Bugün Şivlilik

Konya’ya özgü bir gelenek olan Şivlilik bugün de günler öncesinden başlayan hazırlıklar ile hala kutlanmaya devam ediyor. Günler öncesinden hazırlıklarını tamamlayan vatandaşlar bugün Şivliliğin keyfini çıkarıyor

Yüzyıllardır Konya’ya has bir gelenek olarak devam eden Şivliliğe günler öncesinden hazırlanan vatandaşlar ve firmalar bu güne kampanyalarla girdi. Recep ayının ilk Perşembe günü kutlanan Şivlilik, vatandaşların yoğun ilgisi ile kutlanıyor. Adese olarak Şivlilik’te Türkiye’nin ve Konya’nın seçkin şekerleme, çikolata, gofret markalarına reyonlarında yer verdiklerini söyleyen Adese Genel Müdürü Sıtkı Erben, “Seçkin markaların ürünleri reyonlarımızda Şivlilik coşkusuna yakışır derecede indirimli fiyatlarla bir araya getirmektedir. Şivlilik ürünlerimiz, 13 Mayıs’tan itibaren özel reyon düzenlemeleriyle Konya’daki tüm mağazalarımızda yerini aldı. Şivlilik, bildiğiniz gibi, Konya’ya has bir gelenek. Ve hâliyle Şivlilik ürünleri İç Anadolu Bölgesi’ndeki Ankara, Aksaray veya Karaman gibi şehirlerde değil, Konya’da daha çok talep görüyor” dedi.

EN ÇOK SATAN 10 ÜRÜN

Şivlilik döneminde Şivliliğe konu olan ürünlerin satışları Konya’da ciddi bir şekilde arttığını belirten Erben, 14-24 Mayıs tarihleri arasında Konya bölge mağazalarında en çok satılan 10 Şivlilik ürünlerini de şöyle sıraladı: 1- Bifa Firuze kakaolu, 2-Nestle Şivlilik gofret, 3-Ülker çilekli, 4-Eti puf kakaolu, 5-Ülker Çokomilk sütlü, 6-Eti puf Hindistan cevizli, 7-Şölen mozzy kakao kaplamalı, 8-Eti puf renkli, 9-Şölen kakaolu fındık bar, 10-Ülker hobby mini.

ŞİVLİLİK NEDİR?

Üç ayların başlangıcı olan Receb ayının ilk perşembe günü kutlanan Şivlilik, Türkiye’de Konya’ya has bir gün olarak tarihteki yerini koruyor. Bugünde çocuklar ellerinde poşetler, keseler ile kapı kapı dolaşarak ‘Şivlilik, Şivlilik’ derler ve kendilerine verilen ikramları alırlar.

Regaip Kandili sabahında, Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz (sav) çocuklara olan aşırı sevgi ve merhameti sünnetini yaşatmak ve katledilen sevgili torunlarının gönüllerdeki acısını hafifletmek istercesine, çocukları sevindirmek, onların gönlünü almak, zengin fakir, yetim öksüz ayırt etmeksizin onlarla kucaklaşıp birliğin dirliğin barışın ve sevginin kaynağı olan Muhammed Mustafa’nın sevgisini, bu özel ay ve gecelerin önemini öğretmek ve taze dimağlara nakşetmek için bir vesile sayılmıştır. Şivlilik geleneği Konya’da üç ayların başlangıcı olan Recep ayının ilk günü yani Regaip Kandili’nden bir gün önce başlar ve kandil gününün akşamına kadar devam eder. Denilir ki; büyük mutasavvıflardan olan Ebûbekir Muhammed Şiblî bir Regaip gecesinde Cenab-ı Hakk’ın mü’minlere bahşettiği af ve merhametin büyüklüğüne şahit kılınmış ve sabahında bu müjdeyi her kapıyı çalarak Şibli’nin müjdesi olarak duyurmuş. Bu haberi alanlar Şibli’ye hediyeler sunmuşlar bu hediyelere “şivlilik” denilmiş, bu müjde her Regaip gecesi sabahında yaşatılmış ve zamanla adı “şivlilik” olmuş. Çocuklar şivlilik için özel olarak satılan fenerlerden alırlar ve akşam olunca fenerlerin mumları sönene kadar sokaklarda dolaşırlar. Kandil gününün sabahı erkenden kalkarak ellerinde kese ve storbalarla sokaklarda koşan çocuklar herkesin kapısını çalar ve hep bir ağızdan şu mâniyi söylerler;

Şivli şivli şişirmiş…

Akşam olup pişirmiş

İki çörek bir börek…

Şivliiiiii! Şivliii!

Ev halkı; çocukları bir ellerinde gül suyu diğer ellerinde, şekerler, kuru yemişler, kurutulmuş meyveler, helvalı bişi ile karşılar, onların ellerine başlarına gül Muhammed’in kokusunu saçar ve ikramda bulunup sevgi ile başlarını okşarlar. Ev sahipleri önceden şivlilik gününe özel olarak aldıkları yiyeceklerden çocukların torbalarına birer tane koyarlar. Eskiden şivlilik gününe özel olarak hazırlanan buğdayın kavrulması ile yapılan kavurgalar dağıtılırken bugün şeker, çikolata gibi hazır yiyecekler dağıtılmaktadır. Bu güne özel Konya’daki dükkânlarda şivlilik paketleri hazırlanır. Konya halkı paketlerden önceden alarak hazırlık yapmaktadır. Çocukların şivlilik toplamaları öğleye kadar devam eder, dolaşmaya yakın komşulardan başlanır, uzak semtlere kadar gidilir. O sabahın büyükler açısından taşıdığı değer ise daha başka olur. Hemen her evde “bişi” adı verilen bir hamur yiyeceği yapılır, pekmezle yapılan un helvası ile akraba ve komşuların bilhassa fakir olanlarına dağıtılır. Eskiden “bişi” yapılırken pek alışık olunmadığı için zeytinyağı yerine şırlan/şırlağan (susam yağı) kullanılır ve mutlaka perşembe günü pişirilip dağıtılırdı. Yapılması ve dağıtılması geciktirilmezdi. Bunun için Konya’da şöyle bir atasözü bile vardır. “Namaz geçtikten sonra şırlağan yağını başına dök.” Bu söz zamanında yapılmayıp geciktirilmiş işler için kullanılır. Özge Demirtaş-Memleket

Yerel Haberleri

TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA