Beyşehir'e bağlı Ağılönü köyünde keçi yetiştiriciliği yapan Hasan Gökçe, sürüsünde 100'e yakın kıl keçisi olduğunu belirterek, dağdan sulama ihtiyacı için zaman zaman Beyşehir Gölü kıyılarına indirdikleri sürülere halk arasında “canavar” olarak adlandırılan kurtlar ile yabani köpek sürülerinin saldırdığını söyledi.
Beyşehir kent merkezinin çöplerinin döküldüğü alanda çok sayıda köpeğin ürediğini ve yoldan geçerken sürülerin bunların saldırısına da uğradığını dile getiren Gökçe, “Geçtiğimiz yıl canavarların saldırısı sonucu 60'a yakın keçimiz telef oldu. Böyle sıkıntıları yaşarken, diğer yandan kıl keçisi yetiştiriciliğinin sonlandırılması için çeşitli baskılar altında kalıyoruz. Keçinizi satın, koyuna dönün diyorlar ama koyun dağda kıl keçisine alternatif olamaz ki. Dağda keçi yaşayabilir, yiyecek bulup zirveye kadar çıkabilir. Koyun burada ne yiyecek, kış aylarında yaşanan soğuğa dayanamaz, koyun ise ancak ovada olur” dedi.
Bu senenin oldukça kurak geçtiğini ve su ihtiyacı için sık sık sürülerini Beyşehir Gölü kenarına getirmek zorunda kaldıklarını dile getiren Gökçe, "Burada kıl keçilerimiz hem susuzluğunu gideriyor, hem de bölgedeki sazlıklar arasında yeşil kalan kamışları yiyor. Bunlar kamışı çok seviyor, bu yüzden göl kıyıları da temizleniyor” şeklinde konuştu.
Gökçe, kıl keçisinin birçok yararı olduğunu, dağdaki ormanlık alanlarda örtü ile beslenerek muhtemel orman yangınlarında alevlerin diğer ağaçlara atlamasına engel olduğunu da hatırlatarak, “Ormana zarar verdiği gerekçesiyle zaman zaman cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalıyoruz. Ama, bizlerin ormanın bekçiliğini ve koruyuculuğunu yaptığımız unutuluyor, keçilerimizi zaten yeni yetişen fidanların olduğu bölgelere sokmuyoruz. Bu gidişle Türkiye'de kıl keçi yetiştiriciliği tarihe karışacak” diye konuştu.
iha