Bahçeli cumhuriyet savcılarını göreve çağırdı

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli geçtiğimiz hafta Diyarbakır'da yaşanan cenaze merasimiyle ilgili cumhuriyet savcılarına ceza-i tatbikat başlatılması yönünde çağrıda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:

-Balkanlardaki bağımsız hareketleri, Arap yarımadasındaki ayaklanmalar teşvik edilmiş, nifaklar devreye sokulmuş, Osmanlı Devleti'nin yıkılması için herşey yapılmıştır. İmparatorlarımızın son döneminde Araplar kışkırtılmıştır. Azınlıklar ayrılmaya zorlanmıştır.

-Dün Osmanlı'yı parçalamak isteyenlerin torunları bugün de aynı akıbeti Türkiye Cumhuriyeti'ne yaşatmak istemektedirler. Tarihte yıkım dönemler tekrarlanmak istenmektedir. Ortam uygun, işbirlikçi iktidar hazır, hainler heves içindedir. Türk milleti daha vahim bir sürecin içine itilmiştir.

-Geçmişte her çözüm denildiğinde bir insanımızı kaybettik. Bunlardan ders almayan, milli kimlikten anlamayan nankörler şimdilerde son hızla faaliyettedirler. Dün barışamayanlar bugün harekete geçmiştir. Dün işgalcilere kucak açanlar, dün Anadolu'ya kabus yaşatanlar, bugün çözüm iksileriyle

Başbakan Erdoğan, Damat Ferit'ten aldığı bayrağı bugün devam ettirmektedir. İstismarda, aldatmada sınır tanımamaktadır. Başbakan Erdoğan teslimiyetçi acizliği, her kepazeliğe davetiye çıkartan politikaları Türkiye'nin sonunu hazırlamıştır. Başbakan Erdoğan için Haçlılarla, kafirlerle aynı politikada hareket etmek mazur görülmemiştir.

-Milletin parçalanması çözüm olarak görülüyorsa biz buna karşıyız. Devletin altına dinamit koymak barış deniliyorsa bize bu barışa karşıyız. Biz hepsiyle başa çıkarız, alayıyla dişe diş mücadele ederiz.

-AKP, CHP, BDP, Barzani, İmralı canisi aynı safta toplansınlar, biz hepsine Bozkurt gibi direniriz. Bırakın bölünme uydusu olanlaırn, BOP tuzağına düşenlerin yedikleri içtikleri ayrı gitmesin, Bize Türk milletin sevgisi yeter.

-Biz ezbere hareket etmiyoruz. Sırf muhalefet olsun diye konuşmuyoruz. Şablon hükümlerle pozisyon almıyoruz. Geçmişini bilmeyenin geleceğini olmayanı bilerek uyarılarımızı dile getiriyoruz.

-AKP'nin İmralı canisiyle yürüttüğü görüşmenin, Türk milletini kafese almanın bir yöntemidir. PKK talepleri cevap bulmaktadır. Ana dilde savunma kanun talebi bunlardan biridir. İdamlık mahkum ile sözde barış adına görüşme yapılması bir sapkınlıktır. Bu şahıs Türk milletine yöneltilmiş silahın bir numaralı ismidir.

Başbakan Erdoğan ve hükümetiyle birlikte önüne gelen propagandayla neyin çözümünü sunuyor.

-Öldürme konusunda uzmanlaşmış caniler birden hidayete erip hedeflerinden mi vazgeçecekler?

-Merak ediyoruz; barış nedir, tarafları kimlerdir?

PKK Türk devletini muhatabı haline mi gelmiştir? İmralı canisi kim adına konuşmuştur. Çözüm adı altında ne planlanmaktadır? Ana dilde eğitimin sağlanması çözüm müdür? İmralı canisinin serbest bırakılması, yeni anayasa çalışması çözüm müdür? Bölücü teröre 29 yıl mücadele vermiş şehit ve gazilerimizin yakınlarının hakkı nasıl ödenecektir? Sayın cumhurbaşkanım ve TÜSİAD yöneticileri siz çözümden ne anlıyorsunuz? Buradan atıp tutacağınıza Hakkari'de, Bingöl'de ne zaman yatırım yapacaksınız?

-Şehit analarını terörist analarıyla aynı şekilde gösterme bedbahtlığı içindedir. 10 yıldır hiç bir dönemde olmadığı kadar ağlayan analar, çocuklar, gelinler nasıl görmezlikten gelinecek?

-Asıl anaları ağlatan iktidarın isim AKP, Başbakanıysa Recep Tayyip Erdoğan.

