Tavşançalı’da terk edilmiş bir binada sanayi tipi buzdolabında ölen çocukları babasının gözyaşları dinmiyor. Ç:ocuklarının mezarı başında dua eden, bugüne kadar çoban maaşıyla gözü gibi baktığı çocuklarının hepsinin de hayattan kopmasının kendisini yıktığını ifade eden baba Mehmet Üçer, “Bu acının tarifi yok. Şimdi bizimle bu üzüntüyü paylaşan herkes evlerine gidecekler, olayı unutacaklar. Olan bana ve eşime oldu. Çocuklarım suda boğulsalardı yüzme bilmiyorlardı der, kabullenebilirdim, teselli bulurdum. Kuyuya düşselerdi “düştüler öldüler” diyebilirdim. Ancak o buzdolabında ölecekleri kimsenin aklına gelmez. Düşmanımız yoktu. Takdir böyleymiş” dedi.
EŞİM ÇOCUKLARI TEMBİHLERDİ
Çocukların hayatını kaybettiği binaya bugüne kadar hiç girmediklerini dile getiren baba Üçer, “Hep etrafında oynadılar. Eşim çocukları sürekli tembihlerdi. Çünkü Türkiye de günde 10 çocuk kayboluyor. Eşim çocuklarımıza ‘eğer bir araba gelir de size çikolata, sakız verirse kesinlikle almayın, arabalarına da binmeyin’ diye tembih ederdi. Böyle olacağı hiç aklımıza gelmezdi” diye konuştu.