Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, 33. Yılını dolduran Çumra Çiğköfte Gurubu’nda Balkanlar’daki Bosna-Hersek Devleti ve tarihini anlattı.
On beş günde bir dönüşümlü olarak bir kişinin evinde düzenlenen ve temeli 1982 senesinden Çumra’da atılan Çumra Çiğköfte Gurubu’nda, güzel dostluklar ve arkadaşlıkların kurulduğu bir sohbet gurubu olduğuna işaret eden Dr. Mustafa Güçlü, Bosna kelimesinin “iyi insanlar ülkesi” anlamına geldiğini belirterek “Gerçekten de isimleriyle müsemma bir topluluk. Fiziken de ve aklâken de güzel insanlar. Hâlim selimler, naif insanlar. Tam medeni insanlar” dedi. Boşnakların tarihteki atalarının da Hint-Avrupa milletlerinden İliryalılar olduğunu ifade eden Dr. Mustafa Güçlü, 961’lerde Boşnak’ların Bosna Krallığı adında bir devlet kurduklarını ve 1389’da 1. Kosova Zaferi’yle birlikte Osmanlılar’ın da Bosna Krallığına doğru dayandığını ve 1453’de Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesiyle birlikte Türklerin Balkanlar’da yerleşmeye başladıklarını kaydetti. Boşnakların, Hristiyanların “Tanrıyı sevenler” anlamında Bogomil mezhebinden olduğunu ve teslisi kabul etmeyen tevhidi bir inanca sahip olduklarını söyleyen Dr. Güçlü, orijinal hristiyanlığa inanan insanlar olarak Boşnaklar’ın, İslâm’dan önceki dönemin Müslümanları olduğunu söyledi.
Ahmet Gündüz’ün evinde gerçekleştirilen sohbette Bosna tarihiyle ilgili ilginç ayrıntılar veren Dr. Güçlü, Boşnak Kral Stefan’ın Osmanlı’ya katılma kararı verince Fatih Sultan Mehmed tarafından, 1463’te Bosna’nın fethedildiğini ve Anadolu’dan Larende’den (Konya-Karaman) nüfus iskânında bulunduğu için Bosna’nın hızla Müslümanlaştığını söyledi. Güçlü, 93 Harbi’nde Osmanlılar’ın yenilmesiyle birlikte zor yılların başladığını ve İngiliz ile Fransızların desteğiyle 1878 Berlin Antlaşmasıyla Ruslar’ın, İstanbul önlerinden çekilmeye başladığını fakat Kars, Batum, Ardahan’ı işgal ettiğini ve bunun karşılığında Türkiye’nin İngilizlere Kıbrıs’ı geçici olarak vermek zorunda kaldığını dile getirdi. 6 devletten oluşan Yugoslavya Krallığı kurulduktan sonra Bosna-Hersek’in de bu krallığa bağlı bir devletçik olduğunu ifade eden Güçlü, Hersek’in “Hırvat ağırlıklı bölge” anlamını taşıdığını belirterek Aliya İzzet Begoviç’in hayatıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:
“1925 yılında Aliya İzzet Begoviç Bosna’da dünyaya geliyor. Türk kızı Sıdıka Hanım ile Boşnak Aliya’nın torunu olan İzzet Begoviç, Yugoslavya Krallığı’nda dedesinin himayesinde 5 yaşında sabah namazlarını camide kılacak kadar ve çok dindar yetişiyor. Alman Lisesi’nde okurken Genç Müslümanlar Birliği” adlı Müslümanların dertleriyle ilgilenen bir dernek kuruyor. 2. Dünya Savaşında Almanlar, Yugoslavya Krallığını işgal ederek bu yönetime son veriyor. Sırplar, Almanlar’la işbirliği yaparak Büyük Sırbistan’ı kurmak istiyorlar. 6 yıllık işgal döneminde 100 bin Boşnak öldürülüyor. Bu katliamı Kudüs Müftüsü Emin-el Hüseyin durduruyor. 1946’da Tito, Almanlara karşı savaşarak büyük devletlerin mutabakatıyla 3’ü otonom olmak üzere 9 bölgeden oluşan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ni kuruyor. Aliya İzzet Begoviç, ateist politikalara direndiği için 1949’da hapse atılıyor. 1954’de komünistler tekke ve zaviyeleri yıkıyorlar. 5 sene yattıktan sonra kendisini yetiştiriyor. 1981’de “Doğu-Batı Sentezi” diye bir kitap yazıyor. O zaman fırtına kopuyor ve Batı, Müslüman Uyanışına sebep olacak diye Aliya İzzet Begoviç’i siliyor. 82’de mahkeme açılarak tutuklanıyorlar. Diğerleri serbest kalarak Aliya 14 yıla mahkûm oluyor. 86-87’lerde oğlu Bekir, Aliya’nın manifestosunu yayınlıyor. Yugoslavya parçalanmadan önce Sırplar ayaklanarak Türkleri katliamlara başlıyorlar. Aliya parti kuruyor ve partisi iktidara geliyor. Dönüşümlü iktidarda sıra Hırvatlara geldiğinde Sırplar, Yugoslavya ordusunda çoğunluğu teşkil edince el koydular ve Hırvatlar’a savaş ilan ettiler. Boşnaklar 1 Mart 1992’de refarandumla bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bunun üzerine Sırplar katliama başladılar. Boşnaklar da dışarıdan gelen mücahitlerle birlikte silahlanmaya ve kendi mücadelelerini yapmaya başladılar. Avrupa’nın desteğiyle Hırvatlar ve Sırplar Bosna’yı iki bıçak arası yapmak istediler. Amerika buna karşı çıkarak el altından Yeşil Kuşak Projesini hayata geçiriyor. Türkiye bu projeye dolaylı destek veriyor. Boşnaklar Aliya başkanlığında örgütlenerek savaşa başlayarak bölge bölge direndiler. Zafere ulaşacakları zaman Amerika devreye girdi ve Demirel’in, Aliya’yı tehdit etmesiyle birlikte Dayton Antlaşması imzalamak zorunda kaldı. 11 eyaletten oluşan Bosna Hersek Federasyonu kuruldu. 1991’de Türkiye’ye geliyor. 2000 yılında süresi dolmadan devlet başkanlığından istifa ediyor. 2001 yılında Türkiye’ye tekrar geldi ve Konya’da kendisine şehrin altın anahtarı verildi. Aliya, Recep Tayyip Erdoğan’la özel görüşmesinde “Ülkemi sana emanet ediyorum” diye vasiyette bulunuyor. 19 Ekim 2003’de rahmetli oluyor.”