BİZ NEDEN BÖYLE OLDUK?

Osman Demirci

Çağrı filmini izleyenler o sahneyi hatırlayacaktır.

Medine'de İslam Devleti kurulmuş, İslamiyet dalga dalga yayılmaya başlamıştır. Şehre gelen bir tüccar pazara uğrar. Fakat gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. Tezgahlar doludur, mallar ortadadır ama ortalıkta tek bir esnaf yoktur.

Endişeyle etrafına bakar.

Acaba vebalı bir yere mi geldim? Bu dükkânların sahipleri nerede? Mallarını neden böyle bırakıp gitmişler?

Bir müddet sonra yanına gelen bir adam tebessüm ederek cevap verir:

İnsanlar mescide namaza gittiler. İslam'da hırsızlık yoktur. İnsanlar Allah için namaz kılarken Allah'ın da onların mallarını koruyacağına inanırlar.

İslam buydu...

İnsanların birbirine güvendiği, emanetin emanet olarak görüldüğü, alışverişte bereketin dürüstlükle ölçüldüğü bir medeniyet...

Bugün ise aynı dine mensup olduğumuzu söylüyoruz. Aynı Peygambere ümmet olduğumuzu ifade ediyoruz. Aynı kitabı okuyor, aynı kıbleye dönüyor, aynı ezanı dinliyoruz. Fakat çarşıya pazara çıktığımızda içimizi kemiren bir korku taşıyoruz.

Acaba kandırılacak mıyım?

Acaba dolandırılacak mıyım?

Acaba bana ayıplı mal mı satacaklar?

Bir araba alırken korkuyoruz.

Bir ev kiralarken korkuyoruz.

İnternetten alışveriş yaparken korkuyoruz.

Telefonumuz çaldığında bile korkuyoruz.

Çünkü güven duygusu yavaş yavaş elimizden kayıp gidiyor.

Oysa Peygamber Efendimiz s.a.v:

Bizi aldatan bizden değildir buyurmuştu.

Bu söz sadece bir nasihat değil, bir medeniyetin temel taşıydı.

Bugün ise ne acıdır ki aldatanların, kandıranların, insanların emeğine göz dikenlerin haberlerini her gün duyuyoruz.

Bir bakıyorsunuz ömrü boyunca üç kuruş biriktiren bir emeklinin hesabı boşaltılmış.

Bir bakıyorsunuz yıllarca çalışıp ev almak için para biriktiren bir işçi saniyeler içinde dolandırılmış.

Bir bakıyorsunuz bir öğrencinin harçlığına, bir yetimin bursuna, bir annenin mutfak parasına göz dikilmiş.

Üstelik artık bunun için pazarda tezgâh başında beklemeye de gerek kalmadı.

Teknoloji geliştikçe vicdanın da gelişmesi gerekiyordu.

Ama maalesef bazı insanların yöntemleri değişti, niyetleri değişmedi.

Eskiden yüz yüze kandıranlar vardı.

Bugün sahte internet siteleri kuranlar var.

Eskiden kapı kapı dolaşan dolandırıcılar vardı.

Bugün devlet kurumlarının sitelerini bile kopyalayanlar var.

Eskiden bir insanın cebindeki paraya göz dikenler vardı.

Bugün bir tuşla bütün birikimine ulaşmaya çalışanlar var.

Peki biz neden böyle olduk?

Nerede kaybettik birbirimize olan güvenimizi?

Neden bir zamanlar emanet bırakılan toplumdan, birbirinden şüphe eden insanlara dönüştük?

Belki de sorun dinin adını taşımamız ama ahlakını taşıyamamamızdır.

Belki de camileri doldururken kalplerimizi boş bırakmamızdır.

Belki de ibadetlerin şekline önem verirken özünü ihmal etmemizdir.

Çünkü İslam sadece namaz kılmak değildir.

İslam aynı zamanda kul hakkından korkmaktır.

İslam aynı zamanda yetimin malına dokunmamaktır.

İslam aynı zamanda alışverişte dürüst olmaktır.

İslam aynı zamanda kimsenin gözyaşına sebep olmamaktır.

Bugün en büyük ihtiyacımız yeni teknolojiler değil, yeni binalar değil, daha fazla zenginlik de değil.

En büyük ihtiyacımız yeniden güven duygusudur.

Bir insanın malını emanet bırakabileceği komşulara...

Bir müşterinin gözü kapalı alışveriş yapabileceği esnafa...

Bir vatandaşın korkmadan işlem yapabileceği bir toplumsal ahlaka...

İhtiyacımız olan budur.

Çünkü güvenin olmadığı yerde huzur olmaz.

Huzurun olmadığı yerde bereket olmaz.

Bereketin olmadığı yerde ise ne zenginlik kalır ne mutluluk.

Belki bir gün yeniden o Medine ruhunu anlayabiliriz.

Belki bir gün insanlar birbirlerine şüpheyle değil güvenle bakabilir.

Belki bir gün bir çocuğun harçlığına, bir emeklinin birikimine, bir garibanın ekmek parasına göz dikenler utanır.

Ve belki bir gün yeniden hatırlarız:

İslam, sadece dilde söylenen bir kimlik değil; her şeyden önce dürüstlük, merhamet ve emanete sadakat ahlakıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.