Önce Fikret Bila’nın yazısından bir bölümü okuyalım:
“AKP ve MHP üniversitelerde türbanı serbest bırakacak Anayasa değişikliği konusunda anlaştılar. Ayrıca YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesine hüküm getirerek üniversitelerde takılabilecek türbanı, başörtüsüne yakın bir şekilde tarif ettiler. Böylece üniversitelerde bir kıyafet tanımı yasayla yapılmış oldu. "Kılık kıyafet" MHP'nin isteği doğrultusunda Anayasa'ya girmedi. Buna karşın 42. maddeye konulan ifadede "Yükseköğretim" sınırlaması yer almadı. Sınırlamalar, kanuna dolayısıyla iktidarlara bırakılmış oldu.... Anayasa Mahkemesi, türban serbestliğiyle ilgili olarak devrim yasaları açısından yaptığı incelemede şu hükme de varıyor: "Demokrasiden yararlanarak lâikliğe karşı çıkışlar, din özgürlüğünün kötüye kullanılmasıdır.... Türk devrimi temeline oturan ve bu yapıda lâiklik ilkesine özel bir önem ve üstünlük tanıyan anayasa, özgürlüklere karşın lâiklik ilkesini özenle korumayı amaçlamış, bu ilkenin özgürlüklere kıydırılmasına olanak tanımamıştır. 174. maddede korunan lâiklik ilkesiyle, bu kapsamındaki devrim yasalarının amaç, erek ve içeriklerinin öngördüğü nitelikleri gözardı ederek, dinsel inanç gereğine dayalı bir düzenleme getiren dava konusu kural, Anayasa'nın 174. maddesine de aykırıdır."
Günlerdir tartışılan, toplumda büyük bir heyecanla “çözüm umutları”nın yeşermesine yol açan “başörtüsü yasağının kaldırılması çalışmaları”, “dağ fare doğuracak” endişelerine yol açmıştır. Nedeni ise başörtüsü yasağının kaldırılması için anayasal ölçekte bir düzenleme yapılmamıştır. Yapılan düzenlemeler şöyle:
Madde 10: Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.
Madde 42: Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
YöK Yasası Ek Madde 17: Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydı ile yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir. Hiç kimse başının örtülü olması sebebiyle yüksek öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz ve bu yönde uygulama ve düzenleme yapılamaz. Ancak başın örtülmesi, kişinin yüzü açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanacak şekilde olması gerekir.
Görüldüğü üzere, Anayasa’da yapılan değişiklikler, başörtüsü yasağının kaldırılmasını yasalara bırakmıştır. Yasa olarak da YÖK Yasası’nın Ek 17. Maddesinde düzenlemeye gidilmiş ve başörtüsünün “bağlama şekli” tarif edilmiştir.
SEZER'İN ATADIĞI REKTÖRLER KARARI TANIMAYACAK
Fikret Bila’nın yukarıda iktibas ettiğimiz açıklamalarına baktığımızda, Anayasa Mahkemesi’nin aynı gerekçeyle yeni yasayı iptal etmesi kuvvetle muhtemeldir; hatta kesin gibidir. Anayasa Mahkemesi iptal etmemiş olsa bile bu durumda başörtüsü yasağı yine kalkmamış olmaktadır. “Ancak başın örtülmesi, kişinin yüzü açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanacak şekilde olması gerekir.” tarifine bakılırsa düzenleme rektörlerin keyfine göre davranacağı bir biçime sokulmuştur.
Öte yandan başörtüsüne serbestlik tanıyan düzenlemeyi Üniversitelerarası Kurul bir araya gelerek değerlendireceğini dün açıklamıştır. Kurul, Rektörlerin büyük çoğunlukla yasağın devamından yana tavır takınacakları ve İktidar-Muhalefet dayanışmasıyla yasağın kaldırılması kararını tanımayacaklarını belirterek adeta meydan okuyor. AK Parti ve MHP bundan sonra ne yapacaklar doğrusu merak ediyoruz.
Kurul Başkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne müdahale çağrısı yaptığı bugünkü açıklaması:
“TÜRBAN İLE LAİKLİĞİN İÇİ BOŞALTILMAK İSTENİYOR”
ÜAK Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Mustafa Akaydın, “üniversitelerdeki kılık ve kıyafet sorunu” gündemi ile toplanacaklarını kaydederken, “Türbanın serbest bırakılmasının sonucunda neler olacağını defalarca söyledik. Bu Laik Cumhuriyet’in ‘Laiklik’ maddesinin içinin boşaltılma çalışmasından başka bir şey değildir. Bu bir karşı devrim çabasıdır. Bir kırılma noktası olacaktır” dedi.
“TÜRBAN SORUNUNA ANAYASA HAHKEMESİ MÜDAHİL OLMALI”
Akaydın, yasa çıkmadan durumun sonuçlarının görmeye başlandığını belirterek, açık lise sınavlarına kara çarşaf ve takke ile girilmesi haberlerine işaret etti. Akaydın, artık türban meselesine Anayasa Mahkemesi’nin müdahil olmasının gerektiğini vurgulayarak, “Anayasa mahkemesi müdahil olmazsa sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağız” dedi.
Memleket