CHP lideri Deniz Baykal parti grubundan gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.. Baykal konuşmasına Trakya'daki sel felaketine değinerek başladı..
İKTİDAR SELLE İLGİLENMEDİ
Türkiye'nin gündemi yoğun bunu takip ediyoruz. Ayrıca yurdun batısında bir taşkın tehdidi var. Ne ölçüde hasar var bunun tespiti yapılamadı. Bu tabloyu bu sene de böyle görmek üzüyor. Koca trakyayı etkileyen konuyu iktidar ele alamadı. Bundan büyük üzüntü duyuyorum vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Aynısı Antalya'da da gerçekleşti. Yalnız Antalya'da her yıl olmuyor. Son dönemdeki yağış sıradışı idi. Böyle facialara hazırlıklı olmamız lazım.
TARIM VE HAYVANCILIĞA DESTEK ŞART
Tarım ekonomide işsizliği emen bir sünger gibidir. Tarımda girdi ürün fiyatlarını karlı olacak şekilde ayarlayamazsanız tarımı çökertirsiniz. Türkiye'de olan bu. Tarımı destekleyeceksiniz. Tarıma harcanan para en helal paradır. Tarım ekonominin sırtında ayak bağı diye diye bu noktaya geldik. Hayvancılık da böyle. Et fiyatlarının geldiği nokta ortada. İthalat yapma palyatif, çözücü değil. Meralarımız boş kalacak, sen dövizi bastırıp et ithal edip sorunu çözeceksin. Hayvancılığın çöktüğünü ortadan kaldıracaksın. Bu çözüm mü? Bunu değiştirecek irade lazım.
Şimdi snayi bir yana bırakılmış finansla iş yürütülmeye çalışılıyor... Şimdi de ihracat var diyorlar... Şimdiki ihracat ithalata dayalı ihracat. Yani aramalı üretimi bitmiş durumda. Şimdi Türkiye'nin her yerinde sanayi bölgeleri bitmiş durumdadır.
GAP bitirilecek. İşsizlikle mücadele için yapılması gerekn birinci şey GAP'ı ele almaktır. Bunlar yavaşlattılar. Bir siyasi değişim öncesi söylüyorum ki GAP'ı hızlandırmayacağız. GAP'ı bitireceğiz diyorum...
ÖSS'Yİ KALDIRACAĞIZ
Eğitim politikası masa başı politikası olmaktan çıkarmalıyız. Eğitimi iş ve üretimle birleştirmek zorundayız. Milyonlarca kişi üniversite kapısında. Diploma ama işsizim durumunda kalınıyor. Türkiye'Deki eğitim politikası ideooljik yapılanmadan çıkarıp, temel eğitim sonrası mesleki ve teknik eğitime yönlendireceksiniz. Akademik eğitim yapmak isteyenler o zaman sınava bile gerek görmeden istedikleri bölüme girecek. CHP iktidarında ÖSS, ÖYS'leri kaldıracağız. Bunu yıllardır söylüyoruz.
Türkiye bu noktaya zarar ettiği söylenen kurumların çalışmasıyla bu hale geldi. Doğuda ve Güneydoğu'da bu kurumların işlevi bitmemiştir. Onları kapatarak işsizliği patlatıyortsun, bölgeyi yangın yerine çeviriyorsun.
HAKSIZ TALEP OLSA BU KADAR DESTEK ALIR MI?
Tekel işçileri'nin eylemi 2 ayı geçti. Sükunet, sabırla, çile çekerek bedel ödeyerek, bir acıyı yaşayarak, duygularını düşüncelerini topluma yansıtarak bir hak mücadelesini sürdürüyor. Kimsenin vitrinine taş atmıyor, kimseye zarar vermiyorlar. Türkiye'de vicdanları harekete geçirdiler. Farklı siyasi düşünceleri bile. İnsanların bir hak mücadelesi verme şansının olduğunu göstermiştir. Korku da sanırım buradan kaynaklanıyor. Bunu bastıralım yol olmasın anlayışı içine girmişlerdir. Haksız bir talepte bulunsalar kimse onlara destek vermeyecektir.
