Bakış açısı değişmedi, üslup yumuşadı

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 84. kez saat 12’de Kayalıpark’ta bir araya gelerek bir basın açıklaması yaptılar. Platform adına hazırlanan açıklamayı Yavuz Erdem okudu.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 84. kez saat 12’de Kayalıpark’ta bir araya gelerek gündemi ve başörtüsü yasağını değerlendiren bir basın açıklaması yaptılar. Platform adına hazırlanan açıklamayı Yavuz Erdem okudu. Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasının da değerlendirildiği açıklamada geçtiğimiz hafta basında önemli bir yer tutan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un konuşması değerlendirilerek bu konuşmanın herhangi bir bakış açısı değişikliği içermediği, ancak üslupta yumuşamanın görüldüğü kaydedildi. Bildiride şu hususlara yer verildi: Ergenekon soruşturması kapsamında gerçekleştirilen, 12. dalga operasyonlarının akademik çevreler yönelik olması, bir gerçeği daha ortaya çıkarmıştır. Bu gerçek, siyasette ve bürokraside kokuşmuşluğun, çeteleşmenin ve kanunsuz işlerin, aynı şekilde akademik çevrelerde de neşv-ü nema bulmuş olmasıdır. Akademik çevrelerin, medyaya yansıyan, -kirli çevrelerle olan- ilişkiler ağı, son derece ürpertici bir in almıştır. Bunun sebebi: Geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz gençlerimizin; üniversite ortamında, han zehirli atıklarla beslendiklerinin, zihinlerinin hangi kirli düşüncelerle karartıldığının ve geleceklerine nasıl b ipotek konulduğunun ortaya çıkmasıdır. Gelişmiş ülkelerin akademik çevreleriyle karşılaştırıldığında, hiçbir ciddi akademik çalışması olmayan, ahbap çavuş ilişkileri içerisinde, belli bir makama gelen bu kişilerin; toplumun bilinçlendirilmesi muasır medeniyetler seviyesine çıkartılması adına (!) ortaya attıkları çıkış yolu: Dinden kopartılmış, dinin insanlar vermiş olduğu üstün ahlaki meziyetlerden soyutlanmış, tamamen seküler ve materyalist bir zihin yapısında başka bir şey değildir. Onlar bu düşüncelerini topluma öğretmekten daha çok dayatan insanlardır. Hatta bu düşünceleri toplumda kabul görmesi için kirli çevrelerle ilişkiye girmekten çekinmemişlerdir. Kendi zihin dünyalarında uydurdukları, modernist ve çağdaş öğrenci tipi oluşturmaya çalışmış, dahası bu öğrenci tipine uymayan ve dini inanç ve değerlerinden kopmamış öğrencileri ise aşağılamış ve üniversite ortamından haksız ve gaddarca dışlamışlardır. Sürekli ve delinmez bir ambargo uygulamışlardır. Bu darbe yanlısı, baskıcı, totaliter, zorba ve dini değerler düşmanı akademik çevrelerin en önemli simalarından olan Türkan Saylan ve onunla birlikte mensubu olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin basına yansıyan; inanç değerlerine saygılı öğrencileri fişleme ve birtakım terör örgütü yanlısı öğrencileri de finanse etme çalışmaları, ulaşmak istedikleri kirli emellerinin ortaya çıkması açısından oldukça manidardır. Türkan Saylan’ın ve dernek üyelerinin basın yoluyla bu iddialara verdiği ironik cevap ve savunmalar ise tam bir fiyasko timsalidir. Onlar bu uygulamalarına haklı gerekçeler bulmaya, kılıflar uydurmaya çalışmışlar ancak iddialara karşı makul bir savunma yapamamışlardır. Basında geniş yankı uyandıran ve çeşitli tahliller yapılan Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un açıklamaları aslında askeriyenin “güvenlik — terör, laiklik — şeriat” tehlikesi ve dini cemaatler hususunda herhangi bir bakış açısı değişikliğini ifade etmemektedir. Bizce değişen tek şey üsluptaki yumuşamadır. Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?