Bir Zamanlar Bedavaydı…

Esat Çoğal

Eskiden insanlar bu kadar çok ürün kullanmıyordu ama sanki daha az “eksik” hissediyordu.

Kemik suyu evlerde kaynardı… Şimdi adına kolajen denilen paketler raflarda.

Karaciğer sofranın bir parçasıydı… Bugün multivitamin kutularında aranan şey oldu.

Yoğurt mayalanır, turşu kurulurdu… Şimdi bağırsak sağlığını kapsüllerde arıyoruz.

Dalak, böbrek, yaprak ciğer… Bir zamanlar mangalda ya da tavada pişer, üzerine biraz baharat serpilir, afiyetle yenirdi.

Kurban Bayramı’nda koyunun, kuzunun, keçinin işkembesini, sakatatını, kellesini temizlemeyi bilen bir nesil vardı. Yemeyen ise çöpe atmaz, komşusuna verirdi. Çünkü nimetin kıymeti bilinirdi.

Güneş ücretsizdi, yürümek sıradandı, uyku doğal bir ihtiyaçtı. Bugün ise D vitamini kapsülleri, uyku uygulamaları, adım sayaçları ve türlü takviyeler hayatımızın merkezine yerleşti.

Bir şey eksildi sanki…

Modern hayat kolaylık getirdi ama beraberinde yeni alışkanlıklar, yeni korkular ve yeni bağımlılıklar da getirdi. Daha çok ürün, daha çok test, daha çok uzman görüşü… Ama buna rağmen neden kendimizi daha sağlıksız, daha yorgun ve daha kaygılı hissediyoruz?

Elbette tıp ilerledi; nice hastalık tedavi edilir oldu, nice hayat kurtarıldı. Bunu inkâr etmek haksızlık olur. Ama bir başka soruyu da sormak gerekiyor:

Biz gerçekten iyileşiyor muyuz, yoksa sürekli bir “eksiklik duygusu” mu satın alıyoruz?

Belki de mesele sadece sağlık değil…

Belki de bize yıllarca “sen eksiksin” denildi. Sonra o eksikliği tamamlayacak ürünler gösterildi.

Bir Şeyler Değişti… Peki Ne Kaybettik?

Oysa büyükannelerimizin, büyükbabalarımızın çoğunun ne takviye rafı vardı, ne uygulaması ne de onlarca ürünle dolu bir rutini… Buna rağmen doğallığın içinde bir denge kurabiliyorlardı.

Bugün yaşayan büyükannelere, büyükbabalara; bir de çocuklarına ve torunlarına bakın… Hayat kolaylaştı ama sağlık aynı ölçüde güçlendi mi?

Belki de yeniden hatırlamamız gereken şey şu:

İnsan bedeni bazen satın alınacak bir ürün değil; korunacak bir emanettir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.