Beyaz TV'de yayımlanan Usta'nın Hikayesi programına katılan Başbakan Erdoğan çocukluğundan itibaren yaşadıklarını anlattı...
İşte bazı başlıklar:
-Bisikletim yoktu. Bisiklet alacak durumumuz yoktu...
-İmam Hatipe niye geldiniz,ölü mü yıkayacaksınız? Hayır öldürmeye gelenleri diriltmek için buradayız. Dört çocuğum da imam hatipli...
-Ailede hanım hariç herkes Fenerbahçeli... Ama bu son olaylar hepimizi soğuttu. Emine Hanım Beşiktaşlı...
-Ben aşkı şöyle tanımlarım: Aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır... (Emine Hanım'a) Biz bir aşık olduk, pir aşık olduk...
-Evlendiğimiz andan itibaren (Emine Hanım) bu sosyal hayatın içinde, bugün stk olarak ifade edilen bir dernekte görev alıyordu... Siyasi mücadelem içerisinde bir gün olsun 'niye geç geldin' diye sormadı... Eşimin arkamda dik duruşu işimizi kolaylaştırdı. 40 yıla yaklaşan siyasi mücadelemizde bizi güçlü kıldı...
-Kıyafet konusunda eşime ve çocuklarıma yük olmam, hepsini kendim hallederim...
-O yönde (yemek yapma) bekarlıkta arkadaşlar arasında bir mönümüz vardı, onu yapardım. Öğrencilik yıllarımızda yaptığım en iyi şey melemendi, onu yapardım.
-Evlat sevgisi bambaşka bir şey, fakat torunlar bize evlatlarımızı aratmadı...
-Torunlarımla birlikte çizgifilm izliyorum...
-Şimdikiler gibi gökten zembille in, parlamentoya gir. Böyle gelmedik biz buraya...
-Ticaret, siyaset, yaşam risktir. Bu riski göze almazsanız başarılı olamazsınız...
-İstanbul'da biz, Ankara'da Melih Bey seçimi kazandık... Ankara, İstanbul deyip geçme: Türkiye'nin özeti buralar.
-Biz bu müdahalelerin içerisinde ezile ezile geldik. Yaşam tarzımıza karışıldı mı karışılmadı mı, bunu gördükleri için yüzde 50 AK Parti'ye oy veriyor...
-Halkımız bizi kucaklıyorsa, dışlanmadıklarına inandıkları için bizi kucaklıyor. Diğerleri halkı kucaklayamadığı için oy alamıyor.
-Ahmet Kaya kardeşimiz (Kazlıçeşme konserine) seve seve geldi. Biz de veda töreninde onu duygu ile dinledik. Bugün onları savunduklarını söyleyenler onlara çok şeyler yaptılar. Ben ne zaman kendisini nereye davet etsem, sağolsun geldi. Kendisine rahmet diliyorum...
-Yol arkadaşlığı, bu çok önemli. Pınarhisar günleri çok bereketli geçti. Hergün yüzün altına düşmüyor ziyaretçi. Bana yoğun bir şekilde mektuplar geliyor. Yaklaşık 10 bin mektup. Gündüz görüşmeler yapıyorum gece mektupları cevaplıyorum....
-Burası medresi Yusufiye. Burada eğitim alıyorsunuz...
-Cezaevi döneminde hiç umudu kesmedik.
-Muhtar bile olamaz diyenler, bu manşetleri atanlar hala medyadalar, varlar...
-Biz mazlumların sesi olabiliyor muyuz? Türk milleti olarak... Dünyanın tüm mazlumlarının sesi olabiliyor muyuz?
-Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Gideceğiz gündüz gece. Durmak yok, yola devam...