İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ben size şu teminatı veriyorum; hangi düşüncede, hangi anlayışta olursa olsun, her genç bu ülkede özgürce konuşacak ama hangi düşüncede, hangi anlayışta olursa olsun kim şiddete başvurursa o da engellenecek. Şiddetin olmadığı özgürlük ortamını sağlayacağız" dedi.
Davutoğlu, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Başbakanımız Gençlerle Buluşuyor" programında yaptığı konuşmada, iki gün önce Sancaktepe mitinginde binlerce kişinin arasında en az 85-90 yaşında, ellerini açıp dua eden bir amcanın dikkatini çektiğini belirterek, "Bu amcanın duası yerde kalır mı?" diye sordu.
Kalabalığın içinden o kişiye seslenerek, "Amca Allah razı olsun, duan mübarek olsun" dediğini hatırlatan Davutoğlu, yaşlı amcanın miting boyunca dua ettiğini söyledi. Davutoğlu, 30'lu 40'lı yıllarda neler yaşandığını, Adnan Menderes idam sehpasına götürülürken yaşanan acıyı, 28 Şubat acısını bildiği için o amcanın, "bir daha o günler gelmesin diye kendisine değil, gençliğe dua ettiğini" anlattı.
Ahmet Davutoğlu, "10 yaşındaki gençliğe hazırlanan bir çocukta bu inanç, 90 yaşındaki bir amcada o kalabalıkta, saatlerce de beni bekleyerek, birçok miting olduğu için geciktik, bu iman ve dua varken, Allah'ın izniyle o emanet yerde kalmaz" diye konuştu.
Gençlere o genç ve o amca gibi "özne" olmalarını tavsiye eden ve birikimlerinin sağlam olmasını isteyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"3. özellik kadim ahlaki ilkelerimiz söz konusu olduğunda, sağa ve sola bakmadan, zihninizde bir an çıkar hesabı, idari maslahat anlayışı gözetmeden başınızı kaldıracaksınız. Kim olursa olsun hesap soracaksınız ve tavrınızı hiçbir zaman değiştirmeyeceksiniz. Gençlik biraz da isyan ahlakı anlamında, bunu dediğimde bir gazete, 'Olumsuz anlamda gençleri isyana teşvik ediyor' dedi. Adaletsizliğe karşı isyan duygusu taşımayan birisi, bırakın genç olmayı, insan olmayı bile hak etmez.
Filistin'de çocuklar öldürülecek 'Bekleyelim' diyeceksiniz. Suriye'de masum kadınlar dul bırakılacak, binlerce insan öldürülecek 'Bırakalım, görelim' diyeceksiniz. Arakan'da katliamlar olacak 'Şimdilik susalım' diyeceksiniz. Arkadaşlar, biz susarsak siz susmayacak ve bizden hesap soracaksınız. Çünkü biz 70'li yıllarda susmadık, sizin gibiydik, nereden bir haber gelse, Afganistan'da tanklar mı yürüdü, ne bileyim Filistin'de olay mı var, nereden bir haber gelse hepimiz ruhen bunu hissettik. Sizlerin özgür düşünce, sağlam birikim ve kesinlikle taviz vermeyen bir ahlaki anlayışa sahip olmanız lazım. Kriterleri başkasının koymasına izin vermeyin. Ahlaki kriterleriniz sizin olsun, başkası ne yaparsa yapsın, siz kendi prensiplerinizi terk etmeyin. Onlar sizin hocanız olamaz, onlar size öğretmenlik yapamaz. Siz onlara bunu öğreteceksiniz. Başkaları şu veya bu şekilde davranış standartlarını değiştirdi diye siz değiştirmeyeceksiniz. Davranışlarınızın standardı kendiniz tarafından oluşturulacak ve bunu hiçbir zaman terk etmeyeceksiniz"
- "Kutuplaşmayın"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, dün bir televizyon programında, çok tebessüm etmesinin takdir topladığını ve gençlerin de bunu sorduğunun iletildiğini anlatarak, selam ve tebessüm etmenin sadaka olduğunu söylediğini aktardı.
Davutoğlu, gençlere şu tavsiyelerde bulundu:
"Karşı tarafa selam verirken nasıl, 'Sen benden emin ol, ben de senden eminim' dersiniz. Tebessüm ettiğinizde karşı tarafa 'Benim kalbim, gönlüm, ruhum sana açık diyebilirsin ama benim de sana girmeme, ruhunla temas etmeme izin ver' demektir. Hiçbir zaman en zor şartlarda dahi insanlara öfke ve nefret uyandıracak şekilde değil, merhamet, şefkat ve güzel bir dil uyandıracak şekilde temas kurun. Bu da ahlakla iletişimin, bir şekilde toplumsal diyalog kurmanın zemini. Bir zalim, haksızlık karşısında direncimiz ne kadar yüksekse bir mazlum karşısında tebessüm o kadar sağlam ve sıcak olmalı. Zalime öfke duymayan adalet duygusundan kopar, mazluma tebessüm göstermeyen şefkat duygusundan kopar. Her şeyin en doğru zamanda, en doğru şekilde yapılmasına özen gösterin.