ÖNCE SEN YEME YETİM HAKKINI
Fabrikayı satınca çalışanı da satacağını sanıyorsun. Bu ortaçağdaki serf anlayışının kafanda olduğunu gösteriyor. 900 milyon dolarlık tesisi 300'ün altında satmışsın üstelik. Bunun ceremesini işçiler mi ödesin. Ona 70 milyon evet dermi. Kendi hatanı nasıl bunlara ödetirsin. 4C ürettiler. Geçici işçi. Bunlar 20 yıldır çalışıyor. Bunların neresi geçici. Bunlara çalışıtğı koşullar içinde bir iş vereceksin. Ben yetim hakkını yedirmem diyor. Önce sen yeme o yetim hakkını.
TEKEL PEŞKEŞİ BAŞBAKANLIK RAPORUNDA
Tekel'de ne menkul ne gayrimenkul kimseye peşkeş çekilmedi dedi. Bu özelleştirmenin nasıl peşkeş olduğu Başbakanlık raporunda yazılı. Senin iktidarında koymuş bunu. Sen iktidarını kaybedince bakalım neler çıkacak. Peşkeş çekilen bir şey yokmuş. Duy da inanma.
TEKEL BİNASININ DEVRİ
İstanbul Tekel'in Unkapanı üzerinde muhteşem bir genel müdürlük binası var. Bu bina bir süre önce Tekel'den alındı. Maliye Bakanlığı Milli Emlak'a devredildi. Bu devir kararını Özelleştirme Yüksek Kurulu aldı. Başbakan Erdoğan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Bİnali Yıldırım... Bu arkadaşlar bu değerli gayrimenkulu birilerine intikal ettirme kararı almış. Canım devlete geçmiş ne olacak? Ama sonra ne olmuş... Bu beş katlı bina Maliye'ye hibe edilmiş. 300 çalışan alınmış oradan Kartal'a gönderilmiş. 4 hastanesi bulunan Metropilitan Anonim Şirketi'ne tahsis edilmiş. İhalesiz şekilde yapılmış.
Bu şirket çok etkin olmalı ki Belediye Meclisi de İstanbul Göztepe Kavşağında 12 dönümlük arazisine imar izni vermiş. Şehir Plancıları bunlar ayrıcalık diye tepki göstermiş. Sen şimdi Tekel işçisine yetim hakkı diyorsun, sonra tekel işçisinin tesisini bir yandaşına tahsis ediyorsun.
TEKEL İŞÇİLERİNİN ERGENEKON'LA İLİŞKİSİ!
Peşkeş nedir. Bundan ala peşkeş var mı? Başbakan ne yapıyor o zaman. Taktir milletin. Bu iktidarı Tekel işçisi ve bakkalar götürecek.
Çadırları kaldırın diye tebligat yapmışlar. Esnafın şikayeti var mı? Yok. Elinden gelen yardımı yapıyor. Yangın tehlikesi çıkarmış. Bunun için yıkılmasını istiyorlarmış. Ay sonuna kadar süre verilmiş. Çadırlarla uğraşma mücadelesinde tehditler işlemedi. Kullanmadığı bir tehdit var. Sizi buradan alırım Silivri'de Ergenekon mahkemesine taşırım. Tek başvurulmamış tehdit bu. Bakalım Ergenekon korkutacak mı? Bu noktaya gelindi, önümüzdeki sürede göreceğiz.
YARGILAMAYA DEĞİL TAHLİYEYE GİTTİLER
Hakim ve savcıların sınıra bu amaçla taşındığını görmüştüm. Gelenlerin sevinç ve heyecalarını görmüştük. Bu hangi güvenle sağlanabilir. Bunun arkasında bir tahaaüt olmasa... Bu pazarlıkla oraya geldiler. O pazarlık sonucu orada bir tanesi tutuklanmadı. Hepsi serbest bırakıldı. Nasıl bırakıldı. Oraya bir mahkeme taşındı. Başbakan Sİlivri İmralı örneği veriyor. Evet orada yargılandı. Ama bunlar tahliyeye gittiler tahliyeye yargılamaya değil. Bu işin özü değil mi? Tahliyeye hakim savcı gönderdin sen. Yargılamaya değil.
