AÇILIM TOPLANTILARI
Benzer toplantıları sinema ve tiyatro sanatçılarıyla da yapacağının haberini verdi. "Davet süreci henüz başlamadı" diyen Erdoğan "Şunlar çağrıldı bunlar çağrılmadı haberleri de bu nedenle gerçeği yansıtmıyor" dedi.
İSPANYA ZİYARETİ
Ardından İspanya ziyaretini değerlendiren Erdoğan, "Daha sonra İspanya ziyaretimiz oldu. Önemli temaslarda bulunduk. İspanya'nın AB dönem başkanlığının Türkiye'nin üyeliğinde önemli katkıları olacağını düşünüyoruz." dedi.
Ak Parti olarak yapıcı, ufuk açıcı, yol gösterici eleştirileri dikkate aldık. Biz sadece bize oy verenin iktidarı olmadık olmayacağız. Bu ülkede her bir ferdin hukukuna yaşam hakkına saygı duyduk. Başkalarının hukukuna kastetmediği sürece milletin değerlerine topyekün karşı çıkmadığı sürece her düşüncenin bizim nezdimizde geçerliliği vardır.
KÖŞE YAZARLARI POLEMİĞİ
Geçtiğimiz hafta Erdoğan'ın köşe yazarlarıyla ilgili söylediği sözleri çokça tartışıldı Erdoğan, bu hafta yine o konuya değindi. Demekki meramımızı iyi anlatamamışız diyen Erdoğan, "Medya patronlaına yönelik sözlerim farklı değerlendirildi. Birinci derece muhatabım medya patronlarıdır. Medya patronlarına işten şunu at, bunu tutu demedim.
PATRONLAR BİZİ ZİYARET EDERDİ
Patronlar bizi ziyaret ederlerdi. Biz gerilim istemiyoruz, kavga istemiyoruz. İstikrar sayesinde işlerimiz iyiye gidiyor. Tansiyonu düşürmek istiyoruz diye gerilimden gürültüden şikayet ediyorlar. "Her konuyu gerilim bahanesi eden yazarlarınıza, sunucularınıza söyleyin. Millete karamsarlık pompalayan adamlarınıza söyleyin" diyorum. Bana "biz bunlara sözümüzü geçiremiyoruz" diyorlar.
MEDYA PATRONU YAZARINDAN ŞİKAYETÇİ OLAMAZ
Ben bir izleyici olarak beğenmiyorsam okumam, izlemem olur biter. Gazete adı vermiyorum, televizyon adı vermiyorum. Beğenmiyorsak gösterebileceğimiz en medeni tepki o yayınları boykot etmektir. Bunu da gösterdik. Bir gazete patronunun, kendi gazetesinin yayınından şikayetçi olması düşünülemez.
HAKARET EDENİ HUKUKA HAVALE EDERİM
O yayın politikasına uymayan adam orada nasıl durur? Bugüne kadar hiçbir basın patronu Başbakan Bana şu yazatını at dedi diyemez. O denli aşağılık oyunların içerisibne girmem. Onu başkaları yaotı, onları başakalarına sor. Bana gelip şikayet etme, işletme senin işletmen. Medya patronunun tasvip etmedikleriyle yolunu ayırma hakkı var. Söylemek istediğim bu. Benim yazarlarla, çizerlerle kişisel sorunum yok. Eleştiri kisvesiyle hakarete edenleri hukuka havale ederim.
KİMSE BANA BU YAZARI AT DEDİ DİYEMEZ
Hiç bir medya patronu Başbakan bana şu yazarını at dedi diyemez. Böyle bir aşağılık oyunun içinde yer almam. Buraya gelip şikayet etme. Dükkan senin dükkanın. Medya patronu yayın kadrosunu seçme hakkına sahiptir.
MİLLİ İRADE NASIL HAKİM OLACAK
Demokrasi kurumlar, kurullar rejimidir, Türkiye'de sistem işliyor. Siz hukuku geliştirmeye çalışıyorsunuz, birileri hukukun işlemesine engel olmaya çalışıyor. En ciddi eleştiri ve saldırılar siyasi parti ve temsilcilerinden geliyor. Siz sivil siyaseti savunmazsanız, Meclis'i savunmazsanız milli irade nasıl hakim olacak.
