Bakırcılık sanatı yok olmak üzere

Yıllarca insanların çaydanlığından yemek tabağına kadar birçok malzemesinin yapımını üstlenen bakırcılık sanatı bitme noktasına geldi.

1970’li yıllara kadar insanların gündelik hayatlarında kullandıkları eşyaların yapımında kullanılan bakırcılık sanatı günümüz şartlarına uyum sağlayamadığı için bitme noktasına geldi. Özellikle son iki-üç yıldır vatandaşların bakırdan yapılan eşyalara ilgi göstermemesi mesleği sona yaklaştırdı. Bakırcılar Sitesi’ndeki dükkanında bakırcılık mesleğinin Konya’daki son kalesi olan bakırcı ustası Kemal Aslan, mesleğin bitmemesi için yardım bekliyor. Belediyeden, il kültür müdürlüğünün ortak çalışması ile bir çarşı oluşturulmasını isteyen Aslan, bu çarşıda bakırcılık, demircilik, kunduracılık gibi bitmeye yüz tutmuş sanatların bulaşmasını istiyor. Bakırcılığın yıllardır topluma hizmet veren bir el sanatı olduğunu belirten Aslan, “Bakırcılık sanatının kullanım alanı son yıllarda oldukça azaldı.

Neredeyse hiç kalmadı. Her zanaatkar gibi benim mesleğimde bana göre bir aşktır, bir sevdadır. Vurduğum her çekiç bir nakıştır, bir oyadır. Bu mesleği her ne kadar maddiyat için yapsam da benim için geçmişimle geleceğim arasında bir kültür köprüsü, bir mirastır. Bu toplumun ortak kültürüdür. Bu mirası gelecek nesillere aktarmaya çalışıyorum. Bizim kültürümüz sadece musiki sadece mimariden oluşmuyor. Hasan amcanın kara sabanı, Ayşe ninenin hamur leğeni, abdest ibriği, Ali amcanın at arabası, Fatma teyzenin tandırı da kültürümüzün bir parçasıdır.

Ne yazık ki sahip çıkılmadığı takdirde birçok zanaat gibi bakırcılık mesleği de yok olacaktır. Acı olan bakırcılığın yok olması değil, Konya kültürünün bir parçasının yok olmasıdır. Konya dışından şehrimize gelen insanlar buraya kültür, tarih görmeye geliyor. Bu yüzden biz kendi kültürümüze sahip çıkmalıyız. Bununla ilgili bir örnek vermek istiyorum; 15 sene önce Edirne’den bir vali yardımcısı dükkanıma gelmişti. Bana elinde birçok bakır eşya olduğunu söyledi ve bunları tamir ettirmek, parlatmak istediğini söylemişti. Benden olur cevabını aldıktan sonra şoförü ile eşyaları gönderdi ve ben de tamir ettirdim.

Daha sonra ücreti ödemek için bizzat kendisi geldi. Ben kendisine, ‘Sayın Valim, bu kadar bakır eşyayı neden tamir ettiriyorsunuz?’ diye sorduğumda ‘Bu eşyalar bizim kültürümüz, tarihimizdir. Ben bu eşyalardan yemek yedim, su içtim. Ama benim çocuklarım bunları göremedi. Ben de bu eşyaları evimin ayrı yerlerine koyarak çocuklarımın bu tarihi, kültürü unutmamalarını istediğim için böyle bir şey yapıyorum’ dedi. İşte anlatmak istediğim bu. Bizim çocuklarımız, torunlarımız bu kültürü, tarihi unutmasınlar istiyorum ve bunun için çalışıyorum” dedi.

2 YIL İÇERİSİNDE MEVLANA

MÜZESİ’NE RAKİP OLURUZ

Evli ve üç çocuğu olduğunu aktaran Aslan, ailesinin geçimini bakırcılık yaparak sağladığını ifade etti. Bakırcılık ve benzeri sanatların yok olmaması için çeşitli çalışmaların yapılabileceğini belirten Aslan şunları kaydetti: Ben şu anda Bakırcılar Sitesi Adıbelli Sokak No:167’de bu sanatımı icra ediyorum. Ancak burada daha ne kadar mesleğimi icra edebilirim bilmiyorum. Bu yüzden belediye ve kültür müdürlüğünün ortaklaşa yapacağı bir çalışma ile şehir merkezinde bir yere ben ve benim gibi mesleklerinin son temsilcilerinin yer aldığı bir çarşı oluşturulabilir. Bunun örnekleri ülkemizin çeşitli illerinde mevcuttur. Kayseri, Siirt ve Antalya gibi şehirlerde bu şekilde çarşılar belediyeler tarafında oluşturularak el sanatlarını icra eden insanlar bu çarşılarda bir araya getirilmiştir.

Bu çarşının yapılması için daha önce belediyeye ve kültür müdürlüğüne gittim ve bana böyle bir çarşının yapımının güzel olacağını ve bu konu üzerinde çalışmalarının olduğunu söylediler. Aradan uzun bir süre geçmesine rağmen herhangi bir şey gerçekleşmedi. Bu çarşıları yapan şehirlerin masrafları karşılamak için AB fonundan yararlandıklarını duymuştum. Eğer böyle bir şey varsa bizim şehrimizde de AB fonundan yararlanılabilir. Bu çarşının yapımının birçok faydası var. Geçmişine, kültürüne meraklı insanlar var. İnsanlar bu çarşı sayesinde geçmişini, kültürün eskicilerde, ara sokaklarda aramayacak. Yıllar önce Mevlana taraflarına bu şekilde eski eşyaların sergilendiği bit pazarı şeklinde bir yer kurulmuştu. Toplumun her kesiminden insan bu pazara akın etmişti. Ben inanıyorum ki böyle bir çarşı kurulursa 2 yıl içerisinde ziyaretçi açısında Mevlana Müzesi’ne rakip oluruz.
Yaşar Sarı-Memleket

Ekonomi Haberleri

Türk Devletleri Arasında Dijital Ticaret Köprüsü Kuruluyor
KONYA'DA TRAFİĞİ DURDURACAK GELİŞME
Toplam 7 milyar lira Evde Bakım Yardımı hesaplara yatırıldı
NOTERLERLE İLGİLİ KARAR
O BİLE KORKUYOR