HATİP DİCLE'YE Mİ İNANIYORUZ?
AOÇ buluşması. Neyin pazarlığı sorusuna inandırıcı yanıt verilmedi. Kem küm.. Şimdi anlıyoruz orada konuşulmuş. Buraya gelenler bu güvenle geldiler. Hakimler nasıl gitti oraya. Çok açık değil mi?
İçişleri Bakanı, savcı reddediyor. Hatip Dicle'ye mi inanıyorsunuz diyorlar. Bunu söyleyenlere Ergenekon'da Danıştay konusunda dayanağı ortaya koyan Osman Yıldırım bütün Ergenekon Davasının dayanak noktası. Bu adam kim. Kasten adam öldürmeden ceza. Nüfuz Cüzdanında sahtecilik... Öz yeğenini satarak fuhuş aracılığı... Danıştay suikasti müebbet hapis...Sen teröristlere mahkeme ayarlıyorsun. O da tutuklandıktan sonra yargıyı şikayet ederken de gerçeği söylüyor.
HABUR'A GÜVENLE GELMİŞLER
Hatip Dicle'nin sözleri. Bu ifade mahkemede verilmiştir. İfade tutanağı elimde. Diyorki "15 Ekim 2009 tarihinde Türk, Atalay'ı ziyaret etti. 4 gün sonra Mahmur ve Kandil'den gruplar geleceği, tutuklanmaması durumunda dağdan inişin artacağı söylendi. İçişleri Bakanı da ilgileniyorum. Geldikleri gibi geçecekler. 4 gün sonra geldiler ve tutuklanmadan serbest bırakıldılar." Bu tanıklık ortaya koyuyorki Türkiye'yi ayağa kalkan Habur girişinde gelenlere verilmiş bir tebligat vardır. Gelenler bizi tutuklayıp cezaevine atılma kaygısı ile değil güvenle gelmiş. Bu ifade bunu ortaya koyuyor.
HUKUKUN IRZINA GEÇİLDİ
Gerçekler saklanamaz bir yerde ortaya çıkar. Ben öyle demedim. Dedin mi demedin mi bilmiyorum. ama yaptığın ortada. O mahkeme oraya nasıl gitti. Öcalan'ın mektubunu getiren ve pişman değilim diyecek ve serbest bırakılacka. Ayarlamadın da bunlar kendiliginden mi oldu. Hakimler kendiliğinden mi gitti. Akıl var mantık var. Ayarlandı. Ayarlandığı da kendi içlerinden biri taarfından açıklandı. Biz İçişleri Bakanını hesap vermeye çağıracağız. Başbakan bir şey çıkmayacağını bilerek veriyorlar diyor. Senin talimatınla oy veriyorlarsa bu bizim ayıbımız değil. Biz tarihe karşı görevimizi yapıyoruz. Bir gün sorralar hukukun ırzına geçilirken siz anamuhalefet olarak ne yaptınız diye sorarlar. Biz sorumluluğumuzun gereğini yapıp bunu yapıyoruz.
BİR DEFADAN BİR ŞEY OLMAZ MI!
Memleketin menfaati böyle gerektirdi diyebilirler mi. Bir de yaptık idyecek babayiğit var mı? Bunlar burada ayarladı da başka yerde ayarlama yapılmadı mı? Ayarlama bir defa yapılıp sonra vazgeçilen bir
Bir defa ayarlamakla yargı bağımsızlığına bir şey olmaz mı deniliyor. İçişleri Bakanı ayarlaDIK diyor. Oradaki 'Dık'ı merak ediyoruz. Daha başka ayarlama var mı?'