Bütün Haklarımı Helal Ediyorum

Haşim Akın

Bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak bugüne kadar birçok krizi gördüm. Bankerler vardı batıp gittiler. Hayali ihracatla kim ne sömürdü bilmiyorum. Sonra bankalar batırıldı. Her defasında bizden birçok şey alıp gittiler. Hiçbirinde şahsi bir param yoktu. Ama biliyorum ki ucundan kıyısından bir yerlerinden benim de cebimden alıp onları kurtardılar.

Ben tüm bu soygunlardan dolayı, ilgili şahıslara hakkımı helal ettim. Kamu hakkı ne olur onu bilemem. Allah kendi katından nasıl bir hesap sorar ona karışmam. Ben kendi adıma olana söz söyledim.

Bu ülkede kimileri donsuz bir şekilde peştamalla yakalandı. Götürdüğü, kaçırdığı paranın miktarını kendisi de tam bilmiyordur. Ben ona da hakkını helal ettim.

Bir başkası da onun donsuzluğuna inat başka bir kisve ile götürdü. Hatta benim için çok ulvi değerleri ifade eden giyim ve söylemlerimle hırsızlığını yaptı. Diğeri donsuz götürürken bu bizden görünerek götürmüş dediler. Yanında değildi. Ortaklığım da olmadı.

Ne aldığını ne kazandığını bilmem. Onun bu işinde başka kimlerin gözü vardı, kimlerin parmağı oynadı onu da bilmiyorum. Ama donlu ve fonlu hırsızlara da hakkımı helal ettim.

Para ile ilgili konularda niçin bu kadar cömertçe helal edişimi merak edenler olacak. Biliyorum. Yazımın sonunda onu izah edeceğim.

Ebu Cehil’i hiç sevmedim ve hep nefret ettim. Her Müslüman gibi… Nemrut ve Firavun için de durum aynı… Benim rabbime inanmadıkları gibi Müslümanlara hayat hakkı da tanımadılar. İnanmama hakkını kullandıkları için de başkalarına hak tanımadıkları için nefret ettim.

Bir de nefretim ve tiksintimi hak eden başkaları var. Bir Müslüman olarak yüzümü kızartanlara hakkımı helal etmedim. Başkasına hak, hukuk, adalet derken arkadan kendi nefsine uyup şeytanın tasmasına kul olanlara, benim inanç değerlerimi rencide ettiği için hakkımı helal etmedim. Normal şartlarda benim Allah'a kul olma hakkım kadar onun da şeytanın izinde ve kuyruğunda olma hakkı var. Mesela Hindistan’da ineğe tapanlar benim için trajik / komik bir olaydır.

Dünyadaki sekiz milyar insanın hepsi de her şeyi bilen, gören, yaratan, yaşatan ve rızık veren Allah'a kul olmadılar. Hislerinin / hevalarının peşinde koşup gittiler. Bu insanların da hevasının peşinde koşma, bir kısım haramların tadına bakma, oraya burnunu sokma hakları vardı elbette. Ama bunu Müslüman görüntüsüyle yapıp imanlı insanları rencide etme hakları yoktu. Bunun için hakkımı helal etmedim.

Anadolu'da “tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır” derler devlet malı için. Tüyü bitmemiş yetim Müslümanın “işte sizinkiler!” diye istihzaya maruz kalacağı her türlü davranıştan dolayı uğradığım mağduriyetin hakkını helal etmiyorum.

Kim ne almış ne vermiş, neyi iade etmiş ne kadarını yemiş ne kadarını kusmuş beni ilgilendirmiyor. Onun hesabını DİN GÜNÜNÜ SAHİBİNE verecek.

Parasal konularda helal etme cömertliğimin sebebini merak edenler için;

Manisa'da “Şekerci Dede” namında bir zat varmış. Tanışmak, sohbetinde bulunmak nasip olmadı bize. Yaranlarıyla buluştuğu o küçük mekanına uğramak nasip oldu sadece…

Bir gün bir seveni gelir ve “dede bu gece benim ineği çaldılar” der. Dede hiç düşünmeden “Helal ediver evladım, helal ediver” diye cevap verir. Adam dedenin yanlış anladığını düşünüp biraz bekler. Bulduğu bir fırsatta “Dede! bu gece ahırdan benim ineği alıp götürmüşler” diye hikayesini ve yardım talebini iletir.

Dedenin cevabı değişmez; “Helal ediver evladım, helal ediver…” Adam içinden bir daha “La havle…” çeker. Sohbetin sonunda yaklaşıp daha kararlı bir sesle; “Dede! Bir ineğim vardı gece onu alıp götürmüşler.” diye hayıflanır. Üçüncü kez aynı cevabı alınca “Vardır bunda bir hikmet” deyip dedenin de uyuyabileceği bir sesle “Helal ettim öyleyse dede!” der.

Adam akşam biraz da üzüntüyle yatar. Sabah kalkar ki ineği kapının önünde direğe bağlanmış. Yani bir yerden kaçıp gelme değil. Bile isteye birisi kapının önüne bağlamış. Heyecanla iner, inceler. İnekte bir problem yoktur. Yani birisi onu özel olarak kapının önündeki direğe bağlamış, bırakıp gitmiş.

Adam buna çok sevinir ve koşarak bir solukta dedenin yanına gelir. Olanları anlatıp “Dedem! Ne olur söyle niçin bana hakkımı helal ettirdin. Helal ettim ve inek geldi. Bunu anlayamadım” der.

Dede, gayet sakince izah eder. “Evladım bunlar haramzadedir. Helal para yiyemezler. Allah onların hayatları sebebiyle onlara helal parayı nasip etmez. Mideleri helale alışkın değildir. Şayet sen haram etseydin bunu da yiyeceklerdi. Sen helal edince onların boğazına durdu ve yiyemeden getirip sana iade ettiler.”

Ben de helal para yemeyi kendilerine yasaklamış, milletin cebine göz dikmiş, harama alışmış ne kadar haramzade varsa hepsine mali konulardaki haklarımı helal ettim. Ama bazılarının bana yaşattığı utanç ve mahcubiyet için bunu demedim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.