Benim Mançolojim -1-

Hasan Ukdem

Bu haftadan başlayarak siz okurlarıma üç bölüm halinde 41 Barış Manço şarkısını yer aldığı 42 kıtadan oluşan şiirimi sunacağım. Eminim ki yaşı müsait olanlar hem yıllara gidecekler hem de o şarkılarda kendi aşklarından, hayatlarından izler bulacaklar. Şiirin ismi başlıktadır. 

Bir masal gibi 
Bir ninni gibi dinledim yıllarca 
Sevgiye, umuda yer açmak için 
Attım içimden yersiz korkuları 
Ne zaman karamsarlığa düşsem 
Elimden tuttu Barış Manço şarkıları 

 

Onun sözlerıyle seslenirdim yare 
Kurtalan ekspresin önünde  
Kıpır kıpır bir adam aşkı anlatırdı 
Hasreti, ayrılığı dökerdi nağmeleri 
İki sevgili iki kolda 
Bir kavuşur bir ayrılırdı Kol Düğmeleri 

 

Seher vakti bir güzel beklerdim 
Vurulmak için onun gibi 
Ilgıt ılgıt dökülürdü içime 
Gündüz güneş, gece kamer 
Komşu evlerden gelirdi 
Bir bülbül şakıması gibi Aynalı Kemer 

 

Ellerimle büyüttüğüm düşlerim vardı 
Baharla dirilttiğim çiçekler 
Bir kara çalı gelip koparsa da 
Umutlarım çağlar çağlardı 
Eğer hüzünlerimle coşmuşsam 
Radyoda duyduğum şarkı Dağlar Dağlar'dı 

 

Adını bilmediğim çalgılardan gelen sesler 
Adını koyamadığım duygular uyandırırdı bende 
Bilmezdim aşka açılan kapı mı? 
Sevgiliye düşen meyil mi? 
Ama yine de bir umutla sorardı 
Uzun saçlı adam: Anlıyorsun değil mi? 

 

Sonsuz aşklara aşılandım 
Her bestesinde, her güftesinde 
Oysa dünya faniydi 
Görmezdi insan ibretle bakmayınca 
Ben de unutamam Barış abi 
Can bedenden çıkmayınca 

 

Usul usul bir şarkı başlar 
Bir tek selamın geldiği yerde üç top gül açar 
Yitirilen sevgiliyi çağrışır  
Memleketimin ovaları, dağları 
Dolanır dururum kendi içimde 
Bitene kadar Gesi Bağları 

 

Ardından hızlı bir şarkı 
Nasıl anlatacağımı bilemem 
Nuh'un gemisinde tek başınaymışım gibi 
Etmişim sevdiğime veda 
Yine de tempo tutar hüzünlerim 
Çalarken Kara Sevda 

 

Yağmur ince ığıl ığıl ağlar 
Her damlası yüreğimi dağlar 
Seni bana çok görenler neyler 
Sen de benim haberimi bilme ha bilme 
Hala yanıyor derlerse 
Gülme Ha Gülme 

 

Yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda 
Yalnızlığıma katık ettiğim ve en sevdiğim şarkısıdır o 
Gözlerimde yaş, kalbimde sızıyla dinlediğim 
Ne zamanı ne yari ellerimle tutamadım 
Her duyduğumda gönül tahtıma oturur 
O güzel adamın sesinde Unutamadım 

 

Gözümde yaş görseler erkek ağlar mı derler 
Gökler ağlıyor dostlar ben ağlamışım çok mu? 
Böyle sunar hayıflarını siyah beyaz ekrandan 
Şarkı boyunca sorular kulaklara sızar 
Nasıl kararında dursun ki hayat? 
Ali Yazar Veli Bozar 

 

Mutlu mesut yaşardı onun müziğinde 
Aşı boyalı ahşap evlerden ses veren 
Yaşlı kemençe eşi kanun 
Dünya ne tuhaf yer zaman ne garip şey 
Toprak oldu oldu birer birer 
Sakız Hanım ile Mahur Bey 

 

Sonra güz yağmurlarıyla bir hüzün 
Son bir bulut ağlar gözlerinde 
Baba annesinin ardından 
Bir ağıt böyle güzel mi olur be? 
Ağaçlar yaprak döker 
Aramızdan geçip gider Gülpembe 

 

Tam bir edepti o şarkıdan süzülen 
Bilmem var mıdır başka milletin edebiyatında 
Sevgiliye siz diye hitap eden incelik? 
Gezsem duyar mıyım Paris'ini, Berlin'ini Şam'ını? 
Dönüp dönüp dinlerdim 
Zerafet makamında Bir Bahar Akşamı'nı  

 

Devam edecek.

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.