Bu temelde öz güven, sağlam bilgi birikimi, ahlaki prensipler etrafında yapılması gereken dördüncü husus; mutlaka kendi nesillerinizle iletişim içinde olun, kutuplaşmayın. 'O karşı taraftan, benim gibi düşünmüyor' diye düşünmeyin. O öyle düşünse de siz 'O karşı taraftan' demeyeceksiniz. O sizi dışlasa bile siz ona bu geminin içinde, aynı geminin içinde olduğumuz düşüncesi ve inancıyla davranacaksınız. İletişiminiz sağlam olacak ve gönülden gönüle iletişim kuracaksınız."
- "Dar mahallenin gençleri olmayın"
Bosna Hersek'te bir toplantıda "Bütün şehirler yıkılsa Bosna üzerinden insanlık inşa edilir" dediğinde çeviri yapılmadan binlerce Boşnak'ın ayağa kalkarak, tekbirler getirdiğini ve alkışladığını söyleyen Davutoğlu, Boşnak öğrencisinin "Bu Boşnaklar ne zaman Türkçe öğrendi bilmiyorum" dediğinde ona, "Eğer biz dilden kulağa konuşsaydık, tercüme ve tercümana ihtiyaç vardı ama gönülden gönüle konuşanlar için tercümeye de tercümana da ihtiyaç yok" dediğini anlattı.
Davutoğlu, gönülden gönüle konuşmayı kesmek için birilerinin "Biz Kürtler", "Biz Türkler", "Biz Aleviler", "Biz Sünniler" ya da "Balkan kökenliler" dediğini ifade ederek, bu durumda milletin parçalanacağını, bölüneceğini, gönülden gönüle konuşulamayacağını dile getirdi.
Bu nedenle toplantıya katılanlardan "dar mahallenin gençleri" olmamalarını talep eden Davutoğlu, gençlerin, mahallerinden çıkmalarını ve birbirleriyle selamlaşmalarını istedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bir Alevi'yi hiç tanımamış Sünni'nin, bir Sünni ile hiç hemhal olmamış Alevi'nin ya da Türk-Kürt diye ayrım yaparak kategorileştirerek milletimizi, gençlerimizi ayıranların bu milleti düşüreceği durumu anlatın. Özellikle gençler için söylüyorum, birbirinize ruhunuzu ve gönlünüzü açın ve iletişime açık olun. Bu etrafımızdaki ateş çemberi içinde Türkiye bugün istikrar adasıysa o sağlam tarihi birikim üzerinde toplumsal dokumuzla ilgili. Çevremize bakın, insanlar aşiretlere, etnik gruplara, mezheplere 'biz' dedikleri ve daha büyük bizi unuttukları için Irak'ta, Suriye'de, Ukrayna'da, Mısır'da kardeş kavgası var. İhtilaf edebiliriz, farklı görüşler ifade edebiliriz ama hepimiz aynı gemideyiz ve bu gemide kim delik açmaya kalkarsa, o geminin batmasına sebep olacak ihanet yaparsa ona karşı da bütün gençlik birleşmek durumundadır" diye konuştu.
- "Tarih yeniden burada şekillenecek"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, gençlerden dünyaya, yaşıtlarının çilesine de keşiflere de açık olmalarını isteyerek, konuşmasına şöyle devam etti:
"Latin Amerika'dan, Uzak Doğu'dan, Asya'dan, Afrika'dan her yerden... Artık kitlesel iletişim çağında herkesin bu imkanı var, dünya ile yatay anlamda iletişime geçin. İnsanlığın kaderinden bağımsız bir Türkiye kaderi olamaz ama şu da olamaz; Türkiye'nin kaderinden bağımsız bir insanlık kaderi de olamaz. Bu inancı da taşıyın. Bu coğrafya, tarih burada aktı ve tarih yeniden burada şekillenecek, biz, sizler ve gelecek nesiller tarihe ağırlığımızı koymak konusunda hiçbir zaman inancı kaybetmeyin.
