Taksim meydanında 6 gün önce başlayan ve Türkiye'nin birçok kentine yayılan protesto gösterileri Hollanda basınında da geniş yer buluyor.
Özellikle cuma günkü eylemlerden sonra Hollanda basını gelişmeleri daha yakından izlemeye başladı.
Hollanda'da pazar günü ülke genelinde günlük gazete yayımlanmıyor. Bu nedenle gazetelerin internet siteleri yoğun ilgi görüyor.
"Medya suskun"
ANP (Hollanda Haber Ajansı) , Cuma gününden itibaren tüm gelişmeleri fotoğraflı ve geniş biçimde abonelerine yansıttı. ANP, Türkiye'deki haber kanallarının gösterilere yönelik duyarsızlığına da haberlerinde yer verdi. "Medya suskun" başlıklı haberde şöyle dendi:
"Türkiye'deki haber kanalları, hükûmetin baskısı nedeniyle gösterilere ilişkin nerdeyse hiçbir haber vermiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kent merkezindeki kameraları kapattı. Taksim ve çevresinde cep telefonları ve internet kullanımı sekteye uğruyor."
NOS (Hollanda Devlet Televizyonu) , İstanbul muhabiri Bram Vermeulen aracılığıyla Taksim'deki olayları geniş biçimde izleyicilerine aktardı. Taksim'deki gösterilerin yanı sıra İstanbul'da başlayan ve yayılan tencere ve ışık söndürme eylemlerinden renkli görüntüler sundu.
Binlerce kişinin Boğaz Köprüsünden yürüyüşü, Flaş TV spikerinin gaz maskeli yayını da NOS tarafından Hollandalılara aktarıldı.
NOS yorumunda, "Birçok Türk, polisin bu kadar çok şiddet kullanmasını ve bu kadar sert kin kusması karşısında şaşkın" ifadelerine yer verdi.
Haber bülteninde İstanbul'daki Vermeulen ile canlı bağlantılar yapıldı. Vermeulen dün akşamki ana haber bülteninde, spikerin "Türk baharı mı? sorusunu şöyle yanıtladı:
"Türk Baharı tanımı yanlış. Arap baharından farklı. Erdoğan'a oy veren ve sokağa çıkmayan yüzde 50'lik kesim var. Erdoğan'ın cuma günkü açıklamaları ve ardından polisin gazlı saldırısı olayların büyümesine neden oldu. Kameramanım Türk ve şu an çok tedirgin ve bir an önce buradan uzaklaşmak istiyor. Türk medyası gösterileri ya görmezden geliyor ya da kısıtlı haber veriyor. Bu nedenle göstericilerde kameramanlara karşı öfke var."
NRC (Hollanda'nın en saygın ve ciddi gazetesi), günlerdir olaylara geniş yer veren NRC gazetesi Pazar günü internet sitesinin manşetini İstanbul'a ayırdı. "Yangınlar, kavgalar ama Türkiye'de sakin gece" başlığıyla verilen haberde yıllar sonra Türkiye'de ilk kez hükümete karşı kitlesel gösteri yapıldığı vurgulandı.
Gösterilerin, Erdoğan hükümetinin "Taksim'i modernleştirme projesi ’ne yönelik tepki olarak başladığın belirten NRC, Taksim'in "laikliğin sembolü" olduğunu yazdı. NRC, "Göstericilerin birçoğu Taksim meydanında koca kubbeli bir caminin yükselmesinden korkuyor" yorumunu yaptı.
Erdoğan: Azınlığa boyun eğmeyiz
Türkiye'deki 90 ayrı gösteride ve 939 kişinin gözaltına alındığını belirten ülkenin en çok satan gazetesi Telegraaf, Başbakan Erdoğan'ın, "Taksim'i ortalığı karıştırmak için kullanıyorlar. 4 yılda bir seçim var ve halk beni seçti. Gösterileri hemen durdurun. Biz azınlığa boyun eğmeyeceğiz" dediğini yazdı.
Gazete ayrıca Bahçeşehir Üniversitesi'nden Prof. Cengiz Aktar'ın görüşlerine de yer verdi. Aktar, Telegraaf'taki demecinde şunları söyledi:
"Erdoğan'ın katı tepkisi sınırı aştı. İnsanlar negatif enerjiyle doldu. Bunun birçok nedeni var; insanlar Erdoğan'ın otoriter stilinden yoruldu. İstanbul'da devasa inşaat projeleri yükseliyor. Ama bununla ilgili ne bir araştırma yapılıyor, ne yararlı olup olmadığı araştırılıyor ne de halkın görüşü alınıyor."