-Başbakan Erdoğan milet vicdanında mahkum olmuştur. Başbakan gelecekte vereceği hesapların şimdiden muhasebesini yapmalıdır.

-9 Ocak'ta Paris'te 3 PKK'lının infazı Türkiye'yi oyalanmıştır. Paris Cumhuriyet Başsavcısı PKK'lı olduklarını açıklamıştır. Daha önce düzenlediğimiz basın toplantısında söylediğimiz gibi bu suikastın bir iç hesaplaşma olduğu yönünde açıklamımız doğru olduğu ortaya konulmuştur.

-Geçtiğimiz hafta Diyarbakır, Tunceli, Kahramanmaraş hiç olmadığı kadar bölücülerin şov yeri olmuştur.

-Diyarbakır'da bölücü örgütünün at koşturduğu herşeyi kontrol altına aldığının gösteren manzara Türkiye açısından utanç vesikasıdır.

- Şu Gazete manşetleri herşeyi göstermektedir: Türkiye barışa hazır, Sessizce yürüdüler, Şükür Diyarbakır'da korulan olmadı, Herkesin gönlü barıştan yana, Diyarbakır, 'barış' dedi, Bir eşik aşıldı, provakasyona müsaade edilmedi.

-Sözde güvenlik önlemleri PKK militanlarınca alınmış, kimlik kontrolleri eşkiyalar tarafından yapılmıştır. Elbirliğiyle kaldırılan tabutlar Türk milletinin ölümünün provası niteliğinde olmuştur. Bu son gelişmeler müzakerelerin en sinsi şeklinde planlanlandığının resmidir. Bu konuda cezai tatbikat açılması zorunlu olmuştur. Cumhuriyet savcılarından ses ve çıkış bekliyorum.  Diyarbakır'da PKK'nın meşrulaştırma girişimlerine ders verecek kararlı yürekli hakimlerin ortaya çıkmasını bekliyorum.

Başbakan Erdoğan'ın çelişkili açıklamaları, kendisi ve Türkiye adına kaygı vericidir. Bu insan Türkiye'yi 10 yıldır yönetmektedir. İlke, liyakat ve ehliyet bakımından sorunlu bu kafa yapısı milletimiz adına talihsizliktir.

Gaziantep'de şunu söylemiştir: "Tutturmuşlar Kürt Sorunu diye birşey. Ben böyle birşey tanımıyorum." Başbakan, yine gerçekleri sabote etmiştir. Bu ülkede Kürtçülüğün yayılmasına, kim ya da kimlerin neden olduğunu milletimiz iyi bilmektedir. Yalan sözlerinin kalıcı ve geçerliliği olmayacaktır. Kürtçülüğe hayat veren sensin. 24 Aralık 2002 tarihinde Rusya ziyaretinde Kürt sorunu diye birşey yok diyen Başbakan Erdoğan'dır. Daha önce Kürt sorunu benim sorunum diyen de O'dur. Kürt Sorunu üzerine çalışma başlattığını duyurun yine Başbakan Erdoğan'dır.

-Gaziantep'de atama bekleyen öğretmenize gösterdiği pervasızca çıkışı yeni bir skandala sahne olmuştur. Demokratik olarak tepkisini dile getiren kardeşimize "o oy senin olsun, kendine sakla" demek söz söyleme hakkına tecavüzdür. Çiftçiye söylenen "ananı al da git" demekle aynıdır. Bu küçümseyici ifadeleri kurşun gibi kullanan Erdoğan'ın gitme vakti gelmiştir. Bu vefasız zihniyet hak ettiğini sandıktan almalıdır.

-Öğretmenimize yapılan hakaretin ardından bize Matematik dehası olarak nitelendirmiştir. Başbakan 10 yıldır 1'i 36'ya, tarihi 36'ya bölmeye çalışırken vatanımızın yüz karası olduğunu görmezlikten gelmiştir. Biz geçen hafta başbakan ve partisinin maskesini indirdik. Biz nasıl bugünlere gelindiğini vurguladık. Ancak başbakan bunu anlayamamış. İnanıyorumki Türk milleti, AKP'yi affetmeyecek. Önümüzdeki seçimde sandığa gömecektir. Bu zihniyet baraja takılacağı günleri eninde sonunda görecektir.

Politika Haberleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Newsweek'e Küresel Diplomasi Mesajları
Hazar Denizi'nde 12 asker şehit oldu: Ömer Çelik'ten başsağlığı mesajı
Yazıcıoğlu Soruşturmasında 2. Dalga: 16 İlde Operasyon
MASAK'A NASIL SIZDILAR?
NETANYAHU SALDIRARAK SUÇLARINI ÖRTEMEZ