Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri’nde bu hafta, Konya’nın kanaat önderlerinden ve “Doktor Ağabey” olarak bilinen Dr. Mehmet Hulisi Baybal, vefatının 20. Yılında yâd edildi. İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen sohbette, babasının 1928 yılında Konya’da dünyaya geldiğini ve sülalesinin Kırım’dan göçerek Konya’ya yerleştiğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sami Baybal, babasının hayatını değişik yönleriyle ve tanık olduğu hatıralar eşliğinde anlattı. Konuşmasına “Dedem ‘Arabacı Süleyman’ olarak anılırdı. Bu yüzden bizim lakabımız “Arabacılar” diye geçermiş. Arabacı Süleyman’ın mizacı çok sert bir insanmış. Neneme dermiş ki; “bak kadın, eğer namazı geçirirsen şu silahla seni vururum!” demiş. Babam, yazıhanesine gelen misafirlere üzüm, havuç, kuyruk yağı ve etten yapılan Buhara Pilavı ikram eder ve devamlı sohbet ederdi.” şeklinde devam eden Prof. Dr. Baybal, babasının, Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretleri’ne 1950’de İstanbul’da tıp tahsili devam ederken intisap ettiğini söyledi. Aile olarak helal ve haram noktasında son derece hassasiyet gösterdiklerini dile getiren Prof. Baybal, çok yoğun olduğu için babasını evde çok az gördüklerini ifade ederek şu hatırasını anlattı. “Babam, evimize misafirliğe gelen kayınpederlerin, teyze ve halaların da olduğu birinci derecede akrabalardan, saat 21’e geldiği zaman izin ister ve yatmaya giderdi.”
BABAM HİZMET İNSANIYDI
Sami Efendi Hazretleri’nin Mekke’de görevlendirmesiyle birlikte Konya’daki halifelik görevini Dişçi Mehmet Efendi’den sonra vefat ettiği 19 Kasım 1996 yılına kadar babasının deruhte ettiğini kaydeden Baybal, “Babam samimi bir müritti. İnsanların tamamına yakınının özel hallerini bilirdi. Cuma günleri gusül abdesti alır, beyaz elbiselerini giyinir ve öyle camiye giderdi. Sabah namazlarını şehrin değişik camilerinde gider kılardı. Abdullah Büyük’ün elinden tutan ve okutan, arkasında duran babamdı. Yâni Abdullah Büyük’ü Abdullah Büyük yapan babamdı. Babamın tatili yoktu. Onun iki sevgilisi vardı. Onlar da Mekke ve Medine idi. Hizmet insanı olan babam, hayata gözlerini bir ikindi vakti yazıhanesindeki koltuğunda otururken yumdu” dedi.
ÖNEMLİ OLAN HAYIRLI EVLAT OLMAK
Prof. Dr. Abdullah Özbek de konuşmasında, Doktor Ağabey’le 1971 yılında tanıştığını ve iki sene yanında bulunduğunu belirterek insanların, kutsallaştırılmadan yâd edilmesi gerektiği üzerinde durdu. Bununla ilgili “Bir şeye aşırı sevginiz sizi kör ve sağır yapar” hadisini hatırlatan Prof. Dr. Özbek, bir insanın hayırla yâd edilmesi için geride bırakacağı emanetlerin “sadakayı cariye, hayırlı evlat ve ilim” olduğunu söyledi.
“Hulusi Baybal’ı insanlara ve topluma moral oluşu, güçlü oluşu ve rehber oluşu itibarıyla sevdik” diyen Özbek, ölülerimizi de, sâlih amel işleyen iyi insanlarımızı da, ismi anıldığı zaman huzur oluşturan, sekinet oluşturan, memnuniyet oluşturan, hayırla yâd edilen insanları putlaştırmanın tehlikelerine, Kur’an’dan kıssalar anlatarak ve haber vererek dikkat çekti. Haber Merkezi