Basın yayın organlarına dikkat!

Okulların açılması ile birlikte öğrencilerin hassas dönemleri başladı. Öğrencilerde meydana gelebilecek bedensel ve ruhsal rahatsızlıklar onların okul başarılarını büyük oranda etkiliyor.

24 Eylül’de ders baş yapan öğrenciler 18 Haziran 2010’da bitecek büyük bir maratona başladı. Bir öğrencinin rahat bir yıl geçirebilmesi için de onların sağlık durumunun titizlikte takip edilmesi gerekiyor. Toplum Sağlığını Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Nazmi Zengin okullarda öğrencilerin dar bir alanda toplu olarak yaşadığını, bu durumun da hastalıkların yayılması için uygun bir ortam oluşturduğunu söyledi.

Öğrencilerin hasta oldukları günlerde okula gönderilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Zengin öğrencilerin bulaşıcı hastalıkları karşı muhakkak aşı yaptırılması gerektiğini bunun da husus bir temizlik olduğunu belirtti. Öğrencilerin, okul müdürlüklerinin ve okul aile birliklerinin temizlik konusunda dikkatli olması gerektiği üzerinde duran Zengin, “Okul yöneticilerinin başta okul tuvaletleri olmak üzere okuldaki tüm alanlarda azami temizlik şartlarını sağlamaları gerekmektedir.

Bu açıdan denetleme görevi İl Milli Eğitim Müdürlükleri kadar okul-aile birliklerine ve ilgili sivil toplum kuruluşlarına da düşmektedir. Öğrencilerimizin de kişisel temizlik kurallarına uymaları şarttır. Bunların en önemlilerinden bir el yıkamadır. El temizliği birçok mikrobik hastalığın önlenmesinde en temel ve ucuz yöntemdir. Ayrıca öğrencilerimizin öksürürken ya da aksırırken ağızlarını mendilleriyle kapatmaları hava yoluyla bulaşan hastalıkların önlenmesinde fevkalade önemlidir” dedi.

RUH SAĞLIĞI DEYİP GEÇMEYİN
Öğrencilerin başarılı bir eğitim dönemi geçirmeleri için beden sağlıklarının yanında ruh sağlığının da önemine vurgu yapan Nazmi Zengin, ruh sağlığında sorun olan öğrencilerin öğretmenler ve okul yönetimi tarafından saptanması gerektiğini ve rahatsızlık iyice ilerlemeden tedavilerin başlamasının altını çizdi. Öğrencilerin zararlı ve bağımlılık yaratan maddelere alışmamaları için gerekirse güvenlik güçleriyle iş birliği içinde olunması gerektiğini belirten Zengin, “Okullarımızda geçen yıllarda ne yazık ki yakışıksız şiddet olayları yaşanmıştır. Bu olayların yeniden yaşanmaması için ailelerle işbirliği içinde öğretmenlerimizin gençlerimizdeki potansiyel enerjiyi bilimsel araştırmalara, spora, yararlı eğlence aktivitelerine yöneltmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

BASIN YAYIN ORGANLARINA DİKKAT

Öğrencilerin büyük bir oranının televizyon ve internetten takip ettikleri dizi, film gibi şeylerden rahatlıkla etkilenebildiğini söyleyen Zengin, öğrenci velilerinin çocuklarını yaş grubuna uygun olmayan yazılı ve görüntülü basından uzak tutmaları öğrencilerin ruh salpağında önemli bir etken olduğunu belirtti. Zengin, öğrencilerin televizyonda yayınlanan dizi ve filmlere hiçbir filtreden geçmeden maruz kaldığının altını çizerek, “Yapılabilecek en iyi şeylerden birisi uygun filmlerin ya da dizilerin ailecek seyredilmesi, bu sıradaki gençlerimizin kafalarında oluşabilecek soruların anne-baba tarafından cevaplandırılmasıdır. Ayrıca internet erişimi de filtrelerle sınırlandırılabilir ya da öğrencinin çalışma programına uygun saat kısıtlamaları getirilebilir. Asla "hep ya da hiç" yaklaşımı benimsenmemeli, kökten yasaklamalar getirilmemelidir. Bu yaklaşımlar çoğu kez yarar yerine zarar getirmektedir” dedi.

Ali Murat Mırçık-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?