Ailede alarm: Dijital riskler ve nüfus gerçeği

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğurganlık hızının 1,48’e gerilediğini belirterek, dijital mecralar, sınırsız tüketim ve zayıflayan kuşak bağlarının ailenin dayanıklılığını doğrudan etkilediğini söyledi.

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğinde, İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı’nın kapanış programında konuştu.

16-17 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen konferans, “Türkiye’de ve Özbekistan’da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları” temasıyla yapıldı. Programa Özbekistan’dan üst düzey temsilciler ile akademisyenler katıldı.

Bakan Göktaş, iki gün boyunca akademik birikim ile sahadaki tecrübelerin aynı masada buluşturulduğunu belirterek, aile yapısındaki değişim, ebeveynliği destekleyen mekanizmalar ve kuşaklar arası dayanışmanın ele alındığını ifade etti.

“Doğurganlık hızı 1,48’e düştü”

Bakan Göktaş, Türkiye’de doğurganlık hızının 2024 yılında 1,48’e gerilediğini açıkladı. Bu seviyenin, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altında olduğunu vurgulayan Göktaş, bunun artık “yapısal bir mesele” haline geldiğini söyledi.

Türkiye’nin düşük doğurganlık düzeyine yaklaşık 60 yıl içinde gerilediğini belirten Göktaş, birçok Avrupa ülkesinin aynı süreci yaklaşık 200 yılda yaşadığını kaydetti. Türkiye’nin, Çin, Arjantin ve Kuveyt’in ardından doğurganlık hızının en fazla düştüğü dördüncü ülke olduğunu ifade etti.

İlk evlenme yaşının yükselmesi ile evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişimin, aileyi güçlendiren önleyici ve destekleyici politikaları daha kritik hale getirdiğini dile getirdi.

“Dijital mecralar aileyi doğrudan etkiliyor”

Göktaş, ailenin yalnızca bir değer değil; aynı zamanda sosyal refahı büyüten ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir sistem olduğunu söyledi.

Artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri ve hayatı kuşatan dijital mecraların aile yapısı üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Göktaş, şu değerlendirmede bulundu:

“Sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor.”

Bu nedenle riskleri erken gören ve aileyi kendi gücüyle ayakta tutan politika tasarımlarının zorunlu hale geldiğini ifade etti.

Aile Eylem Planı ve sosyal hizmet vurgusu

Bakan Göktaş, Aile Eylem Planı çerçevesinde hizmet kapasitesinin artırıldığını belirtti. Politikaların iki temel ilkeye dayandığını kaydeden Göktaş, bunları “yakınlık” ve “süreklilik” olarak açıkladı.

Yakınlığın, hizmetin ailenin kapısına kadar ulaşması anlamına geldiğini; sürekliliğin ise tek seferlik müdahale yerine aileyle hayatın akışı içinde yol yürümek olduğunu söyledi.

Çocuğun aile yanında desteklenmesi, ebeveynin güçlendirilmesi ve risklerin erken tespiti için sosyal hizmet merkezleri, mobil hizmet birimleri ve online danışmanlık mekanizmalarının devreye alındığını ifade etti.

Türkiye-Özbekistan iş birliği mesajı

Konferansın kapanışında, Türkiye ile Özbekistan arasında aile politikaları alanında kalıcı iş birliklerinin geliştirilmesi temennisi dile getirildi.

KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, iki gün süren tartışmaların ailenin çok boyutlu bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Konferans kapsamında akademik çalışmaların yanı sıra sahaya dönük çözüm önerilerinin de ele alındığı bildirildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri

Erdoğan’dan Net Mesaj: Tehdit Nerede, Müdahale Orada
SOSYAL MEDYADA KİMLİK ŞARTI GELİYOR
Avrupalı neden Türkiye'de?
"RAHMET KAPILARI AÇILDI"
Türkiye ile Suriye arasında sağlık işbirliği