Bir Eski Mahalle: Araplar -4-

Hasan Ukdem

Eski Araplar’ı anlattığım bu yazı dizimizin sonuncusunda, kadınlar ve erkeklerden sonra o yılların gençlerini anlatmaya çalışacağım. 80’den önceki Türkiye’de gençler siyasi bir terörün içinde paramparçaydı. Ülke birçok alanda siyasi bir ayrışmanın içine düşmüş, düşürülmüştü. Televizyon ekranları, radyo istasyonları ve gazeteler sürekli cinayet haberleri veriyordu. Okullar ve bazı kurumlar siyasi olayların odağı haline gelmiş, getirilmişti. Bizim mahallemiz de tedirgindi, bazı çocuklarını bu noktada politize olmaktan alıkoyamıyordu. Ancak güçlü aile yapısı ve bireylerin birbirine olan bağları sağlam olduğu için bu olaylardan en hafif hasarla çıkmayı başarıyordu. 

Gençler, işlerinden ve okullarından arta kalan zamanlarda akşam evlerde toplanır, kahveye gider, çarşıda pazarda, şehrin hareketli yerlerinde geziye çıkarlardı. Böyle günlerde güzelce giyinirler, saçlarını tararlar en temiz halleriyle dışarı çıkarlardı. Ceplerinde otuz üçlük bir tespih, bir tarak ve arkasında horoz resmi olan teneke ayna taşırlardı. Sevdikleri kızlarla öyle ulu orta görüşemez, tenha yerlerde, tenha zamanlarda, yine bir üçüncü kişinin gözetiminde ancak görüşebilirler, kibrit kutusunda mektuplar ve işlemeli mendillerle haberleşirlerdi. Çoğunlukla görücü usulüyle evlenirlerdi. Evlilik yaşları kızlarda 18 civarı, oğlanlarda ise askerden dönme yaşıydı, askerden önce evlenenler de olurdu.  

 

Gençlerimizin en büyük tutkularından biri de futboldu. Mahallenin içinde boş arsalarda ve aslımda futbol sahaları çevrilir, özellikle hafta sonları buralarda maçlar yapılırdı. Zaman zaman turnuvalar düzenlenir şampiyon takımlara kupalar verilirdi. Ama mahallemizin esas gurur Araplar Spor’du, bir gurup gencin bir araya gelerek kurdukları Araplarspor, kısa sürede amatör kümede şampiyonluklar kazanarak üst kümelere yükseldi. İhsan Beyazbenli kulübün armasını çizdi ve renklerini de o zaman ki Konyaspor ve Konya İdman Yurdu takımlarından birer renk alarak yeşil siyah olmasını teklif etti ve böylece kabul edildi. Bu gençler Muammer Durukan, Ahmet Durukan, Tahir Beyazbenli, İsmail Bayrak, Necati Türkmen, Mustafa Alatgil, Mehmet Alatgil, Muammer Böğet, Mustafa Kara, Flaş Mehmet, Ahmet Onacak’tan oluşuyordu. Aralarında topladıkları iki buçuk liralarla bütçe oluşturup takımın giderlerinde kullanıyorlar ve maçlara çıkıp başarılı sonuçlar elde ediyorlardı. Araplar Spor’un ilk resmi Başkanı Banazlı olarak bilinen Muharrem Genç olmuştu. 

 

Halen Konya gençler amatör kümede yer alan Araplar spor’un başkanlığını Süleyman Yılmaz yaparken yönetimde: Mithat Anlar, Bilal Ukdem, Kadir Kavut, Ahmet Demir ve Alkan Pehlivan bulunmakta.   

 

O günlerde akranları ülkenin birçok yerinde olaylara karışarak ölüp öldürürken, bu değerli gençler, sporun etrafında birbirlerine tutunup bir araya gelince nelerin başarılabileceğini, Araplar gençleri olarak bütün şehre ve ülkeye gösteriyorlardı. Mahallenin mayaladığı dostluk, arkadaşlık yıllar sonra bile hala bu gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini kesmeyip zaman zaman bir araya gelerek o günleri yad etmelerine sebep olmaktadır.  

 

Bu başarı hikayesinden sonra şunu da yazmalıyım ki bugünün halı saha müdavimi gençler duysun. O yıllarda mahallede boş arsalara kurduğumuz taştan kalelerle futbol oynayan gençlerin de müthiş bir arkadaşlık ve dostluk sergilemeleri de ayrıca not düşülmesi gereken bir noktadır. Kocaense diye adlandırdığımız bir arsada, formasız, kramponsuz hatta bazen topsuz /ki patlak, havası inik toplarla/ oynadığımız maçların zevkini heyecanını bugün anlatmak ve hissetmek mümkün değil. O günkü bazı arkadaşlarımı da burada anmak isterim. Mustafa Kahraman, Veysel Geçer, Ali Osman Çolak, Fettah Turşu, Hasan Urmamen, Fatih Akar, Hasan İşcan, Mustafa İşcan, Lütfü Kılınç, Ordulu Mustafa, Ali Varlı, Veyis Ukdem, Kıllı Recep, Hüsnü Ceylan, Çavuş, Mahmut Kesek, Veli, İzzet Karanfil, Caddin ve daha nice güzel insanlar. Burada ismini göremeyen arkadaşlarım lütfen kırılmasınlar bana, unuttuğum için değil şu an aklıma gelmediği için yazamıyorum, yoksa hepsini zaman zaman anıyorum. Bir de Kanaryaspor’umuz vardı onu müstakil bir yazıda ayrıca yazacağım için onları hiç anmıyorum burada.  

 

O güzel mahalle betonların altında yok oldu ve o güzel insanlar şehrin çeşitli semtlerine dağıldı. Bir kısmı da vefat etti. Yaşayanlara hayırlı uzun ömürler, ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. 

Sevgiyle kalın. 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.