Türkiye’nin hukuk gündeminde büyük yankı uyandıran 12. Yargı Paketi, boşanma davalarında yıllardır süregelen hantal yapıyı kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Özellikle 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması planlanan yeni düzenleme, "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerini hayatımıza sokacak.
İki Aşamalı Yargılama Dönemi Başlıyor
Yeni sistemin en dikkat çekici özelliği, boşanma kararının davanın mali sonuçlarından ayrılması. Mevcut düzende nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konusundaki uyuşmazlıklar boşanma kararını yıllarca geciktirebiliyordu. Yeni paketle birlikte; mahkeme ilk etapta tarafların boşanma isteğine ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Maddi çekişmeler ise yargılamanın ikinci aşamasında veya ayrı bir dosya üzerinden görülmeye devam edecek.
Aile Arabuluculuğu ile Hızlı Çözüm
Düzenlemenin bir diğer ayağı olan aile arabuluculuğu, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Hakimin yönlendirmesiyle sürece dâhil olan taraflar, uzman arabulucular eşliğinde uzlaşmaya çalışacak. Uzlaşılan maddeler hızla kesinleşirken, tarafların yaşadığı psikolojik ve ekonomik yıpranmanın en aza indirilmesi hedefleniyor.
"Basit Dilekçe" Yanılgısına Dikkat
Konuyla ilgili önemli uyarılarda bulunan Avukat Yasin Ulu, sürecin hızlanmasının "herkesin kolayca boşanabileceği" anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, yargılama sürelerinin kısalmasının vatandaşlara yeni bir hayat kurma imkanı tanıyacağını belirtirken, hazırlıksız açılan davalara karşı uyardı:
"Boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Adalet Bakanlığı’nın hedefi usul ekonomisini sağlamaktır."