ZEKİ OĞUZ
Tarihi ile doğası ile en şanslı şehirlerimizden biridir Karaman. Bunları yazarken hangi güzelliklerden başlayacağımı bile şaşırdım. Başyayla’dan mı, Karadağ’dan mı, Zeyve Pazarından mı?
Yerel seçim sonuçları ilan edilip, Karaman Belediye Başkanlığını Kamil Uğurlu’nun kazandığını duyduğumda, Karaman kazandı, demiştim.
O mimar, şehirciliği bilir, Karaman’a güzel eserler kazandıracağına inanıyorum. Kamil Uğurlu bir kültür adamı, iyi şair, iyi yazar. Onun beni ilgilendiren yanı bunlar. Karaman kültürüne, sanatına çok şey kazandıracağına inanıyorum. İmaret Dergisini görünce inancım daha da pekişti. Dergiyi okuyup bitirdiğimde, Karaman’a böyle bir dergi yakışırdı, dedim.
Dergi üç aylık, uzun ömürlü olmasını dilerim. Konya sevdiğim bir şehir. Ondan ayrılmak aklımın ucundan bile geçmez ama başka bir şehirde yaşamak zorunda kalsam Karaman’ı seçerdim. Kişilikli bir şehirdir. Onurlu, özgürlüğüne düşkün insanların, Karamanoğulları’nın yadigârıdır. Onlar ki ulusal kimliklerine ve dillerine daha çok sahip çıkmışlardır.
Bir gezgin olarak en sık gittiğim yerlerden biridir Karaman. Her bir köşesinde cadılarım, dostlarım vardır. O dostlarım kapılarını açmış, sofralarına buyur etmişlerdir.
Tarihi ile doğası ile en şanslı şehirlerimizden biridir Karaman. Bunları yazarken hangi güzelliklerden başlayacağımı bile şaşırdım. Başyayla’dan mı, Karadağ’dan mı, Zeyve Pazarından mı? Eniyisi Yunus Emre Camisinin önündeki asırlık çınarın altında biraz soluklandıktan sonra şehrin mistik havasını soluyarak İmaret’e doğru yola düşmek. Tarihin izini sürerek kaleye çıkmak. Sokak aralarına dalıp yüzlerce yıllık evlerin fotoğraflarını çekerken, bu mekânlarda nice yaşanmışlıkları, acıları, sevinçleri düşünüp dalıp gitmek.
Yunus Emre Camisinden yola çıkmışken Yeşildere beldesinin kuzeyindeki, Yunus Emre’nin dedelerine ait olduğu söylenen İsmail Hacı tekkesine gitmemek olmaz. Kocaman bir mezarlık, bakımsız yayla evleri ve virane tekke karşılar insanı. Manzara garip bir hüzün verir insana. Geçmişte kalabalık bir köy iken kıtlık yıllarında terk edildiği söylenir. Virane dediğim tekke geçtiğimiz yıl restore edilmiş.Çok geniş bir avlusu var. Karaman belediyesi Yunus Emre’yi anma günlerinde burada bir Yunus Emre şiirleri dinletisi gerçekleştirir mi, bilmem. Böyle bir dinletiye TYB Konya Şubesi de destek verir.
Ne çok cadım, dostum oldu Taşkale’de. Her gidişte Manazan mağaralarına bir merhaba demeden geçmezdim. İki göz bir yerim var tahıl ambarlarının altında. Hasan Hüseyin abi anahtarını verdi, ne zaman gelirsen orda kal, diye. Yani binlerce yıllık bir tarihin konuğu olurum. Dostlarım bir başıma bırakmazlar, sofralarına çağırırlar. Cadılarımla Gürlük pınarına çıkarız buz gibi suyundan kana kana içmek için.
Binlerce yıllık geleneğini, kültürünü sürdüren bir yer Taşkale. Onların seyirlik köy oyunlarını izlemenin keyfine doyulmaz. Yedi hane hısımım var Karadağ’daki Değle öreninde. Hısımımız gelmiş, diye karşı çıkarlar, kucaklaşır hasret gideririz. Oğlakların peşinde koşturan çocukların fotoğraflarını çekerim örenlerin arasında. Binlerce yıldır bir kayanın üzerinde çift süren iki Hititli çiftçiyi düşünürüm. Biri sabanı sürüyor öteki önde tohum atıyor. Bu insanların ekmeğini yerken binlerce yıl önceki yaşamları düşünürüm. Kalıntılara bakacak olursak o zamanlar daha canlıymış gibi gelir insana. Sonra volkan çukuruna inip orada yaşayan Yörük dostlara, yaban atlarına bir merhaba demeden dönmek olmaz.
Konya-Ermenek yolunda Yörük pazarından sola dönen yol Başyayla yoludur. Bozkır görünümlü platodan geçer yol. Plato yaz ayları cıvıl cıvıldır. Göçer Yörüklerin yaylaklarıdır buralar. Derken derin bir vadinin başında bulursunuz kendinizi. Gözlerine inanamaz insan, yalancı dünyanın cennetidir karşınıza çıkan.
Sarıveliler yolu da bir başka güzeldir. Bu yola düşmüşken Göktepe’ye uğramadan gidilmez. Bağların, bahçelerin arasında geçip Köristanda bir nefes dinlenmek bütün yorgunluğu unutturur insana. Doğası ile tarihi ile cömert zenginlikler sunar Ermenek. Karamanoğullarının varlığını daha çok hisseder insan burada. Balkusan’a ne zaman yolum düşse garip bir yalnızlık, hüzün duyarım. Karaman beylerinin ebedi makamları buradadır. Gariplik, mahsunluk hissimi Teke Çatı Yaylasında, Zeyve Pazarında unuturum.
Sahil boylarında kışlayan göçer Yörük dostlarım mayıs ayı ortalarında Ermenek civarında olurlar. Bozyazı’dan Akçalı Dağlarını aşıp gelen Yörük Dostum Kuş Ali’yi Kazancı yakınlarında karşılar, birlikte yürürüz obayla. Çadırımı onların kara çadırlarının yanına kurarım. Mayıs ortalarında yine oralarda olacağım ama bu kere yüreğim burkulacak biliyorum. Geçtiğimiz yıl son karelerini çektiğim Ala Köprüyü bir daha göremeyeceğim. Karamanoğullarının bir yadigârını suların altına gömmeyi nasıl becerdiğimizi düşüneceğim.