğü yani futbolu bırakıyor tepki olsun diye. Kendini kurban etmek istiyor. Eğer bunda samimiyse hemen bıraksın. Karakterli, onurlu, Türk futbolunu düşünen biriyse hemen bıraksın. Ağzından çıktıysa ve kararlıysa yapsın. Anadolu futbolunun önünün açılmasına katkıda bulunur. Ama bunun adı çılgınlıktır. Bu saatten sonra onun gibi bir teknik adam, haksızlığa uğrayan futbolcularına psikolojik olarak maçtan kopmamayı öğretip, Konyaspor’u ligin en iyi 5 takımından biri yapmak için daha çok çalışır. Oyuncu değişikliklerinde ve motivasyon sağlama konusunda büyük hatalar yapsa da, Aykut Kocaman’ı ve futbolcularını tekrar kutluyorum. Konyaspor’a tarihinin en iyi futbolunu oynattığı için. İster Konyaspor’dan istifa etsin. İster teknik direktörlüğü tamamen bıraksın.