Sağ eğilimli haftalık haber dergisi Elsevier, Türklerin AKP'li belediyeler ve hükümetin "inşaat hırsına" öfkeli olduğunu yazdı. Dergi, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarına da yer verdi.
Ücretsiz dağıtılan Metro gazetesi, birçok Türkün, "İslam konusundaki tutucu görüşü, otoriter tavrı ve Suriye politikası nedeniyle" Erdoğan'a sırt çevirdiğini belirtiyor.
Hollanda basını gösterilere ilişkin videoların altına "şiddet içerir" notları koyarak yayınlıyor. Görüntülerde panzer tarafından bir vatandaşın ezilmesi, polisin gösterici dövmesi, gaz sıkması yer alıyor.
Fransa’nın en ciddi gazetesi sayılan Le Monde “Erdoğan ve iktidar sarhoşluğu” başlığı altında birinci sayfadan imzasız bir yazı yayınladı.
Le Monde, Taksim Meydanı’nda başlayan ve hızla genişleyen olayların bir “Türk Baharı” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini irdeledi. Ancak bu soruya net bir yanıt vermekten kaçındı.
Yazıda, Gezi Parkı’nı koruma amaçlı küçük bir grup tarafından başlatılan eylemin “polisin aşırı sert tutumunun da katkısıyla geniş bir yelpazede Erdoğan’a karşı büyüyen memnuniyetsizlikleri billurlaştırdığını” kaydetti.
Gazete 10 yıllık iktidara karşı biriken tepkileri şöyle sıraladı:
''Laikliği savunanlar dinin kamusal alanda ön plana geçmesinden kaygılı. Son günlerde alkol kullanımını sınırlama amaçlı bir yasa meclisten geçti. Ermeni bir entelektüel olan Sevan Nişanyan peygamberi eleştiren sözleri nedeniyle 13 ay ceza aldı.
Sol ve aşırı sol, gösterilere karşı baskıcı tutumdan rahatsız. Terörle mücadele adı altında yaygın tutuklama dalgaları devam ediyor.
Aleviler ibadete ilişkin özelliklerinin resmen tanınmamasından rahatsız ve kendilerine karşı ayırım uygulandığını düşünüyor.''
"Dev projelere eleştiri"
Bu listenin sonsuza dek uzatılabileceğini belirten Le Monde, başbakanın, otoriteliğine, kaba bir üslup kullanmasına ve kentleşme projelerinin ‘megalomanyak’ oluşuna vurgu yaptı.
Gazete Erdoğan’ın 2014’te başkanlık sistemine geçip kendini devlet başkanı seçtirme hesaplarının geniş bir çevrede, ‘baskı ve kısıtlamaların artacağı korkusu’ uyandırdığının altını çizdi.
Le Figaro gazetesinin ekonomi ekinde Mathilde Golla imzalı yazıda Başbakan Erdoğan’ın İstanbul’la ilgili dev projeleri eleştirildi. Golla, Taksim Meydaninin yeniden düzenlenmesi, dünyanın en büyük havalimanı olarak tasarlanan üçüncü havalimanının inşası, Boğaz’a üçüncü köprü, Çamlıca Tepesine devasa cami yapılması gibi projeleri hakkında bilgi verdi. Bunların İstanbullular arasında büyük kaygılara neden olduğunu ekledi.
Figaro yazarı, tepkilerin bundan ibaret olmadığı ve ekonomideki iyileşmelere rağmen asıl endişe uyandıran hususun başbakanın otoriter tavırları olduğu sonucuna varıyor.
Observer gazetesi, tıklayın İstanbul'daki gösterilerin, güvenlik güçleri çekildikten sonra Taksim meydanına kök salmaya başladığını yazıyor.
İlgili Haberler
Gezi Parkı protestoları: Taksim’de büyük miting hazırlığı
Taksim Gezi Parkı protestoları
29 Mayıs 2013 İngiltere Basın Özeti
İlgili Konular
Türkiye
Göstericilerin şiddetli çatışmaların ardından zafer ilan ettiğini belirten gazete, protestoların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 yıllık iktidarında karşılaştığı en büyük meydan okuma olduğunu yazıyor.
Gazetenin değerlendirmesinde, Taksim meydanında başlayan protestoların, Türkiye'nin birçok ondan fazla kentine yayıldığını; Boston, Londra, Barselona ve Amsterdam'da da dayanışma gösterileri düzenlendiği de duyuruluyor.
Birleşen muhalefet
Guardian muhabiri Constanze Letsch, gösterilerin ve kutlamaların Türkiye toplumunun birçok kesimini birleştirdiğini, solcu grupların, sendikaların, milliyetçilerin, Kemalistlerin ve eşcinsel ve transseksüel toplulukların protestolarda bir araya geldiğini yazıyor.