BİZE GAZ VERMEYİN
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüşüyor ortalık ayağa kalkıyor. Anayasa çerçevesinde verilmiş yetkiler var. Biz birilerinin gazına gelmeyiz. Biz bu davete icabet etmeme nezaketsizliğini mi yapacağız? Bizim haftalık rutinimiz var zaten. Bundan niçin rahatsızlık duyalım. Demokrasilerde bunlar rahat rahat oluyor. Dünyayı biz de o yazarlar kadar tanıyoruz. Bize kimse gaz vermeye çalışmasın. Yola böyle devam edeceğiz.
HER KURUM GÖREVİNİN BAŞINDA
Türkiye'de her kurum görevinin başındadır, sistem ayaktadır. Kriz çıkarma devri artık kapanmıştır. Kriz sevdalıları için artık bu kapıda ekmek yoktur. Milletimiz kimin huzur için çalıştığını görüyor. Kimin felaket tellallığı yaptığını da görüyor.
MİLİTANLARI SEÇTİRMEK İSTEMİŞLER
Geçen hafta gensoru görüşmelerinde ortaya çıktı. CHP'nin kapalı kapılar ardında Sakık ile neler görüştüğü tek tek ortaya çıkıyor. Yirmi militanı milletvekili seçtirmek istemişler.
ÇİFTÇİNİN OYU DA PROF KADAR DEĞERLİDİR
Kimse demokratik kazanımları Türk milletine fazla göremez. Çiftçinin oyu profesörün oyu kadar değerlidir. Köylünün oyu Cumhurbaşkanı'nın Başbakanın oyu kadar değerlidir. Kimse siyasi temsil açısından diğerinden daha öncelikli değildir. İçi boşaltılmış kavramlardan bu millet çok çekti. Demokrasi ve hukuk ertelenmeden gelişecek. Buna karşı olanlar kendi koltuklarını, imtiyazlarını düşünüyor. Bu toplum en modern imkanları hak ediyor.
ERKEN SEÇİM AÇIKLAMASI
Seçime 1.5 yıl var. Bunun neresi yakın. Anayasanın verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız. Referandum kabul edilmezse hükümet erken seçime gitmeliymiş. Referandumu halk kabul etmezse seçim olur demek yanlıştır. Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde var. Kediye ciğer emanet edilmez diyenler basit gerçeğin sırrına eremeyenlerdir. Millet en kutsal değerini kime emenet edeceğini iktidara getirerek gösterdi.
CEBREN VE HİLE İLE İKTİDAR OLDUN
Anamuhalefet, ne zaman tek başına iktidara geldin. Anamuhalefet, tek parti döneminde cebren ve hile ile iktidar oldular. Bu millet CHP'ye iktidar fırsatı vermez. İşte bu millet size iktidar emanet etmiyor. Bu kafayla olduğunuz sürece bu millet size iktidarı emanet etmez. Biz milletimizden başkasına hesap vermeyiz.
İNTİKAM DEĞİL NORMALLEŞME
Bugün yaşananlar siyasi intikam değil. Parlamentodan intikam almak isteyenlerin hesap vermesidir. Madem Türkiye çağdaş dünya ile bütünleşecek kaydışı yönetimin sıfırlanmasından başka bir yol yok. Hukukun herkes için geçerli olmasından başka yol yok. Ortada gerilim asla yoktur. Kurumlar arasında çatışma yoktur. Türkiye sadece normalleşiyor. Dere yatağında akıyor.
TARİH AFFETMEYECEKTİR
Mini anayasa değişikliği diyoruz hemen asla görüşmeyiz. Bu nasıl demokrasi? Biz de diyoruzki; siz asıl değilsiniz vekilsiniz, biz de millete gideriz. Sizinle bir şey olmaz millete gidiyoruz. Şahsi çıkarları için vesayete umut bağladığı için sürece karşı dikilenleri tarih affetmeyecektir.