Bakan Çağlayan Konya'da

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan: "Her ülkenin borcu var ama önemli olan ülke ekonomisinin o borcu ödeyip ödeyemediğidir"

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, bir ülkenin borçsuz olmaması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirterek, önemli olanın o ülkenin ekonomisinin o borcu ödeyip ödeyemeyeceği olduğunu söyledi.

Bir dizi toplantı ve ödül törenine katılmak üzere Konya'ya gelen Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, ilk olarak Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Konya Şubesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısına katıldı. MÜSİAD Konya Şubesi'nde düzenlenen toplantıya Konya Valisi Osman Aydın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat, AK Parti Konya Milletvekilleri ve MÜSİAD Şube Başkanları katıldı. Toplantıda konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, Hz. Mevlana'nın 800. Doğum Yıldönümü nedeniyle GİK toplantısını Konya'da yapmayı uygun gördüklerini belirterek, "Hükümet son 5 yılda olumlu ilkleri başardı. Bunun için teşekkür borçluyuz. İstikrarın sağlanması, enflasyonun tek haneli rakamlara düşmesi, özelleştirmelerin hızlanması ve yabancı ve doğrudan yatırımların artması gibi. 60. hükümetle birlikte yeni bir dönem başladı. Ancak özellikle KOBİ'ler bu yeni ekonomik şartlara ayak uydurmada büyük sıkıntı çekiyor. Düşük kur uygulaması özellikle ihracatçıları olumsuz etkiledi. Türkiye'de görülen büyümenin işsizliği yüzde 9'un altına çekemeyişinde etkili olamadığını görüyoruz. Büyümeden memnunuz ama cari açığı azaltacak yeni bir ekonomik yapıya ihtiyacımız var. Girdi malların üretimini artıracak yeni bir kalkınma mimarisine ihtiyacımız var. Önümüzdeki Mayıs ayında IMF ile sona erecek stand-by anlaşması ile birlikte Türkiye'nin yeni bir kalkınma mimarisine geçmesini bekliyoruz. Sanayimizin kümeleşme politikası eliyle yönlendirilmesi gerekiyor.

Sanayimizin derme çatma fabrikalardan kurtarılması gerekiyor. Halk Bankası'nın bir KOBİ bankası olarak kalması gerektiğine inanıyoruz. Cari açığın kapanması için Türkiye'de üretilen malları kullanalım mantığını yaymak için bir politika izlenmeli. Vatandaşımız eşinin çocuğunun işsiz kalmasını istemiyorsa yerli malı kullanmasını benimsetmemiz gerekiyor" dedi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan ise, sanayi stratejisi ve politikasının bugünün en önemli konusu olduğunu dile getirdi. Çağlayan, "Ben 27 yıl sanayicilik yapmış ve 12 yıl Ankara Sanayi Odası'na başkanlık yapmış biri olarak diyorum ki, 2002 yılından sonra başlayan kalkınma, Cumhuriyet tarihinde ender görülen tarihlerden birisidir. Doğru olanın doğru olduğunu söylemek fazilettir. 12 sene boyunca bütün hükümetleri destekledim. Çünkü hükümetler başarılı olduğu zaman bu başarı o ülkenin hanesine yazılır. Ama Türkiye'yi 2001 krizine sokanlar daha o krizin üzerinden 5 sene geçti geçmedi tekrar meclise girdi. Ancak Türkiye'nin 2001 kriziyle almış olduğu yara, Türkiye'nin sosyal yapısına ve ekonomisine büyük darbe vurdu. Hükümetler başarılı olmalı. Bugün sanayici olarak 2001 de benimle iddiaya girseydiniz 2001 den sonra 2002 senesinde 180 milyar olan Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) 2008 de 400 milyar doları geçecek, yüzde 60'larda olan enflasyon tek hanelere inecek. Faizler 13'lere gerileyecek, ihracat 105 milyar doları geçecek. Bu iddiaya girmezdim çünkü bunların olmayacağına inanıyordum. Ama Türkiye bir başarı hikayesi yazmıştır. Bu başarıda 58 ve 59. hükümetlerde görev alan herkesi ve iş aleminin katkısı vardır" diye konuştu.

Türkiye'ni yurt dışındaki itibarının da giderek arttığını ifade eden Bakan Çağlayan, "Bakan olduktan sonra 3 yurt dışı gezisine katıldım. İnanın yurt dışında itibarımız çok yüksek. Başımız dik. Siyasi istikrarını sağlamış ve bölgesinde ağabeylik görevi verilmiş bir ülkeyle karşı karşıyayız. Artık istikrarı yakaladık. Bugün şükürler olsun 520 milyar dolar GSMH öngören bir ekonomimiz var. 117 milyar dolar ihracat ve 290 milyar dolar dış ticaret öngörüyoruz. Türkiye borç bakımından AB ekonomik kriterlerinin altına inmiş durumda. Kamu borcunun GSMH oranı yüzde 60'ın altına indi. Elbette bir evde bir ülkede borçsuz olmaz. Önemli olan senin dükkanının cirosu ne? Bu borcu ödeyebilir misin ona bakarlar. GSMH büyümüştür yüzde 60'ından daha az borcumuz vardır. Bazı Avrupa ülkelerin de bu oran yüzde 100'leri geçmiş durumda. Önemli olan borcun vadesinin uzun ve faizinin düşük olmasıdır. Türkiye'nin büyümesinde devam etmesi lazım ancak hormonlu bir büyüme değil. Şu an ihracatının yüzde 92 sini sanayi malları kapsıyor. Dünyada satılan her bin otomobilin 14'ü Türkiye'de üretilmektedir" şeklinde konuştu.

Son olarak IMF konusuna da değinen Çağlayan, "Biz bugüne kadar hep yanlış yere kızdık. Biz neden IMF'ye kızıyoruz ki, asıl bizi IMF'ye mahkum edenlere kızmalıyız. IMF bir para merkezidir. İsterseniz kredi alırsınız, isterseniz almazsınız. Kimse sizi zorlamıyor. Onlarda verdiği parayı geri alabilmenin derdinde. Dediğim gibi bizler IMF'ye değil bizi IMF'ye mahkum edenlere kızmalıyız" dedi.

Konuşmaların ardından toplantıya katılması nedeniyle MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'a çini işlemeli bir tabak hediye etti.

İHA

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?