Bazıları İstiklal Mahkemesi'ni özlüyor

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 78. kez Kayalıpark’ta bir araya gelerek özgürlük istemlerini tekrarladılar.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 78. kez Kayalıpark’ta bir araya gelerek özgürlük istemlerini tekrarladılar. Platform adına hazırlanan basın bildirisini Nurettin Esen okudu. Bildiride “istiklal mahkemeleri kapatılmamış, birilerinin kalplerinde yaşamaktadır. Hala din eğitimine, başörtüsüne ve dini içerikli olan her şeye karşı sanığın cezalandırılmasına, delillerin toplanmasına dahi ihtiyaç duyulmamasına karar verilmektedir. Fakat hiçbir baskı ve karanlık zihinlerin zulmü, nurlu yolun aydınlık takipçilerinin kararlı ve azimkar duruşlarına ve mücadelelerine engel olamayacaktır” ifadelerine yer verildi. Bildiride şu görüşler yer aldı: Geceyi gündüz, kışı bahar takip eder. Acıların içerisinde de gizlidir sevinçler. Zorluklar barındırır içerisinde kolaylıkları. En karamsar anlar, umutlara gebedir. Karanlığın koyulaştığı an bitişinin müjdecisidir. Halkın tepesinde boza pişiren, kapatılmış olduğu 1927’ye kadar temel değer ve inançlara yaşama hakkı tanımayan istiklal mahkemeleri insana ve insani değerlere o kadar büyük zararlar verdi ki iyi ve güzel ne varsa neredeyse yok olmaya yüz tutmuştu. insanlık ve hukuk tarihinin en ironik cümlesi olan “Sanığın önce idamına, sonra hakkında delillerin toplanmasına karar verilmiştir”in yaygın kullanıldığı bu dönem halkın değerlerinin kökünü kazıma noktasına gelmiş uygulanan yasaklarla din eğitimi bitirilmiş neredeyse cenazeleri defnedecek kimse kalmamıştı. 0 günler hala hem tarihin mahşer-i vicdanında hem de gönüllerimizde tamiri güç derin izler bırakmıştı.

Bu olumsuz şartlar zalimlerin yüreklerini yumuşatmasa da iyileştirmelere gidilmesini zorunlu kılmıştı. 1951’in 6 Mart günü açılan İmam Hatipler din eğitiminde yeterli olmasa da oluşan boşluğun bir kısmını karşılamıştı. Fakat istiklal mahkemeleri 3 Alileri oynamak isteyen, rüyalarında o meşhur cümleyi tekrarlayanların zihin dünyasında hiç kapanmamış, canlılığını sürekli devam ettirmiştir. Bazen bu zihin askeri darbeler, bazen bin yıl süreceği iddia edilen post modern darbeler, bazen ana yasa mahkemeleri gibi değişik adlar, değişik kisveler altında devam edip gitmektedir. Yani istiklal mahkemeleri kapatılmamış, birilerinin kalplerinde yaşamaktadır. Hala din eğitimine, başörtüsüne ve dini içerikli olan her şeye karşı sanığın cezalandırılmasına, delillerin toplanmasına dahi ihtiyaç duyulmamasına karar verilmektedir.

Fakat hiçbir baskı ve karanlık zihinlerin zulmü, nurlu yolun aydınlık takipçilerinin kararlı ve azimkar duruşlarına ve mücadelelerine engel olamayacaktır. Gecenin karanlığı arttıkça ışığa ve gündüze olan umudumuz, özlemimiz ve arzumuz da artmaktadır. Ve hem ehl-i necat için hem de karanlık kalpliler için sabah yakın değil midir? Ve aydınlığımızın merkezi, yeryüzünün kalbi, kıblegahımız Mescid-i Aksamız yine karanlık eller tarafından muhasara altına alınmakta, her gün yeni yerleşim merkezleri açarak abluka daraltılmaktadır. Gazze yenilgisinin intikamını almaya çalışan zalim İsrail gözünü Mescid-i Aksa’ya dikmiştir. Her gün ona bir adım daha yaklaşmakta ve ona zarar vermek için girişimlerde bulunmaktadır. İnananların hafızalarının zayıf, iradelerinin nakıs, eylemlerinin sadece refleks olduğunu düşünen Siyonist İsrail, gözümüzün içine baka baka kalbimize ilerlemektedir. Müslümanları, “Görevimizi yerine getirdik, yapılması gereken ne varsa yaptık!” sarhoşluğundan basiretin ve uyanıklığın erdemine davet ediyor, başta Mescid-i Aksa olmak üzere tüm kutsallarımıza, inanç değerlerimize ve yaşam biçimimize sahip çıkmaya çağırıyoruz. Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?