Bunların gerçekleşmesi için biz sizlere neler vaat ediyoruz? İnşallah seçimlerde hep beraber oyları kullanacağız. Netice ne olursa olsun, hükümetimiz inşallah devam edecek ama bu çerçevede son derece sağlam bir gençlik politikası zemininde sizlerin bütün meselelerine el atacağız. Bir gençliğin kendi iç meseleleri var, bir de ülkenin bütünüyle ilgili konular var. 2001'deki bir genç Türkiye'deki genel psikolojisinden o kadar etkilenmişti ki, ben o zaman hocalık yapıyordum, bir gecede yüzde 7 bin faiz oluyorsa gencin, 5 yıl sonrasını değil, ertesi gününü planlaması mümkün olmaz. Bizim size taahhüdümüz; geleceğinizden kaygı duymayacağınız, plan yapabileceğiniz, kariyer planlaması yapabileceğiniz, ideallerinizi, iddialarımızı ortaya koyabileceğiniz, özgür bir ülke, hiçbir şekilde korku ile birtakım dürtülerle yaşamayacağınız, özgür bir şekilde düşüncelerinizi dile getireceğiniz bir Türkiye. Bu özgürlük ortamını ve bu ortamla beslenen ve onu da bekleyen istikrar ortamı, size vereceğimiz en büyük hediyedir."
Davutoğlu, son 12 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde hem özgürlük alanlarını genişlettiklerini hem de istikrar ortamını sağlamlaştırdıklarını ifade ederek, başörtüsü, katsayı, EMASYA protokolü, OHAL, DGM sorunlarının ortadan kaldırıldığını, anadilde eğitim ve lehçe kullanımının getirildiğini anlattı.
Üniversite sayısını artırdıklarını, sınıf mevcutlarının azaldığını, yeni yurtlar ve gençlik merkezlerinin açıldığını, spor tesislerinin yenilendiğini ve yenisinin yapıldığını, burs miktarı ve burs alan öğrenci sayısının artırıldığını aktaran Davutoğlu, değişimin her sene görüldüğünü vurguladı.
- "Bir siyasetçi eleştirilebilir ama hakaret edilmemeli"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, bundan sonra gençlerin çok daha özgür ve iddialı şekilde geleceğe hazırlanmaları için neler yapılabileceğini planlamaları gerektiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:
"Üniversitelerimizde ve liselerimizde gençlerin özne olmasını sağlayacak, öz güveni teşvik edecek ortamı sağlayacağız ve bunu teminat altına alacağız. Gençlerin de özgürlük ile düzen, kamu düzeni arasında veya eleştiri ile hakaret arasında, eleştiri ile saldırı arasındaki farkı da görebilmeleri lazım. Bir siyasetçi, devlet adamı eleştirilebilir ama bir siyasetçi, bir devlet adamına hakaret edilmemeli. Politikalar eleştirilebilir ama bir devlet adamı, siyasetçi üniversiteye geldiğinde daha onu dinlemeden hakaretler ve ona dönük birtakım eylemler yapılmamalı. 'Herkesin konuşabileceği bir Türkiye' diyorsak, özgürce herkesin görüşlerini ifade edebileceği bir Türkiye iddiasındaysak hepimizin bu özgürlük ortamını korumaya özen göstermemiz lazım. Bu korunacak. Ben size şu teminatı veriyorum; hangi düşüncede, hangi anlayışta olursa olsun, her genç bu ülkede özgürce konuşacak ama hangi düşüncede, hangi anlayışta olursa olsun kim şiddete başvurursa o da engellenecek. Şiddetin olmadığı özgürlük ortamını sağlayacağız. Bu aileden başlayan bir şey."
Başbakan Davutoğlu, birkaç yıl önce küçük kızı ile bir anısını da anlattığı konuşmasında, kızını biraz üzgün gördüğünü ve ne olduğunu anlamaya çalıştığında, kızının "Baba ben bir bireyim. Bana böyle davranılmamalı. Bana saygı gösterin" dediğini belirtti. Davutoğlu, bu duygunun teşvik edilmesinin şahsiyetli gençler yetiştirmek açısından önemli olduğuna dikkati çekti.
Birey olanların aynı zamanda toplumsal sorumluluğu hissetmesi gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, "Biz gençlerin geleceği için eğitim imkanları bağlamında, şu anki imkanları her sene yenileyerek, geliştirerek, en iyi eğitim imkanlarını sunacağız. 2002'de iktidara geldiğimizde milli eğitimin toplam bütçesi 11,8 milyar liraydı, şimdi 87,5 milyar lira. Savunma Bakanlığı'ndan daha fazla. Çünkü gerçek savunma, iyi bir gençliğe sahip olmakla olur. Gençliği denetim altına almak için, tankları Sincan'da yürütmek için, bir sabah 12 Eylül'de 5 generalin çıkıp talimatla milleti dizayn edeceği bir savunma anlayışıyla gençlik de ülke de korunmaz. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi görevini yapacak, savunma ihtiyaçları en iyi şekilde karşılanıyor, kendi tankımızı, uçağımızı yapıyoruz. Ama ülkenin teminatı, oralarda subay da olacak gençlerin eğitimine verilen önemle olur. Bundan sonra da eğitim bütçemizdeki en üsteki yerini koruyacak" şeklinde konuştu.
(Sürecek)