BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Eğer israfın önünü alabilseydik sizden vergi almaya gerek kalmazdı. On üç yıllık iktidarımızın her tarafı altın yazılarla başarıyla doludur ama israf konusunda karnemiz kırıktır" dedi.
Arınç, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde partisinin Osmangazi ilçe teşkilatı tarafından AK Parti'ye hizmet etmiş kişiler için düzenlenen vefa yemeğinde yaptığı konuşmada, Vefa'yı İstanbul'da bir semtin adı olmaktan çıkarmak, yaşayan bir gerçek haline getirmek gerektiğini söyledi.
Münafıklığın alametlerinden birinin vefasızlık olduğunu belirten Arınç, "Söz verir ama tutmaz. Allah bizi öyle olmaktan muhafaza etsin. Sözünü, dostluğunu, arkadaşlığını bilen, dost ve kardeş insanlar kılsın" ifadelerini kullandı.
Gönlünü AK Parti'ye 14 Ağustos 2001'den beri kaptıran, sağa sola sapmadan, düşe kalka ama dosdoğru gidenlere saygısının sonsuz olduğunu dile getiren Arınç, şöyle konuştu:
"13 yıldır bütün başarılarımızın altıda kardeşlerimizin gayreti, alın teri, koşması, duası var. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu bayrak yükseldiyse millete hizmet noktasında çok büyük adımlar atılmışsa bilelim ki bu hepimizin gayreti ve emeğiyle olmuştur. Hiçbirimizi diğerinize feda edemeyiz, hiçbirimizi diğerinizden aşağıda veya üstün göremeyiz. Türkiye'de en uzun süreli iktidar, bu dönemde AK Parti'ye nasip olmuş, 13 senede 9 seçim başarısı sayenizde olmuştur."
"Rütbelerin en güzeli ve büyüğü, Ben AK Partiliyim diyebilmektir'' diyen Arınç, hangi görevde olmanın önemli olmadığını, bu davaya gönül vermek, elinden geleni yapmak, maddi ve manevi katkıda bulunmanın asıl gaye olduğu kaydetti.
- "Türkiye'deki israfı görüyorum"
Çeşitli tören ve etkinliklerde dua edileceği zaman hocalardan Türkçe ve kısa bir dua etmesini istediğini belirten Arınç, yemek duasının da kısa ve anlaşılır olması gerektiğini söyledi.
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün yemek dualarında okunan bir ayet-i kerime var; 'Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz. Allah israf edenleri sevmez'. Allah bizi sevsin diye çabalıyoruz değil mi? Bu ibadetlerimiz, taatimiz onun için ama Allah israf edenleri sevmezmiş, ayet-i kerime böyle diyor. Allah'ın sevmediği bir kul olmak ister miyiz, hayır. O zaman ayet-i kerimenin gereğini yapacağız. Benim dünyada en büyük düşmanım israf. Allah'a hamdolsun, meclis başkanlığındayken de adım çıkmıştı, 'Bu adam yanan iki ışıktan birini mutlaka söndürür, çeşmeleri kontrol ede, kağıtları çöp sepetine atanlardan hesap sorar' diye. Çünkü ben talebeliğimde böyle okudum. Bir kalemin bile bizde hakkı vardır. Kağıdın bir tarafı doluysa arka tarafını çevirir onda çalışırdık. Şimdi Türkiye'deki israfı görüyorum. Eğer israfın önünü alabilseydik sizden vergi almaya gerek kalmazdı. 13 yıllık iktidarımızın her tarafı altın yazılarla başarıyla doludur ama israf konusunda karnemiz kırıktır. Allah israf edenleri sevmez."
İsrafın inancımızda olmadığını vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
"Yemek duaları Türkçe yapılsa bir kısmımız bundan ders alacağız. İsraf o kadar ince bir şey ki Resulullah Efendimiz, 'Bir akarsuda abdest alsan bile israf etme' buyuruyor. Su akıp gidiyor, bunun israfından ne olacak? Bir şeye dikkatinizi çekiyor, israf o kadar önemli. İnşallah müftü efendi ve hocalarımız da bizi duyar, yarım saatlik duaya ihtiyaç yok. Başında salavat-ı şerife getirir, 'elhamdülillah' dersin, ondan sonra da üç cümleyle 'Ya Rabbi sen bize doğru yolu göster, bizi şaşırtma, şeytana uydurma, kazadan beladan esirge. Amin' der bitirirsin. Ne söylediğini anlayalım. Böyle olacak bundan sonra."
- "Unutmayanlar, unutulmaz"
Vefanın teşekkür anlamına da geldiğini söyleyen Arınç, unutmayanların unutulmayacağını, birbirinin yüzüne severek bakmanın ibadet olduğunu, AK Parti'den önce siyaset yaptıkları partilerde de hiçbir zaman birbirlerinin kıymetini unutmadıklarını aktardı.
Arınç, AK Parti'nin on üç yıllık beraberliğinin her zaman başlarının dik olmasını sağladığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bütün bu 13 yıl içinde küsmeden, kırılmadan, darılmadan, gönül koymadan, davam başarıya ulaşsın, ülkede iktidar olalım, güzel hizmetler yapalım, maddi manevi kalkınmamızı daha da geliştirelim düşüncesiyle gayret eden arkadaşlarımızın bu seçimlerde de büyük bir azim ve başarıyla sonuç ve netice alacağına inanıyorum. Aday listeleri, şunlar geldi, bunlar gitti... Bunlar konuşulabilir elbet, üzerine eleştiriler de getirilebilir. Onları kendi içimizde konuşuruz, onlar üzerindeki düşüncelerimizi aktarabiliriz. Artık listelerimiz kesinleşti ve bize göre genel merkezimizin yaptığı bu liste hepimizin listesidir, hepsi birbirinden kıymetlidir. Onlar için, onlar kadar partimiz için çalışacağız. Gönül kırıklıkları varsa hepsini bir kenara koyacağız."
(Sürecek)