BEYKONAK

Konya-İzmir yol güzergâhı her zaman severek gittiğim, her seferinde yeni güzellikler keşfettiğim bir güzergâh.

Kampüsten başlayarak Ege içlerine uzanan Sultan Dağları'nın eteklerinde görmeye, konaklamaya, kamp yapmaya değer onlarca belde ve yayla var. Bunlardan biri de sırtını Sultan Dağları'na yaslamış doğası, tarihi, kendine has kültürü ile eşsiz güzellikte olan Beykonak beldesidir.

Konya'ya 110, Ilgın'a 16 km uzakta olan Beykonak'ın geçmişi çok eski tarihlere dayanıyor. Araştırmacı Zeki Oral'ın Belleten Dergisi'nde yazdığına göre eski adı ile Mahmuthisar, yeni adı ile Beykonak'ta ilk çağlardan bu yana yerleşim varmış. Beykonak'ın kuruluşu ise Selçuklular'ın ilk dönemlerine rast geliyor. Yatağan Ahmet Mürsel ile birlikte Turgutoğulları'yla Horasan'dan gelen Halid Dediği Sultan bir süre Yatağan'da kaldıktan sonra Mahmuthisar'a gelerek yerleşmiş. Ahmet Yesevi soyundan olan Dediği Sultan, Hacı Bektaş Veli'nin de amca oğluymuş. Araştırmacı Ayşe Karadağ'ın belirttiğine göre Beykonaklılar Oğuz Türkleri'nin Kınık boyundanmış.

Sırtını Sultan Dağları'na yaslayan Beykonak'ın güneyi bereketli düzlükler. Beldede eğitimci Dündar Aydoğdu tarafından 1996 yılında bir vakıf kurulmuş. Bu tarihten sonra belde insanlarının kaynaşması, hasret gidermesi için Yirce Yaylası'nda her yıl Haziran ayının son cumartesi-pazar günleri şenlik yapılıyor. Ayşe Karadağ ile arkadaşları bu şenlikler sırasında belde de ilk defa tiyatro oyunu sergilemişler ve Beykonak Türküleri'ni derleyerek bir kasette toplamışlar. Kına yakma, geleneğini ve kına oyunlarını izlememizi sağlayan Ayşe Karadağ beldesinin kültürünü anlatırken gözleri parlıyordu.
"Kendine has, köklü bir kültürü var beldemizin. Diğer beldelerimize göre çok farklı, köklü bir kültürümüz var. Şiirli atışma, mesel, mani, ağıt, ninni, türkü gibi halk kültürü örneklerini büyüklerimizden dinleye dinleye büyüdük. Çok güzel insanlardı onlar. Gara Mustafa, Çirki Çavuş, Veli Şimşek, Topal Galip Kirlos, Mustafa Akbulut ile eşi , Nazım, Keloğlan, Vesile Gültekin, Memik kızı Döne, Tığlı Kel Fadime, Habibe, Kızıl Işıkların Ayşe, Fatık, Ganul'un Fadime, Galip'in Kebiz Beykonak kültürünün geçmişten günümüze taşıyıcılarıdır" diyor ve kına geleneğini şöyle anlatıyor.
"Kına gecesinde; kınacılar gelinceye kadar talba çalınır, kaşık oyunları oynanır. İkişer kız (gelin kızın arkadaşları) önce düz olarak, ardından sekerek oyunu bitirirler. Sallama ve Süngar oyunlarımız çok güzeldir. Süngarda iki kız kaşıklarla ortaya çıkıyorlar. Talbacı değişik bir ezgiyle çalmaya başlıyor.
"Aman süngar, canım süngar
.....dan dünür gelmiş

varın mı süngar varın mı süngar
Anan mı vermez baban mı vermez
Yoksa da senin gönlün mü sarmaz?"
Adı söylenen kişiyi kızlardan kimi beğenirse sekerek, döne döne oynarken talbacı onun adını şöyle diyor ezgiyle.
"Aman nineciğim yağ yedin gine, bal yedin gine

İncidir dişi, çatıktır kaşı, onbeştir yaşı
Tam benim eşim, tam benim eşim"

Kız oğlanı beğenmediyse yüzünü örtüp küsüyor, kız oynarken talbacı onun adını şöyle diyor.
"Aman nineciğim ot yedin gine

İnci değil dişi, çatık değil kaşı, onbeş değil yaşı" diyor ve bu oyun vesilesiyle hangi kızın hangi oğlanı sevdiği ortaya çıkıyor.
Yirce Şenliği'nde yapılan ulusal şiir yarışması çok ilgi görüyor.

Beykonak'ta kamp için çok güzel yaylalar var. Şenliğin yapıldığı Yirce Yaylası, Dedeler Suyu olarak bilinen Boldacı, Ambayıt Dağı'nın eteğindeki Yeşilgöl bunlardan bazıları. Tarih meraklıları için Dediği Sultan Türbesi görmeye değer yerlerden biri. Ilgın yolu üzerinde Abaz Yaylası'nda midesine düşkünler için alabalık çiftlikleri var. Ayrıca geziyi Haziran sonuna denk getirenler Yirce Şenlikleri'nden sonra Ilgın Kaplıcaları'na uğrayarak kaplıcalardan ve mükemmel tesislerden yararlanabilirler.

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?