Cuma günkü protesto gösterilerinin dünya çapında dikkatleri Türkiye'ye çevirdiği ancak Türkiye'nin başlıca televizyon kanallarının ise haberlere pek yer vermediği de haberde altı çizilen noktalardan.
Letsch, Barış ve Demokrasi Partisi BDP'den milletvekili Sırrı Süreyya Önder de Cumartesi günü göz yaşartıcı bomba ile yaralananlar arasında olduğunu, Önder'in protestolara sert tutumu nedeniyle hükümeti eleştirdiğini de aktarıyor.
Haberde, bir göstericinin, "Hükümet aktif bir şekilde Suriye muhalefetini destekleyip Suriye'de daha fazla demokratik haklar çağrısında bulunuyor. Ama bakın kendi düşüncelerine karşı çıkanlara nasıl davranıyorlar" dediğini de aktarıyor.
"Rejim karşıtı protestolar"
Independent on Sunday gazetesi ise Türkiye'deki gösterileri "rejim karşıtı protestolar" olarak değerlendiriyor.
Başbakan Erdoğan'ın gittikçe daha fazla otoriterleşmekle suçlandığını ancak, protestoların sarsıntısıyla televizyondan itidal çağrısı yaptığını da yazıyor.
Ancak gazete, başbakanın Taksim Meydanı'ndaki yapılandırmaya devam edeceğini söyleyip, olayın gerilim yaratmak için bir bahane olarak kullanıldığını belirttiğini de aktarıyor.
Gazete Erdoğan'ın 10 yıllık iktidarı içerisinde, ülkesini Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi haline getirdiğini ve ülkenin en popüler siyasetçisi olduğunu da yazıyor.
Independent on Sunday'e göre, muhalifleri Erdoğan’ın otoriterleşmesi ile birlikte, hükümetin Suriye siyaseti de kaygılandırıyor.
FT: Başbakan polisi geri çekti
Financial Times gazetesi ise Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın polisin göstericilere karşı aşırı güç uyguladığını söyleyip, gösteriler karşısında geri adım atarak güvenlik güçlerini Taksim'den çektiğini yazıyor.
Gazete, başbakanın, İstanbul ve Türkiye'nin başka kentlerine yayılan gösterilere katılan on binlerce kişinin ancak bir azınlığı temsil ettiğinde ısrar ettiğini de aktarıyor.
Financial Times'ın Türkiye muhabiri Daniel Dombey, polislerin geri çekilme kararının, Erdoğan'ın meydan okuyan konuşmasının ardından geldiğini de belirtiyor.
Haberde, Cuma günkü barışçıl gösterilerin süratle Türkiye hükümetine karşı genel bir protestoya dönüştüğü ve göstericilerin Erdoğan'ın otoriter eğilimlerini protesto ettikleri de belirtiliyor.
Ana muhalefet partisi CHP'nin kitleleri Taksim Meydanı'na yönlendirdiğinin de belirtildiği haberde, Cengiz Çandar'ın "Türkiye'nin geleceği için büyük bir gün. İstanbul halkı kalıcı bir zafer kazandı." şeklinde twit attığı da belirtiliyor.
Gazete, Erdoğan'ın göstericilere karşı "Eğer siz 200 bin kişi toplarsanız, ben bir milyon toplarım" dediğini de aktarıyor.
Financial Times, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Twitter'da, "Vallahi sizi bir kaşık suda boğarız ama dua edin ki biz demokrasiye inanıyoruz." dediğini de aktarmış.
"Başbakan demokrasiden vazgeçebilir endişesi"
Sunday Times gazetesinde yazan Gareth Jenkins ise, amatör bir video kaydında Gümüşsuyu Askeri Hastanesi'nde görevli askerlerin polise yardım etmeyi reddettiklerinin ve göstericilere gaz maskesi dağıttığını da aktarıyor.
Jenkins, çevreci göstericilerin Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı'nda bir Osmanlı dönemi kışlasının benzerini inşa etme planlarına karşı çıktıklarını da belirtiyor.
Sunday Times'ın değerlendirmesinde, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'nın da gösterilere yapılan müdahaleden kaygı duyduklarını ifade ettiği, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın ise vatandaşlarına, gösterilerin yapıldığı yerlere gitmemelerini tavsiye ettiği dediği de aktarılıyor.
Sunday Times yazısında, Erdoğan'a muhalif olanların, başbakanın demokrasiden vazgeçebileceğinden endişe ettikleri de ifade ediliyor.