"Bozkır'da Ayışığı"

Yazının başlığı bana ait değil. Geçen hafta eğitimci-yazar Burhan Yılmaz ile birlikte gittiğim Bozkır’da tanıştığım Filiz Kılıncel’in ilk kitabının adı.

Zeki Oğuz

Yazının başlığı bana ait değil. Geçen hafta eğitimci-yazar Burhan Yılmaz ile birlikte gittiğim Bozkır’da tanıştığım Filiz Kılıncel’in ilk kitabının adı. Filiz üniversiteyi bitirmiş, ilkin yüksek lisans yapmayı düşünmüş ama sonra vazgeçip babasının mağazasında çalışmayı tercih etmiş. Şimdi bir yandan müşterilerle ilgileniyor, bir yandan kafasında yeni öyküler kurguluyor. Bozkır’ı, Bozkır insanını anlatan öyküler.

“Bozkır’da Ayışığı”nı imzalayıp vermişti o gün. Dönüş yolunda okumaya başladım kitabı. Şehre indiğimizde yarılamıştım kitabı. Bir ilk kitabı bunca seveceğimi hiç tahmin etmezdim. Çünkü her ilk kitabın aksayan yönleri, kurgu zayıflıkları, tipleri yaratmadaki eksiklikler hemen göze çarpar.

Akıcı bir anlatımı var Filiz Kılıncel’in.

Ayışığı Filiz, anneannesi Hürü kadın, dedesi Hocaefendi. Köyde saygın bir yeri var Hocaefendi’nin. Aydın bir hoca. Kızı Hürü’yü de öyle yetiştiriyor ama köylerimizdeki bütün kadınlarımız gibi müthiş çileler çekiyor Hürü. Son sığınağı Dalamaz’daki yayla evi oluyor. Havalar ısınmaya başlayınca bu eve sığınıyor ve kar yere düşünceye kadar köye inmiyor. Alabildiğine doğaya ve özgürlüğüne düşkün biri. Bir o kadar da çocuklarına, torunlarına düşkün. Oğlunun evinde ruhunu teslim etmek isteyecek kadar da toplumsal geleneklere tutkun.

Ne yapıp edip “Bozkır’da Ayışığı”nı bulup okuyun. Bozkır insanının tutkularını, acılarını, sevinçlerini bulacaksınız bu uzun öyküde.
Burhan Yılmaz hoca Bozkırlılar Derneğinin başına geçeliden beri Bozkır için bir şeyler yapabilmek için çırpınıp duruyor. Şimdi bir Bozkır tanıtım cd’si hazırlamak için uğraşıyor. Bu çalışma bitince de Filiz’in kitabını film yapabilmek için çalışmaya başlayacak.

Geçtiğimiz Perşembe günü İl Tarım Müdürlüğünden bağcılık uzmanı Orhan Çoruh ve Burhan Yılmaz ile birlikte Bozkır yollarındaydık.

Orhan Çoruh Harmanpınar (Meyre) ve çevre köylerin muhtarlarına bağcılık konusunda bilgiler verecek, Burhan hoca ile ben de fotoğraf çekecektik köyün içinde. Daha önce hiç gitmediğim Meyre’nin ayrı bir önemi vardı benim için. Orası ünlü şairimiz, masal ustamız, eğitimcimiz Oğuz Tansel’in köyüydü.

Oğuz Tansel her şeyden önce bir Bozkır tutkunu. Bozkır’ın güzelliklerini yansıtır birçok şiirinde.”Mavu Boğaz” da olduğu gibi.

MAVU BOĞAZ

Kuşça Dağları’nın eteklerinde

Toprağa denize benziyor sabah
Irmak mavi köy mavidir
Siyah karakol mavi kanal
Orman yol köprü mavi
Yolcular maviymiş eskiden
Zulme karşı dağa çıkan

Erkinlik için yol kesen
Mavi eşkiyalar olmuş bir zaman
Kuş mavi ağaç mavi
Dağ mavi, aşk mavi
Dünya mavileşmiş burda
Mavi türküler aklımda

Belediyenin altında bir kahvede toplanmıştı Meyre’liler. Orhan bey konuşmaya başladı ama bir masada kağıt oynanıyor, bir masada şakır şukur okey oynanıyordu. Köylünün umurunda değildi bağ bostan. Sonra öteki köylüler uyardılar da bıraktılar oyunu.

Bütün Bozkır’da olduğu gibi Meyre’nin de ana geçim kaynağı elmacılık. Köylüler bu konuda hayli dertliler. Elmanın kasasını beş liraya kadar düşürmüşler ama yine de satılmıyormuş. Evlerin yanıbaşı çuvallar, kasalar dolusu elma yığılıydı. Çoğu ürünü de bahçede dalında ya da yerde bırakmışlar.

Meyre Bozkır’a 7 km. uzakta bir vadinin içinde çok geniş bir araziye sahip bir belde. Bu araziler yeterince değerlendirilemiyormuş. Elmacılık para etmeyince bazı bilinçli çiftçiler yeni ürün arayışlarına girmişler. Bağcılık da bunlardan biri.1970’li yıllarda filoksera hastalığı bağcılığa büyük darbe vurmasına rağmen Bozkır çevresinde önemli bir geçim kaynağı bağcılık. İlçe Tarım Müdürlüğünün kayıtlarına göre tarım alanlarının yüzde 13.74’ünde bağcılık, yüzde 8.67’sinde ise değişik cins elma üretimi yapılıyor.

Meyre bütün dağ köyleri gibi çok göç veren bir belde. Ekonomik koşullar büyük şehirlere göçe zorlamış belde halkını. Yıllar önce onbinlere varan nüfus günümüzde binin altına düşmüş. Siyasi olarak da muhalif olmanın sıkıntılarını yaşıyor Meyre. İş takiplerinde bürokratların ilk sorusu “hangi partidensin” oluyormuş.

Despot zihniyet burada da insanların karşısına çıkıyor. Kardeşim, sorunlarına çözüm isteyen yer sonuçta küçücük bir belde, ha a partili olmuş ha b partili. Ne olmuş yani?

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?