Büyük İskender’in Sandığı

Ümit Savaş Taşkesen

Hayatta, çocukluğunuzda hayalini kurduğunuz, olmak istediğiniz kişi misiniz? Olmayı planladığınız, hayal ettiğiniz yerde, işte misiniz? Değilse, hayatınıza yön veren, rol model oluşturan bir kahramanınız yok demektir…

Hepimizin hayat hikâyesini etkileyen kahramanlar vardır. Çocukken okuduğumuz kitaplarda kendimize rol modeller seçer, benimser, onun gibi olmak isteriz. Bazen isimlerimiz, kendimize yakıştırdığımız kahramanlarımızdan aldığımız lakaplarımız, karakter özelliklerimiz, konuşma tarzımız olur. Edamız, tavırlarımız, jestlerimiz, yürüyüşümüz hep onlar gibi olsun isteriz. Geriye dönüp baktığımızda, bir dönemdi, çocukluktu, geçti deriz ama hiç geçmeyen, iz bırakan kahramanlar, karakterler vardır. Hiç unut(a)madıklarımız vardır aradan geçen zaman içinde.

Bazen tarihin içinden seçeriz kahramanlarımızı, bazen kurgusal metinlerden ama illa ki hayatımızda, düşüncemizde, ruhumuzda mutlaka iz bırakmıştır. Hayatımıza yön verme noktasında bizde silinmez izler bırakan, kişiliğimizi mayalayan, yoğuran karakterler, çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde buluştuğumuz, kitapların arasında keşfettiklerimizden müteşekkildir.

Bunların bir kısmı kurgusal karakterken bir diğer kısmı gerçek hayat hikâyelerinde karşımıza çıkar gönül tahtımıza kurulur.  Üç oğul babası olarak çocuklarıma örnek alacakları, hem edebi anlamda nitelikli, kişilik anlamında rol model olabilecek biyografi kitapları arayışına girmemle başladı herşey. Özel Yetenekli Çocuklara eğitim veriyorken de bu tarz kitaplara olan ihtiyacı daha derinden hissettim. Düşünceleri kavi, zekaları kıvrak, gözleri ışıl ışıl olan bu çocukların bir kısmı, ellerinde ıvır zıvır kitaplarla vakit kaybediyorlar.

Gerek kendi çocuklarım gerekse diğer çocuklar için önerebileceğim kitaplarla ilgili bir araştırma yaptığımda eleğin üstünde kalacak nitelikte kitapların azlığına hayıflandım. Yayın anlamında bir çeşitlilik, nicel bir çokluk varken nitelik anlamında, en azından kendi aradığım standartta, çocuklar için yazılmış biyografi kitaplarına ulaşmakta sıkıntı çekiyorum.

Biyografiler hayat hikayelerinden süzülmüş, yaşamlarıyla bir çok insanı etkilemiş insanların yaşam tecrübelerinin aktarımını sağlar bize. Bazen, ideal rol model olarak, kurgusal karakterlerle, karakter eğitimi vermeye çalıştığımızda, zihin geri planda şöyle bir şey der kendine: Sonuçta hayali bir karakter. Bu tür davranışlar ancak kitaplarda olur! Yaşamış ya da yaşayan örnekler insan üzerinde daha derin izler bırakır.

Genel bir eğilim olarak gençlik ya da orta yaş dönemleri ve sonrasında biyografi okumalarına yöneliriz. Başkalarının hayatları çeker bizi. Okuyup etkilendiğimiz, ders alıp, anlattığımız anekdotlar biriktirir, altını çizeriz. Keşke daha önce bilseydim ya da okusaydım, farkına varsaydım hayatımı daha farklı kurgulardım o zaman dediğimiz şeyler arar, bulur, toplarız kitaplardan. Ancak iş işten, biz kendimizi değiştirme çağından çıkmışızdır. O yüzden, çocuklara, çocukluk dönemlerinde okumaları gereken biyografiler araştırdım.

İsmini herkesin bildiği ama kimsenin tanımadığı yerli ya da yabancı yazar, şair, sanatçı ya da düşünürler hakkında ciltlerce kitaplar yazılmış, özel sayılar çıkmış, makale ve inceleme yazılarına rastladım. Bin sayfasında yazarın eserleri, eser incelemeleri üzerinde durulmuş bir kitapta düşünürün bir paragrafta özetlenmiş hayat hikayesi dikkatimi çekti. Düşünceleri vardı çeşitli yönleriyle ele alınıyordu ama insan olarak, o düşünceyi ortaya koyan kişi yoktu!

Aristo, Büyük İskender’e hocalık yaparken, Kör Şair Homeros’un İlyada ve Odessa’sından bir derleme yapar. Seçkin bir derlemedir. İskender’e okur ve okutur. İskender, bu sırada 10-12 yaşları civarındadır. Okuduğu metinden, o kadar çok etkilenir ki, kendisine Aşil’i örnek alır. Onun gibi yenilmez bir savaşçı, kahraman olma düşüncesi o yaşlarda içine yerleşir. Bütün eğitimi ve yaşamına da bu motivasyon yön verir. Öyle ki, Asya Seferine çıktığında, Anadolu’ya geçtiğinde yanına en güvendiği adamlarını alır. Ordusundan ayrılır ve Aşil’in mezarını ziyaret eder. Daha ilginç olan bir detay ise, İskender’in ömrü boyunca girdiği savaş meydanlarında dahi yanından ayırmadığı bir sandık vardır. Bu sandığın içinde Aristo’nun kendisi için hazırlamış olduğu İlyada’nın el yazısı nüshası bulunmaktadır. Fırsat bulduğu zamanlarda okur. Sonunda, savaş meydanlarında hiç yenilgi yüzü görmeden, 10 yıllık bir zaman dilimi içinde o zamanki bilinen dünyanın büyük bir kısmını fetheder.

İskender’in hayat hikayesinde beni çarpan bir çok şey buldum. Ama en çok dikkatimi çeken şey, İlyada’yı okuduğu yaş ve kitabın onun üzerinde oluşturmuş olduğu, yaşamı boyunca süren etki. Çocuk edebiyatı üzerine, ulaşıp okuyabildiğim kitaplara baktığımda 10-12 yaş ve devamındaki yaş grubuna hitap edecek zengin içerik ve dil zevki veren biyografi kitaplarının yazılması ve sayılarının artması için çalışmalar yapılmalı. Bu yöndeki arayışım, okumalarım devam ediyor.

 

 

 

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.